AL KUŞÇU NİYETİNİ
“Esen hayattır rüzgar yüklemlerinde
Tutunuşu özlem, dokusu karmaşık...”
Yalnız söylemlerinde gün batımları
Liladan erguvana dönen renklerle
Kaç maşuk peydahı sevdalar
Teranesi hayatın savuşmalarında
Bir nefes boyuna inmiş şehvetin
Kucağına düşen yar koklamları
Geceye sığınmış dudak tiryakisi yalanların
Nafile duasına çıkmış iç çekişleridir
Katre katre öykülü dokuntular ve
Salıntısındaki rakkas gönüllerin
Bezgin amanlı akisleri düşer
Serseri benliğin delikanlı şavklarına
Ayın karanlık yüzünde sevda
Tırmanış gayretindeyken ışıltılarıma
Bir öykü misalidir bakışın.
Niyetler öğütülürken puşt zulası gülüşlerde
Kırık pullar gibi beklemede sevdalar
Kana yazılan düşler misali
Toplanır tan yeri avuçlarında
Men olmuş dokuntu kahırlarında
Sarmaşık gülün ağlayışlarıdır ömrüm
Yanarken gölgelerinde serzenişler
Aşk küs gider gece kaçışlarında
Sen al kuşçu niyetini
Şafağına sakladığım sevda
Mabedi olsa da yakamoz düşlerin
İklimlerine çektiğim niyet
Hala sokulmamış mâni kıvrımlarına
Işın ERGÜNEY
Adım Adım Aşk
bir gizemdi bakışların
soru işaretleri yüklenmiş
kırılmış köprünün ayağı
yol kapanmış belki
iyot kokusu takıldı
soru işareti çengeline
düştü suya
bir rüzgar öpüşü
bir dalga teninde
kanatlandı sözcüklerim
deniz feneri ışığı ayaklandı
kıpırdadı süt limanlığı
dinginliğimin,ağırdan
elin eridi elimde
uyuştum soluk alışlarında
gözlerinde şiirsellik
mutlu gemiler yanaştı limana
anlamlı imgeler aktı
dudaklarının kıvrımından bana
kahve gözlerin kısıldı
bir köz düştü bahtiyarlığıma
pembelere büründü ağaçlar
köpük köpüktü
bir hırka,bir çatal çaldı beni
art arda vuruldum
çoğaldın tümcelerimde
sarmalandım an be an
hırsızlar çaldı uykularımı
ben yıldızları sayarken
en parlağı sendin
kayboldum sende
yok oldum
tükendim
şafakla
yavaş
ya
va
ş
.
Bahar
Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin,
Afrodizyakların en etkilisi, sevdanın suç ortağısın.
Yapma bunu bana!..
Bahar, yalvarırım çek git isine!..
Salma üstüme çiçeklerini, aklimi çelme!..
Her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde;
Sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor..
Ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek...
Kavaklar kıpır kıpır, islik ıslığa meltem...
Kırda dayanılmaz bir kekik kokusu, toprakta türlü çeşit börtüböcek...
Yapma bunu bana bahar, Böyle üstüme gelme!.
Zaten damarlarıma zor zaptediyorum kanımı...
Çoktan cemreler düşmüş beynime, yüreğime...
Kalbimin buzları erimiş.
Göğüs kafesimde ne idüğü belirsiz bir kıpırtıyla geziyorum nicedir..
Bir de sen çıldırtma beni...
Krizdeyim ben...
Tembelliğin sırası değil, uyamam sana...
Al git serçelerini sabahlarımdan, çağlalarına, kokularına hakim ol.
Meltemlerine söyle, deli gibi islik çalıp sokağa çağırmasınlar beni..
Bulutların üşüşmesin başıma...
Girme kanıma benim... yoldan çıkarma!..
Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin, afrodizyakların en etkilisi,
Sevdanın suç ortağısın.
Kıyma bana!..
Biliyorum çünkü, yine kandırıp yeşillendireceksin aşka;
Gövdemi azdırıp sonra birden çekip gideceksin.
Tam kanım kaynamışken sana, toplayıp allarını morlarını,
Beni bir kuraklığın ortasında terk edeceksin...
O iple çektiğim ışığın, dayanılmaz olacak o zaman...
Ne o delişmen sabahlar kalacak,
Ne günaha çağıran çapkın eteklerin uçuştuğu günbatımları...
Tembel kuşların şakımaktan bitap, ebruli çiçeklerin kokmaktan...
Buselerin nemi kuruyacak çöl rüzgarlarında...
Yeşerttiğin çiçekler yürekler solacak; damar damar çatlayacak ruhumuz..
Hayat, bir ezik otlar diyarına dönüşecek yeniden... yüreğim viraneye...
Her bahar sarhoşluğu gibi, geçecek bu sonuncusu da...
Ebedi bahar, bir başka bahara kalacak. İyisi mi, hiç azdırma ruhumu bahar...
İş açma başıma...
Git isine! Yoldan çıkarma beni!..
Sana bir çiçek çizdim;
asla solmasın diye...
Senden bakmasın; hiç kimse görmesin,
koklamasın diye...
Gözyaşlarımla sulayıp büyüttüm,
ölmesin,her zaman hatırlansın diye...
Sana bir çiçek gönderiyorum,
artık büyütemiyorum;
ölmesin diye,
ben unutuyorum,
sen,asla unutma
artık sen büyük diye...
|