Teskere zamani yaklasmistir. Ayni tertip askerlerden bazilari oturup karar
alirlar. Bir daha saf asker Mehmet e ayak isleri yaptirmayacaklardir. Karari
Mehmet e açiklarlar. Bu habere çok sevinen Mehmet yine de dogrulatmak için
tek tek sorar:
- Sen Ali, ayakkabilarini bana boyattirmayacaksin degil mi?
- Evet.
- Sen Osman, benim sigaralarimdan otlamayacaksin degil mi?
- Otlamayacagim.
- Sen Hasan, çoraplarini bana yikattirmayacaksin degil mi?
- Yikattirmayacagim.Herkesten gerekli yaniti alinca Mehmet :
- Iyi, bundan sonra ben de karavanalarin içine İŞEMEYECEĞİM...
Ağırdır sevgilerim her yürek taşıyamaz!
Büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz!
DOSTLUK GÜNAH OLMAYACAK KADAR MASUM,
KÖLE OLMAYACAK KADAR ÖZGÜR,
UMULMAYACAK KADAR YAKIN,
UNUTULMAYACAK KADAR DERİN,
TEK BAŞINA YAŞANMAYACAK KADAR ZORDUR.
Kinler değil büyük mutluluklar öç aldığı zaman. Yücelikten kısır görkemli acılar çıkar ortaya. Bu beklenmedik sızılara katlanabilir misin ey insan… öfkeye katıldığın, katlanabildiğin kadar… ve görebilir misin tekrar tekrar tüm hayıflarını.