| Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı İki dönemde incelenir
1940 yılına kadar olan Türk Edebiyatı
1940 sonrası Türk Edebiyatı
*ATATÜRK DÖNEMİ(1932-1939) * 1940 sonrası dönem
Memleketçiler 1.Birinci Yeniler 4.İkinci Yeniler
Beş Hececiler 2.Hisarcılar 5.Toplumsal Gerçekçiler
Yedi Meşaleciler 3.Maviciler 6.Bağımsızlar
1923-1940 yılları arasında önemli kültürel değişmeler meydana gelir.Çağdaş bir devlet olma çabasıyla bir dizi devrimler gerçekleştirilir.Halka, yurt sorunlarına eğilme; ulusumuzu yüceltip kalkındırma coşkusu, yeni bir alfabe, dildeki değişimler gibi heyecanlar edebiyata da yansır.Tüm bunların olmasında; dünyanın güçlü devletlerine karşı büyük bir mücadele verilmiş ve ATATÜRK önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.Cumhuriyetin kurulması ile ülkenin önemli kurumlarında köklü değişiklikler yapılmıştır, bu sebeple de ülke ve insanında da her yönden değişim ortamı hazırlanmıştır.yeni dönem ulusal ve çağdaş bir özellik göstermiştir.Cumhuriyet ile birlikte demokratik devlet biçimine dönüş, Ankara’nın başkent oluşu, bilimsel ve laik eğitim,kadın hakları ve özgürlüğü, Harf devrimi(1 Kasım 1928) , Türk Dil Kurumunun kuruluşu(1932)…gibi toplumun yapısını değiştiren oluşumlar, sanat ve edebiyatımızda da yenilikleri beraberinde getirmiştir.Yurt genelinde yapılan yenilikler Anadolu insanını, Türk köylüsünü sanata yöneltmiştir.Toplumun her kesiminde sanata yönelişbaşlamış ve sanatkarlar yetişmiştir.Halk Evlerinin açılmasıyla folklorik çalışmalar arttırılmış, folklör ürünleri dönem sanatçılarına kaynaklık etmiştir.Başlangıçta romantik duyguların hakim olduğu şiirimiz, zamanla realist çizgiye yaklaşmıştır.Kurtuluş savaşındaki başarımız, Atatürk ilke ve ınkılapları ile toplumsal yapımızda oluşturulan yenilikler üzerinde durulur, yani Anadolu REALİZMİ olarak adlandırılabilecek bir akım edebiyatımızı sarar.
1940 YILINA KADAR TÜRK EDEBİYATININ GENEL ÖZELLİKLERİ
· Bu dönemde Milli Mücadele’ye ait konular, cumhuriyetin getirdikler ve önemi ile Atatürk devrimleri önemli yer tutar.
· Halk edebiyatından ve folklörden etraflıca yararlanılır.
· Şiirde çoğunlukla hece ölçüsü ve dörtlüğe dayanan yeni biçimler kullanılır.
· Bu dönemde Anadoluculuk ve halkçılık düşünceleri hakimdir.özellikle şiirde ‘’memleket edebiyatı ‘’eğilimi görülür.
CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ GENEL ÖZELLİKLERİ
· Milli edebiyatçıların başlattığı sadeleşme hareketi Türk Dil Kurumu aracılığı ile bilimsel bir nitelik kazanır.Konuşma dili ile yazı dili arasındaki kopukluk giderilir.
· Yurt sorunları, ulusallaşma konuları temel konu olma özelliğini sürdürür.
· Şiirde hece ölçüsü kullanılmaya devam edilir.
ATATÜRK DÖNEMİ
1. MEMLEKETÇİLER:Mehmet Emin YURDAKUL, Ahmet Kutsi TECER, Kemalettin KAMU…gibi sairlerin oluşturduğu sanat hareketidir.Bu sanatçılar Anadolu’yu yeniden keşfetme çabasına yönelerek ülke sorunlarını ele almışlar, folklorumuzu tanıtmaya çalışmışlardır.
2. BEŞ HECECİLER
ORHAN SEYFİ ORHON, ENİS BEHİÇ KORYÜREK, HALİT FAHRİ OZANSOY,
FARUK NAFIZ ÇAMLIBEL, YUSUF ZİYA ORTAÇ bu akmın temsilcileridir.
Hecenin BEŞ ŞAİRİ adıyla da tanınan bu şairler MİLLİ EDEBİYAT’tan etkilenmişlerdir.şiire aruz ölçsüyle aşk ve doğa şiirleri yazarak başlayan(Cumhuriyetten önce şiire başlamışlardır)Milli Edebiyat döneminde ise bu edebiyatın ilkelerini benimseyen beş şairin oluşturduğu topluluktur.hece ölçüsünün herkalıbını deneyen, Anadolu’yu ve Anadolu insanını anlatan, milli duygulara önem veren;ancak sanatta gerçekçi olmayan şairlerdir.şiirde sade ve özentisiz, süsten uzak kalmayı tercih etmişlerdir.Şiirde memleket sevgisi, yurdun güzellikleri, kahramanlık ve yiğitlik gibi temaları işlemişlerdir.
3.YEDİ MEŞALECİLER:Beş Hececilerin gerçeklikten uzak sanat anlayışlarında yenilik yapmak gerektiğini savunmuşlardır.1928’den başlayarak birçok türde yapıtlar vermişlerdir;ancak yapıtları ile hiçbir yenilik getirememişlerdir.sanat aşkını her şeyden üstün tutan, her türlü taklitten kaçınan, olaylara gerçekçi yaklaşmak isteyen , yapıtlarda edebi sanatlara pek yer vermeyen , son dönem sanat akımlarının hemen hepsinden etkilenmişlerdir.bu topluluktakiler,ilkelerini SAMİMİLİK, İÇTENLİK, CANLILIK VE SÜREKLİ YENİLİK şeklinde açıklamışlardır.fakat beş hececilerin yolundan gitmişlerdir, her ne kadar onları eleştirerek başlamış olsalar bile…Bu topluluk şiirde içtenliği savunan yedi gençten oluştuğu için bu adı almışlardır.
SABRİ ESAT SİVAYUŞGİL, ZİYA OSMAN SABA, YAŞAR NABİ NAYIR, KENAN HULUSİ, CEVDET KUDRET, MUHAMMER LÜTFİ,VASVİ MAHİR KOCATÜRK
1940 SONRASI DÖNEM
BİRİNCİ YENİLER (GARİPÇİLER) (1940-1950):Bazı değişikliklere karşın milli edebiyatın etkisi 1940’lara kadar süre gelmştir.ancak 40’lı yıllarda elli yıldır denenmiş hece ölçüsünden, halk şiiri ve nazım birimlerinden bıkan , kuru, ve söylevci yurt güzellemelerinden, soyut vatan ve millet edebiyatından sıyrılmak isteyen yeni bir kuşak yetişmiştir, bu akım insan özgürlüğüne, yaşama hakkına, dünya güzelliklerine yönelmişlerdir.Şiirde her türlü kurala, belirli kalıplara karşı çıkmışlardır.Şiirde ölçü ve uyağa dörtlüğe karşı çıkıp kuralsızlığı kural edinmişlerdir.Mecazlı söyleyişleri kabul etmediler.Süslü, sanatlı dile karşı çıkıp sade bir dil kullandılar.konuşma dili ve günlük sıradan konuları işlediler.Günlük hayat, sıradan insanların problemleri, yaşama sevinci, hayattaki gariplikler şiirlerinin başlıca konularıdır.Şiirde o döneme kadar ele alınmayan konuları konu ettiler.
Garip akımı bir arayışın öncülüğünü yapmıştır.
ORHAN VELİ KANIK, MELİH CEVDET ANDAY, OKTAY RIFAT HOROZCU GARİPÇİLER akımının yaratıcılarıdır.
GARİP AKIMININ ÖZELLİKLERİ
· Şiir, düşünce, duyguların yansıtılmasına engel olan tüm biçim ve kuralları terk etmeli;ölçü, uyak ve nazım birimi terk edilmelidir.
· Edebi sanatlar kullanılmamalıdır.
· Şairanelikten kaçınılmalı, şiir günlük konuşma diliyle yazılmalıdır.
· Sıradan insan da şiirin konusu olabilmelidir.
· Gülmece ve ince yergi şiirin temel ögesi olmuş;sıradan kişi ve olaylar şiire girmiştir.
· Dilde sadeliğe önem vermişler, sürrealizm akımını izlemiş ve ondan etkilenmişlerdir.
2.HİSARCILAR
‘’SANATÇI BAĞIMSIZ OLMALIDIR.ULUSAL OLMAYAN BİR SANATIN SINIRLARI AŞACAĞI DÜŞÜNÜLEMEZ.SANATÇININ DİLİ YAŞAYAN DİLDİR.’’HİSARCILAR akımının düşüncelerini ortaya koyar.
3.MAVİCİLER:
ATİLLA İLHAN, ORHAN DURU, FERİD EDGÜ bir araya gelerek MAVİ DERGİSİNİN çevresinde toplanmasıyla ortaya çıkar.Bu sanatçılar , GARİP akımına ve ORHAN VELİ’ye karşı çıkmışlardır.Şairane bir sanat anlayışının temsilcisi olmuşlardır.
4.İKİNCİ YENİCİLER
1950 ‘den sonra gelişen bir şiir akımıdır.ORHAN VELİ ve arkadaşlarının şiir anlayışına tepki olarak ortaya çıkar.Değişik imgeler, çağrışımlar, soyutlamalarla yeni bir söyleyişin amaçlandığı akımın öncüleri;
CEMAL SÜREYYA, EDİP CANSEVER, TURGUT UYAR, İLHAN BERK, OKTAY RIFAT.
İKİNCİ YENİ , GARİP akımının tam tersi bir noktadan hareket eder.İnsann bilinçaltı dünyasına indiler.Garipçilere tepki olarak doğdular.Doğayı, insanı ve görünümü kendilerine özgü bir anlayışla anlattılar.böylece yeni bir söyleyiş yaratmak istediler.Görünümü, eşyayı, insanı gerçek üstücülerden(sürrealistlerden)daha da aşırıya kaçarak soyutlaştırmışlardır.
Özellikleri:Şiir felsefi yaklaşımlar,çözüm üretme yeri değildir.
· Söyleyiş anlamdan daha önemli olmalıdır.söyleyişteki rahatlığın yerine, şiir dilini zorlaştırmayı tercih ederler şiiri konuşma dilinden uzaklaştırıp, özgün olmalıdır.
· Şiirde öyküleyici anlatım yolu terk edilmelidir,çünkü şiir öyle değildir.kapalı ve soyut bir anlamı vardır şiirin.Söyleyiş anlamdan daha önemli olmalıdır.
· Anlaşılırlık yerine anlamca kapalılığı, somuta karşılık soyutlamayı getirirler.
|