| Orta Tunç Çağı'na ait bulgular (MÖ 1950-1750 ?) Son yıllarda Bademağacı Höyüğü'nün merkezine yakın kesimde bir mimarlık tabakasına bağlı olmaksızın, moloz içinde ve karışık durumda, çarkta yapılmış çanak çömlek, kurşundan bir damga mühür ve bronz süs iğneleri ele geçmiştir.
Bademağacı OTÇ çanak çömleği ile Beycesultan V ve IVc tabakalarının malzemesi arasında önemli benzerlikler vardır. Aynı birikimden gelen maden buluntuların benzerleri MÖ 2.binyılın önde gelen Anadolu merkezlerinde karşımıza çıkmaktadır. Bugüne kadar, Burdur ve Antalya Bölgeleri'nde MÖ. 2. binyıla ait somut arkeolojik bulgulara rastlanmamıştı. Sözkonusu buluntuların ait olduğu yerleşmenin, höyüğün henüz kazılmayan kesimlerinde, gelecek yıllarda ortaya çıkacağını sanıyoruz.
Erken Hristiyanlık Dönemi Kilisesi
Höyüğün en yüksek kesiminde, Erken Hristiyanlık Dönemine ait (yaklaşık MS 5-7. yüzyıl) bir kilise bulunmaktadır. Uzunluğu 15.5 m., genişliği 13 m. olan 'Üç Nefli Bazilika' planlı küçük kilisenin dış duvarları orta boy işlenmemiş taşlardan kireç harçla örülmüş, 'nef'ler ise çok iri mermer monolitlerle birbirinden ayrılmıştır
Kilise'nin duvarlarının sadece 60-70 cm.'lik alt kısmı korunmuştur. Yapı çok büyük oranda tahrip edildiği için, ne 'Nartex'e, ne de iç kısımdaki mimari ayrıntılara ait izlere rastlanılmamıştır. Bu nedenle yapının tarihlemesi henüz kesinlik kazanmamıştır. Höyük yüzeyinde Bizans Dönemi'ne ait keramik vs. gibi buluntu yoktur. Çok yakın çevrede de herhangi bir Bizans yerleşmesi bilinmemektedir.
Bademağacı'nda kazıların 8-10 yıl daha devam edeceğini sanıyoruz. Çalışmalar tamamlandığında, elde edilecek sonuçların Anadolu Arkeolojisi'ndeki bazı boşlukları doldurması yanında, insan türünün bu topraklardaki kültürel geçmişini daha iyi anlamamıza yardım edeceği düşünülmelidir.
Bazıları kendini bir şey sanar, ne komiktir biz onların ne olduklarını biliriz
|