Yaşlı Bir Adam ve Aşkı... Sevgi, Sadakat, Aşk budur..
Olay İngiltere'de geçiyor:
Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken,
bir bisikletlinin kendisine çarpması ile yere yuvarlanmış ve hafif
yaralanmış.
Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine
ulaştırmışlar.
Hemşireler, adamcağızın yarasına pansuman yapmışlar, ama 'biraz
beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup
olmadığını
inceleyeceklerini' söylemişler.
Yaşlı bey huzursuzlanmış,
'acelesi olduğunu ve röntgen çektirmek için beklemek istemediğini'
söylemiş.
Hemşireler merakla acelesinin sebebini sormuş.
Adamcağız da 'karım huzurevinde kalıyor her sabah onunla kahvaltı etmeye
giderim,
geç kalmak istemiyorum' demiş.
'Karınızın, siz gecikince merak edeceğini düşünüyorsunuz herhalde' demiş
hemşire.
Adam üzgün bir ifade ile 'ne yazık ki karım Alzheimer hastası ve benim kim
olduğumu bilmiyor' demiş.
Hemşireler hayretle
'madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak
için koşuşturuyorsunuz' demişler.
Adam buruk bir sesle
'ama ben onun kim olduğunu biliyorum' demiş. ölüm ya da ayrılık farkeder mi söyle ?  sensiz rüzgar olur da özgürlüğümle ne olur durma gözyaşlarında bugün de kal yarınlarıma... _______________***________________ Başka türlü birşey benim istediğim Ne ağaca benzer ne de buluta Burası gibi değil gideceğim memleket Nerde gördüklerim nerde o beklediğim Rengi başka tadı başka... ''' derdim hep... Artık demiyorum... Mükemmel'im...Vazgeçilmez'im... Gördüğüm her güzellikte sen hep varsın...
|