
Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 2007 yılındaki 100. yıl kutlamaları dahilinde planlanan bir dizi zirve tırmanışının, Ocak 2006 tarihinde gerçekleşen Güney Amerika- Aconcagua dağı (6969 m.) ayağından sonra, bu kez sırada Ağrı Dağı tırmanışı vardı. Geçtiğimiz günlerde bu tırmanış gerçekleşerek bu kez bayrağımız Türkiye’nin en yüksek dağı Ağrı’nın zirvesinde dalgalandı.
Ağrı Dağı tırmanışını gerçekleştiren Mustafa Kalaycı ve Tunç Fındık zorlu tırmanışı şöyle anlatıyorlar. “Türkiye’nin en yüksek noktası olması nedeniyle sembolik öneme sahip olan, 5165 m. yükseklikteki Ağrı Dağı’na çıkacaktık. Ağrı Dağı Türkiye’deki en yüksek dağ olmasına rağmen, bizim tırmanacağımız klasik güney yüzü rotası sadece zor bir yürüyüşten ibaret ve teknik tırmanış içermiyordu. Ancak bu dağın her zamanki riskleri olan kötü, kendine sert iklimi ve yükseklikten kaynaklanan sorunları hiç eksik olmuyor. Ağrı büyük bir dağ ve her dağın içerdiği güzellik ve tehlikelere sahip..Çıkışı gerçekleştirmek için 30 Haziran günü Ankaradan doğunun incisi Van’a uçtuk ve birkaç saatlik olaysız bir minibüs yolculuğu ile, tırmanışın son hazırlıklarını yaptığımız, İran-Türkiye sınırında, 1500 metre yükseklikte yeralan, Türkiye’nin en doğu ucunda bulunan Doğubeyazıt şehrine vardık. Ertesi gün tırmanış izinlerimizi yetkililere onaylattıktan sonra, yaklaşık 23 kilometrelik bir minibüs yolculuğu ile, tırmanışın başlayacağı Eli Köyü harabelerine, 2100 metreye ulaştık. Otluk, taşlık araziden basit ama uzunca bir yürüyüşle, sırtımızda 25 kg. ağırlıktaki çantalarımızı taşıyarak, 3 saatte 3100 metredeki 1. kamp yerine ulaştık. Bu yeşil, güzel kamp yerinde çadırımızı kurarak geceyi burada geçirdik.
2 temmuz günü, faaliyetimiz boyunca bizi asla yalnız bırakmayan sis, bulutlar ve yağış içinde, taşlık bir patikayı izleyerek tırmandık ve 4200 metredeki 2. kamp yerine çadırımızı kurduk. Bu yükseklikte yağış artık kar ve dolu olarak düşmekteydi ve şimşekli, yıldırımlı bir hava da buna eşlik etmekteydi. 3 temmuz günü sabaha karşı 03.15 de, açık yıldızlı bir havada yola çıkarak, basit bir tırmanışla, son etaplarda sert bir kar tipisi ve –18 derece ısıda, yaklaşık 40 km. hızla esen rüzgar ile sıfır görüş şartlarında Ağrı Dağı’nın zirvesine ulaştık ve saat 06.37’de 5165 metrede Fenerbahçe ve Türk bayraklarını zirvenin buzlu sırtında dalgalandırdık. Maalesef zirvede sis ve tipi nedeniyle manzara yoktu; buranın zirve olduğunu belirleyen tek göstergeler, zirvedeki eski metal çubuklardı. Isının düşüklüğü ve dondurucu rüzgar nedeniyle zirvede uzun kalmak mümkün olmadı; hatta dönüşte yolumuzu ancak pusula açısını izleyerek bulabildik. Aynı gün içinde kampımızı topladık ve aksama kadar aşağı inerek Doğubeyazıta geri döndük. Böylece faaliyetimizi noktalayarak ertesi gün, 4 temmuzda Van’dan Ankaraya uçtuk.
Bundan sonraki tırmanış hedefimiz Tacikistan- Afganistan sınırındaki Pamir sıradağlarında, Himalaya’ların en kuzey kollarında yeralan ve eski adı Peak Communizma, şimdiki adı İsmail Somoni zirvesi olan, 7495 metrelik yüksekliğiyle eski Sovyetler Birliğinin en yüksek dağına olacak.