Drake Denklemi Güneş’in de bir üyesi bulunduğu, devasa bir yıldızlar sistemi olarak Samanyolu,
yeryüzü benzeri ya da farklı temellerde yaşam başlangıçları ve gelişimleri için yeni ve çok geniş bir deney alanı oluşturmakta. Bu ‘deneme’lerden ne kadarlık bir bölümün başarı ya da başarısızlıkla sonuçlanmış olduğu (daha doğrusu, olabileceği) konusunda, yeryüzü örneğimizden, Güneş Sistemi ve genelde yıldızların evrimi ve istatistiği hakkında bilgilerimizden yola çıkarak ‘eğitimli’ tahminlerde bulunmak olası. Bu tür bir hesaplama, ilk kez, 1960’larda radyo gökbilimci Frank Drake (Dreyk ok.) tarafından yapıldı. Bu nedenle, Samanyolu
içindeki ‘akıllı uygarlıkların’ sayısına ulaşma hedefindeki eşitlik, ‘Drake Denklemi’ olarak bilinir. Bu denklem, Samanyolu içindeki yıldız ve gezegenlerin sayısı, yıldızların ömür süreleri gibi oldukça iyi bilinen ve çok büyük, her anlamda ‘astronomik’ faktörlerle, kimyasal/biyolojik süreçlerin yaşamın oluşturabilmesi olasılığını kapsar. Bunun içinde, bunlar gibi fazlaca bilinmeyen baz› temel bilimsel faktörlerin yanında, hakkında daha da zor tahminlerde bulunabildiğimiz (canlılarda ‘akıl’ın ortaya çıkması, gelişmesi, bir medeniyet kurması, bilimsel metodu keşfetmesi, astronomiyi geliştirmesi, benzeri akıllılarla temas kurmak istemesi ve bu arada, ‘kendini yok etmemesi’ gibi olasılıkları içeren) bazı psikolojik/sosyolojik faktörleri de içerir.
Nm (medeniyetlerin sayısı) = N (yıldızların sayısı) x f (Güneş türü yıldızların oranı) x M (gezegenlerin sayısı) x g (yaşama uygun gezegenlerin oranı) x h (yaşam sürecini gerçekten başlatanların oranı) x i (akıllı medeniyetlerin ortaya çıkma olasılığı) x T (medeniyetin haberleşme istemli yaşam süresi) / S (Samanyolu ömrü) ya da sembolik olarak:
Nm = N x f x M x g x h x i x T / S
Bu hesabın farklı şekillerde, benzeri başka faktörlerle yapılması da olası.
(Örneğin, Carl Sagan, 1974’te böyle bir alternatif hesaplama vermişti). Fakat, faktörleri belirleme çalışmalarında ulaşılan sonuç (burada ayrıntıları üzerinde duramıyoruz) şu ifadeyle özetlenebilir:
Halen Samanyolu içinde yaşayan uygarlıkların sayısı, ortalama olarak, bir uygarlığın haberleşme yetenek ve arzusunda olduğu yaşam süresine eşittir.
Nm ~ T
Bu durumda, insanlık olarak kendimizi uzunca bir süre yok etmemenin yolunu bulabilirsek, bu sayı milyonları bulabilir. Bu durumda, bize en yakın uygarlığın uzaklığı 100 ışıkyılı (1 ışıkyılı=9.5 trilyon km) mertebesinde demektir. Eğer insanlık olarak yaşamımızı sürdürmeyi beceremezsek (ki bu, ulaştığımız sosyal ve çevresel sorunların boyutları düşünüldüğünde oldukça yüksek bir olasılık), bu sayı, en fazla, 100 civarında ya da daha az demektir.
Bu durumda, uygarlıklararası uzaklık, binlerce ışıkyılını bulacaktır; yani, haberleşme ve temas kurma olasılığımız sıfıra yakın demektir. Ancak, her iki durumda da, bildiğimiz fizik yasaları ve mesafeler gözönüne alındığında, doğrudan temas hemen hemen imkansız sayılıyor. Bunun yerine, yıldız uygarlıkları arasında haberleşme çabaları üzerinde yoğunlaşmak daha akılcı bir yöntem olarak ortaya çıkıyor.
Bu denklem tek bir galaksi için yapılmış ve en kötü ihtimalle bile 100 kadar "medeniyet"in olabileceği ortaya çıkmış. Buna x Galaksi sayısı da eklenirse bu olasılık daha da atar.
Zaten denklemi bi kenara atın, şu evrenin boyutlarını aklında canlandırabilen birinin, tek medeniyetin dünyada olduğunu düşünmesi olası değildir bence.
Kaynak : Bilim ve Teknik Dergisi, 422. Sayı, Dünya Dışı Yaşam Eki Bir Gece Ansızın Gelebiliriz... Gaoucho Uzaydan Çıplak Gözle Görünebilen Tek Co - Admin
|