Fosil Kolleksiyonculuğu Fosiller, çok uzun zaman önce yaşamış hayvan ve bitkilerin doğa tarafından korunmuş kalıntılarıdır.
Fosillerin oluşum süreci çok uzun zamanlara yayılmıştır. Hayvanların ve bitkilerin büyük çoğunluğu ölümlerinden sonra yok olurlar. Fakat bazen ,bunların sert parçaları (kemik, diş, kabuk, tohum, yaprak vs.) tortul kayalar üzerinde minaralleşir ve böylelikle fosil oluşur.
Fosilleri inceleyen bilim dalı paleontolojidir. Bu bilim dalının inceleme sahasının genişliği Dünyada yaşamın başladığı 3.5 milyar yıl öncesine kadar gitmektedir.
1667 yılında -dil kayası- denilen bir kaya çeşidinin, köpekbalığı dişine ne kadar benzediği farkedilmiş, böylece ilk fosil bulunmuş daha doğrusu fosil kavramı keşfedilmiştir.
1700'lerin ortalarında, fosillerin büyük çoğunluğunun nesli tükenen hayvanlara ait olduğu, bundan hareketle de; Dünyanın yıkıcı doğal afetlerle (türlerin yok olmasını sağlayacak kadar yıkıcı) karşı karşıya kaldığına kanaat getirilmiştir.
Fosilleri incelerken hatta koleksiyonlarını yaparken dahi, Dünyanın jeolojik tarihini bilmek gerekir.
Jeolojik tarih iki ana periyoda ayrılır: Pre-Cambrian ve Phanerozoic (Cambrian). İlk periyod dünyanın oluşumundan 4 milyon yıl ile 600 milyon yıl sonrasını içerir. Phanerozoic Devir ise 600 milyon yıl sonrasından itibaren yaşanan süreçleri içerir.
Phanerozoic Devrin başlamasıyla ilk çok hücreli , sert vücutlu canlı ortaya çıkmıştır. Bu olay Paleozoic Devri başlatır. Paleozoic Devir birçok canlı türünün ortaya çıkmasını ve yokolmasını kapsayano ldukça aktif bir devirdir. Bu devrin ardından Mezoic Devir gelir. Mezoic Devir dinozorların yok olmasını da kapsar ve günümüzden 65 milyon yıl öncesine kadar sürmüştür.
Fosil koleksiyonculuğu her yaştan insanın icra edebileceği bir hobidir. Çok küçük bir fosil koleksiyon parçası olabileceği gibi, onlarca metre yüksekliğindeki bir dinozor iskeleti de koleksiyon parçası olabilir.
Fosil koleksiyoncuları, yeni türlerin keşfi ve bilinen türler hakkında daha çok bilgi edinme konularında paleontolojiye katkı sağlarlar. Çoğu dinozor türü fosil koleksiyoncuları sayesinde bulunmuştur. Bu da demektir ki; bir fosil koleksiyoncusu sadece satın almaz, bir paleontolojist gibi kendi araştırmasını yapar, kazar, bulur, çıkarır. Yani koleksiyon parçasını kendi emeğiyle oluşturur.
Bir fosilin koleksiyona katılması (satın alma dışında) üç safhadan oluşur:
Hazırlık: Fosilin keşif safhasıdır. Fosil doğada genellikle tortul bir maddenin içine gömülü olarak bulunur. Bu maddeyi temizlemek gerekmektedir. Fosilin çıkarılması ve temizliği için birtakım standart paleontolog araç ve gereçleri kullanılır.
Tanımlama: Çeşitli kaynaklardan da yararlanarak fosilin hangi hayvan ya da bitkiye ait olduğunun saptanma safhasıdır.Bu safhada yazılı kaynaklar kullanılabileceği gibi müzelerden ya da daha deneyimli koleksiyonculardan yardım alınabilir.
Sergileme: Temizlenen ve tanımlanan fosil, koleksiyondaki yerini almaya ve sergilenmeye hazırdır.
Yapılan fosil koleksiyonu, fosillerin neye ya da hangi döneme ait olduğu göre özelleştirilebilir. Sadece belli bir hayvan ya da bitki grubuna veya belirli bir jeolojik evreye göre koleksiyon konusu belirlenebilir.
Genel olarak koleksiyon parçalarında şu şekilde bir ayrım yapılır:
-Ammonitler, Tribolitler
-Dinozorlar, Sürüngenler
-Balıklar, Crinoidler
-Böcekler, Amber
-Memeliler
-Bitkiler, Tohumlar
-Köpekbalığı dişleri
-Diğer (Süngerler, Yumuşakçalar vs.) Bir Gece Ansızın Gelebiliriz... Gaoucho Uzaydan Çıplak Gözle Görünebilen Tek Co - Admin
|