| Baz İstasyonlarının İnsan Sağlığına Etkileri Baz istasyonlarının genellikle 4 metre boyunda dolap biçiminde olan antenleri adeta radyo vericisi gibi küçük. Şirketler her ne kadar bu antenlerin 100 W’lık ampulle bir olduğunu söylemekteyse de, ampulün frekansı 50, anteninse 1 milyar kadardır. (1 GHz). Anten UHF üzerinden, her yöne veya tek bir yöne yayın yapmakta. Tek yönlü yayında MD’lar dar bir huzme şeklinde gönderilmekte huzme daraldıkça güç artmakta, dar huzme, civar binalara girmekte veya onlardan yansımaktadır. Şirketler elektromanyetik ışın şiddetinin mesafenin karesiyle ters orantılı olarak azaldığını söylemekte ise de azalan elektromanyetik alan şiddetidir. Kanser yapıcı etki mesafe ile azalmaz. Cep telefonu ve dam antenleri özellikle çocuklar için tehlikeli.
Sağlık Bakanlığı Genelgesi’ne göre; elektromanyetik etkilerin insan sağlığına zararlı etkilerinin olduğu, çok sayıda kronik hastalık veya sağlık sorunu için bütün araştırmacıların üzerinde anlaştığı çok açık neden-sonuç ilişkileri gösterilmemekle birlikte, ortaya konan sağlık etkileri ve buna bağlı olarak getirilen maruziyet sınırlamaları dikkate alındığında, bu etkilerin bütün araştırmacılar tarafından kabul edilmesi ve kesinleşmesine kadar, kanıtlanmış sağlık risklerinin varlığı, maruziyet alanlarının çoğalması ve uzun vadedeki olası etkileri göz önünde bulundurulduğunda, toplum bireylerinin ve özellikle risk gruplarının önlenebilir tüm etkilerden korunması için iyonlaştırıcı olmayan radyasyon- elektromanyetik kirlilik ile ilgili tedbirlerin bir an önce alınması gerekliliği bulunmaktadır.
Araştırmacılara göre; çocuklarda aşırı manyetik alanların hücrelerin genetik yapılarına zarar verdiğini, insanlarda kanser riskinin ve doğum kusurlarının artmasına ve yetişkinlerde beyin ve kan kanserlerine, üreme özelliklerinin yitirilmesine, kalp sağlığı sorunlarına, stres düzeyinde artışa ve uyku bozukluklarına, kan basıncında artış, başağrısı, baş dönmesi gibi sorunlara neden olduğunu açıklamaktadırlar.
Anayasamızın 56. maddesine göre "Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir."
2872 Sayılı Çevre Kanunu 3/a bendinde "Çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi gerçek ve tüzel kişilerle, vatandaşların görevi olup, bunlar bu konuda alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdürler." denmektedir.
3194 Sayılı İmar Yasası, yapılara ilişkin her türlü yetki ve sorumluluğu mücavir alan sınırları içinde belediyelere, mücavir alan sınırları dışında ise valiliklere vermiştir. Dolayısıyla baz istasyonlarını kuran firmaların belediyelerden ruhsat alması gerekmektedir.
23028 sayılı 23 Haziran 1997 tarihli ÇED (Çevresel Etki Değerlendirilmesi) Yönetmeliği’ nin Ek II madde 12’ de "her türlü elektronik ve elektromekanik" tesisleri ifadesinin yer alması, Baz İstasyonları’nın da bu yönetmelik kapsamında değerlendirilmesini gerektirmektedir. ÇED Yönetmeliğinin bu maddesine göre, baz istasyonları için çevresel etki değerlendirilmesi sürecinin işletilmesi gerekmektedir.
|