Forum | Geyik Forum


Giriş Yap

Forum İstatistikleri

Reklam

Destek Verenler

Forum | Geyik Forum » Genel » Garip Olaylar, Garip Şeyler » Tiahuakano Yaşı Bilinmeyen Şehir

Garip Olaylar, Garip Şeyler | Başınızdan geçen ya da bir yerden duyduğunuz ilginç veya ürkütücü olayları, okuduğunuz garip ve korkunç (?) haberleri burada paylaşabilirsiniz.

Taglar:


Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (permalink)  
Eski 11-08-2006, 12:50
gaoucho - ait Avatar
BayEfsane
gaoucho Varlığını Hissettiriyorgaoucho Varlığını Hissettiriyorgaoucho Varlığını Hissettiriyorgaoucho Varlığını Hissettiriyor
Kayıt : 19/07/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : Bay
İkamet : Eskişehir
Yaşı :
Mesleği : BayEfsane
Mesaj Sayısı : 4.345
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 119
Rütbe :
 
Question Tiahuakano Yaşı Bilinmeyen Şehir


LA PAZ'ın 90 km ötesinde,Titikaka gölünün 24 km yakınında 3825 metre yüksekliğindeki bir bozkırda sayısız yüzyıllardan beri yükselen esrarlar şehri Tiahuanako'ya çeşitli adlar verilmiştir. Aslında Tiahuanako yaşı bilinmeyen,geçmişi tarihöncesi çağların karanlıklarına karışan bir şehirdir.Adının anlamı bile kesinlikle çıkarılamamıştır: "kuru kum","ortadaki taş","ölen ışık" olarak çevrilebilmektedir.Bir yoruma göre şehrin adı İnka kralı Maita Kapak tarafından konulmuştur.Kral Şehirde kaldığı bir gün kendisine Kuzko'dan haber getiren bir askere "Tia, Guanako" (Dinlen Hızlı kosucu) denmiştir.Şehrin adıda geçmişi yaşı kadar karanlıktır.

Tianuanaco'nun Uçan Tanrısı

Tiahuanako'nun dev kalıntıları bugün bir bozkırın içinde yükselir ve unutulmuş bir uygarlığın bu taş bekçileri-duvarlar,binalar,heykeller,kapılar-ufak bir yerli köyünü içinde barındırır.Yaşı bilinmeyen şehrin kalıntıları genel olarak ğç kısma ayrılabilir:15 metre yüksekliğinde ve 32,400 m2 yüzölçümü olan kale (Akapana) 128 m boyunda ve 118,26 m genişliğindeki tapınak (Kalassaya) ve kapılar (Puma Punku-Tunka Punku-Umu Punku) Akapana evleri,depoları,dökümhanesi,atelyeleri kusursuz su yolları ile bir kaleden çok başlıbaşına bir şehirdir.

Tiahuanaco Takvimi:Eylül,Aralık,Kasım,Ekim,Ağustos,Temmuz,Haz iran,Ocak,Şubat,Mart,Nisan,Mayıs

Kalassaya ise hem tapınak hemde gözlemevi görevini görür.Binanın yapı tarzı, duvarları meydana getiren taş blokların yerleştirlmesi astronomik kurallara bağlıdır.Kalassaya'ya güneş tapınağı da denilir.Oysa burada güneş tanrısına tapıldığını gösteren hiç bir ize rastlanmamıştır. Kapılar kısmı belki de kalıntıların en karışık kısmıdır.Yarı oyulmuş heykelleriyle,yarı oyulmuş taş bloklarıyla aniden terkedilmiş bir şantiyeye benzer.Burada bulunan yüz tonluk , birbirine bakır penslerle tutturulmuş, tepelerine 60 tonluk küpler konmuş kum taşı blokları 2,5 m lik deliklerle süslü 10 tonluk bloklar, 5 m boyunda tek parçalık kaldırım taşları yada rıhtımlar-kapılar kısmının büyüklüğü hakkında fikir vermektedir.La Paz açık hava müzesinde yer alan 7 m boyunda kızıl taştan oyulmuş bütün yüzü çeşitli desen ve sahnelerle süsülü dev bir heykel de Kapılar kısmından müzeye getirilmiştir.

Yukarıda Sözü Geçen Dev Heykel Şuanda Meksiko Müzesinin Bahçesinde Durmaktadır.

Bu anıtlardan dolayı, Tiahuanako Dev şehir yada Devlerin Şehri adınıda almıştır.Oysa İnka topraklarında başka dev şehirlerde bulunduğundan ,bu yapıtlar ister İnka uygarlığı ister İnka öncesi çağlara ait olsun, Tiahuanako büyük bir özellik taşımaz.Şehrin özelliği kalıntıların boyutlatında değil bilinmeyen tarihinde ve bu tarihe garip ip uçları getiren bazı izlerdedir. Saksahuaman,Machu Pichu ve kıyıda yer alan kumlar altında kalmış Paşakamak da tarihleri tam bilinemeyen esrarengiz şehirlerdir.Her üçüde Tiahuanako uygarlığına bir yönden bağlıdır.

Uygarlık diyoruz,acaba bu uygarlık yanlız kalıntıların yüceliği sanat eserlerin değeriylemi ölçülüyor?Hayır.Bu uygarlık Tiahuanako'yu inşa edenlerin çevrelerindeki bölgeleri etkileyenlerin bilimsel bilgileriyle ölçülüyor. Kalassaya da ünlü bir kapı vardır:3 m boyunda 3.75 m eninde 10 tonluk tek bir kaya parçasından oyulmuştur.Buna Güneş kapısı denir ve Tiahuanako'nun en esrarengiz en çeşitli ve karşıt varsayımlara yol açan anıtıdır.Üst kısmında ortada uçan bir tanrı'nın çevresinde 48 figür çizilmiştir.Taçlı pumalar,kondorlar,kanatlı yaratıklar,Tanrının karşısında diz çöken yada ona sırt çeviren uzaklaşan insanlar ve bunların çevresinde aralarında bir takım garip işaretler ve şekiller.Ortadaki Tanrının kim olduğu kesinlikle bilinmiyor.Güneş tanrısı,yaratıcı tanrı Virakoka ya da adı sanı unutulmuş bir tanrı olabilir.Tanrının iki elindeki asaların anlamı ortadki Tanrı motifinin onbir değişik biçimde üst kısmının alt bölümünde tekrarlanmasının nedeni çözülememiştir. En geleneksel yoruma göre,Güneş kapısı mitoslara dayanan kozmogonik bir sistemin simgesidir.Büyük bir ihtimalle,Tiahuanako uygarlığının bilimsel oluşumunu gösteren bir takvimdir.belkide dünyanın en eski takvimidir. Bu takvim yorumu birçok tartışmalar yol açmakla birlikte kalıntılarda araştırmalar yapan bütün bilim adamlarını bir noktada birleştirmiştir.Kapının ortasındaki Tanrı motifini tekrarlayan onbir değişik biçim güneşin bir yıl içindeki hareketlerinin simgesi ise bu takvim yorumu geçerlidir.Ancak güneş kapısının takvimi güneşle yetinmeyip çok karmaşık bir sistemin içinde Venüs gezegeninin çevrimlerinide kapsıyor.Güneş kapısı Tiahuanako'nun esrarını bir kat daha arttıran bir anıttır.Motiflerin açıklanması bir yana kapı ve üzerindeki takvim,Kayıp bir dünyanın sırrını açıklayabilecek bir başka kapının anahtarı sayılabilir.Güneş Kapısı Tiahuanako'nun merkezi kabul edilirse bu yorum geçerli olur.

Güneş Kapısının Üzerindeki Sembol Yazılar

Güneş Kapısının Görünüşü.
Güneş Kapısı'nın bir takvim olduğu görüşünü ilk önce arkeoloji uzmanı Posnansky öne atmış,gün durumu (solstis) ve gün-tün eşitliğini temsil eden işaretleri çözmüştür.1928-1929 yıllarında takvimi inceleyen Alman arkeologu Kiss,uzun bir çalışmadan sonra 1937'de hafta ve ay işaretlerini tespit edip takvimin gün sayısını 290 olarak hesaplamıştır.Daha sonra 1949 yılında İngiliz Ashton takvimin genel sistemini açıklamıştır. Güneş kapısına oyulmuş taş takvim dört bölüme ayrılmıştır ve bu bölümlerin her biri astronomik mevsimleri göstermektedir.Bununla yetinmeyip bu dört bölümün her biri yılın 12 ayını göstermek üzere üçe bölünmüştür.Yılı 290 gün olarak sayan Tiahuanako'nun astronomları ayları da 24 günden saymışlar, buna karşılık hergün için ayın durumunu ayrıntılı olarak göstermesinide bilmişlerdi.Üstelik ay'ın iki hareketinide gerçek ve görünen belirmişlerdir.Prof Denis Seurat'ın işaret ettiği gibi bu durum çok ilginçtir.Çünkü günümüz astronomları öteden beri ay'ın görünen hareketinin gerçek hareketi olmadığını bilmelerine karşın bu gün bile çoğu takvimlerimizde ay'ın yanlız görünen hareketi gösterilmektedir.Bu durumda Tiahuanako yerlilerinin yüzyılımız insanlarından dahamı bilgili olduğu sorusu akla gelmektedir. Üstün bir takvimin kalıntısıda olsa tek bir kalıntı bu soruya karşılık olamaz.Ancak bu kalıntıyı yaşı bilinmeyen şehrin başkaca özelliklerine eklersek şaşırtıcı hayali sayılabilecek bir varsayım kurulabilir.Bu çeşit bir varsayıma değinmeden önce çeşitli görüşleri karşılaştırarak şehrin tarihini özetlemek yerinde olur. Tiahaunako konusunda arkeoloji ancak kazılardan edinen bilgilere dayanarak bu uygarlığı dönemlere ayırıyor: Göçebe kavimleri birleştiren birinci dönem; dıştan gelen üstün bir uygarlığın istilasına tanık olan ikinci dönem: beyaz tenli sakkalı bir bir ırkın göçünü tanıyan üçüncü dönem: dev ölçülerde yapıların yükseldiği dördüncü dönem ve en son olarak İnkaların egemenliği altında geçen beşinci dönem.Yaklaşık olarak M.S 500 ile 1200 yılları arasında sıralınan beş dönemde, açıklanamayan bir takım unsurlar-dıştan gelen üstün uygarlık, beyaz tenli ve sakallı bir ırkın göçü gibi yer almaktadır.

Görüldüğü gibi geleneksel bilim bir tarihi oluşturabilecek verilerden yoksundur.Bu durumda başka kaynaklara , İspanyol kaynaklarına yerli efsanelere inançlara baş vurmak zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. İspanyol kaynakları şehrin tarihini ikiye ayırıyor, M.Ö.sine ait birinci Tiahuanako ve M.s 500 ile 1000 yılları arasınada kurulan,İnkaların gelişinden önce sönen İmparatorluk Çağı yada İkinci Tiahuanako, İspanyol kaynakları tartışabilir ve çoğunlukla yerli kaynakların etkisindedir. Yerli kaynakların verdiği bilgiler şöyledir.

Titikaka gölünün yakınlarında yaşayan Aimara yerlilerininin inaçlarına göre "Tiahuanako, gökyüzünden yıldızlar olmadan olmadan önce yaratılmıştı." 1532 yılında İnka İmp. fatihi Francisko Pizarro son imparator Athualpa'ya şehrin tarihini sorduğunda şöyle bir cevapla karşılaşmıştı: "Hiç kimse bu şehrin kalıntılarından başka bir şey görmedi, kuruluşu geçmiş çağların karanlığına ait'tir" Başka bir deyimle İnka'lar Titikaka bölgesini ellerine geçirdiklerinde Tiahuanako efsanelere karışan geçmişi bilinmeyen unutulan kocaman bir kalıntı yığınından başka bir şey değildi. Bir efsaneye göre şehir; Yaratıcı Tanrı Viarkoka tarafından bir gecede yaratılmıştır;oysa bir süre sonra bu tanrı git gide kötü ahlaklı olan şehirlilere kızıp onları taşa çevirmiştir.Beyaz tenli beyaz elbiseli uzun sakkalı bir tanrıdır bu Virakoka. Yanından hiç ayırmadığı İnti Kuşu ile birlikte gezer , İnsanları eğitir, ikramlarda bulunur (İnkalara mısır buğdayını getirmiştir) Kızdığı zamanlarda da insanlardan önce yarattığı devleri yok eder,tayfunlar yaratır.Zaman gelir Pachayachachi (Dünyanın Yaratıcısı) Pachacamac (Dünyanın Öncüsü) Ticsi (Ebedi) Virakoka suların üzerinde yürüyüp ufukta kaybolur ve kaybolmadan önce insanlara onları koruyacak beyaz tenli ve sakallı yaratıklar göndereceğini söyler.Bu yüzden ilk İspanyollarla karşılaşan yerliler onları Virakoka adını vermişlerdir. Tiahuakano ile ilgilenen tek tanrı Virakoka olmamıştır; efsaneler bu konuda yıldızlardan altın yaldızlı bir uçan gemi ile inen dört parmaklı Tanrıça Orjana'dan da söz ederler.Orjana yeryüzünde 70 çocuk doğurur,yeni bir ırk yaratır ve yıldızlara döner. Hayalle gerçek yer yer karışmaktadır.Tiahuakano'nun beş mimari dönemini tespit eden Posnansky üçüncü dönemdeki beyaz tenli sakallı göçebelerden söz ediyor;Ballamy ise şehirle ilgili bir görüşünde bir tayfundan hareket ediyor; kalıntılardaki kabartmalarda ise dört parmaklı yaratıklara rastlanıyor.Virakoka ya da Orjana yeni bir ırkın yaratıcıları gibi gösteriliyor.Tiahuanako'yu inşa eden uygarlığını kuran ırk heykellerden kabatmalardan da belli olduğu gibi yeni dünya için yeni ve değişik bir ırktır.Kalın dudaklı ezik burunlu Moğol yüz çizgilerine sahip kişilerden olçuşmuştur.

Bir yerden sonra yanlız hayal ve gerçek değil zaman ve yer kavramları bile karışmaktadır.Moğol yüz çizgileri, Buda yı andıran duruşlar bir yana heykellerin biçimi eski mısır veetrüsk eserleriyle şaşırtıcı şekilde benzerlik göstermektedir.Bu durumda acaba And dağları bir çeşit dünyanın beşiğimi olmuştur?And dağlarında tarihöncesi uygarlıklar kuran ırklar Orta Asya2danmı gelmişlerdir.Bunlar kayıp bir ülkenin kazazedelerimidir? gibi sorular ortaya atılmaktadır. Tiahuakano öylesine esrar dolu bi şehirki onunla ilgilenenlerde sürekli kuşkular doğuruyor.Yanlız Tiahuakano değil Peru2nun diğer şehirleri, şehir kalıntılarıda aynı kuşkuyu dğuruyor; 6 metre boyunda ve 3 metre genişliğinde granit blokları ile Sakshuaman (İspanyol yazarı Garcilaso de la Vega Sakshuaman'la Tiahuanako'nun yeraltından bir geçitle bağlı olduklarını yazar) İnkaların bile tanımadıkları Ollantaytambo; yine geçmişi bilinmeyen Pasakamak. Yaşı geçmişi tarihi bilinmeyen dev şehirlerin ortaya koydukları sorunlar saymakla bitmez.Önemli olan sorunları saymak değil bunları bir yere en azından bir görüşe bağlamaktır. Tarihin arkeolojinin bugüne kadar kesinlikle çözümleyemediği Tiahuanako sorununa jeoloji fosilbilim şasırtıcı ve tartışılabilir bir açıklama getirmektedir. Tiahuanako'nun tarihinden söz edildiğinde arkeolojinin bu konuda tarihöncesi çağlara kadar uzandığını belirtmiştik.Jeoloji ve fosilbilim ise çok daha ileri görüşlü davranarak şehre 150- 250.000 yıllık bir geçmiş tanımaktadır.Bu tarihler inanılmaz imkansız gibi görülsede inandırıcı ve akla uygun verilere dayanmaktadır.Yinede geleneksel bilim buna karşı çıkmakta ve Güney Amerikada Üçüncü Zamanın sonlarına doğru insanların yaşadığını ileri süren arjantinli Ameghino'nun görüşlerini hayal saymaktadır. Ameghino'nun yanı sıra yaklaşık olarak 4000 m yüksekliğinde bulunan Tiahuanako'da inceleme yapan arkeolog ve jeolog H.S Bellamy, Umayo,Titikaka ve Koipusa göllerini kapsayan 700 kilometrelik bir alanda denizle ilgili tortunun bulunmasını çok şasırtıcı bir olaysada, tortuların izlediği çizginin şekli daha şasırtıcıdır.Aslında denizle ilgili bu tortular bir çizgiden çok bir eğriyi izliyorlar.Üçüncü zamanda Tiahaunako'ya kadar yükselen bir deniz gerçekten yatay değildir; ancak bu öngörülen deniz bildiklerimizden de daha eğri gibi görünüyor. Tiahuanako'ya 4000 m kadar yükselen bir deniz! Yerbilimsel çağları gözden geçirecek olursak özellikle amerika kıtasının geçirdiği değişimler üzerinde dursak böyle bir olayı aslında şasırtıcı olmadığını göreceğiz.Şu avrki böyle bir görüş - yada bir gerçek kabul edilirse Tiahuanako'ya çok daha eski bol sıfırlı bir tarih çizmemiz gerekiyor.Daha doğrusu Üçüncü zaman'ın sonunu merkez olarak seçmek en doğru yol olacaktır. Bir takım arkeologlar denizle ilgili tortuların varoluşunu açıklamak için başka nedenler ileri sürmektedir.Bir damın çökmesinden - kalıntıları bulunamayan bir damdır bu??? yada benzer bir nedenden ilei gelen Titikaka gölünün taşmasından ileri geldiğini ileri sürdüler.Tiahuanako'nun en parlak döneminde bir deniz şehri oluşu bugüne kadar ileri sürülen kuralları fazlasıyla sarstığı için, birçok kimseyi kuşkulandırıyor; ancak Bellamy'nin tortularından başka verilerde var: şöyleki bir dağ gölü olan Titikaka tuzludur; şehirde "rıhtım" kalıntıları bulunmuştur. Liman olsun veya olmasın tartışma kaldırmayan bazı noktalar vardır.Tiahuanako uygarlığı o bölgede bugün var olan bir iklim içinde yaşayıp gelişmemiştir.Hiç bir uygarlığın kurak sert bir bozkırda tutulduğu görülmemiştir.Bu değişik iklimi olması şartmı? Değil fakat değişik oluşu kesindir ve değişik iklimi kabul ettiğimiz taktirde yüzbinlerce yıl geriye dönmek zorunluluğu ile karşı karşıya kalmış durumda kalıyoruz.Üstelik bu geriye dönüş bizi yeniden ve kaçınılmaz bir şekilde üçüncü zamanın sonlarına doğru getiriyor.kazılarda insan kemiklerinin yanında toxodon fosilleri bulunmuştur ve üçüncü zamanın sonlarına doğru yaşadığı bilinen bu hayvanın biçimi kabartmaların bazılarında da görülüyor.Kaldıki Kiss'e göre Güneş Kapısı'ndaki takvim de 290 günlük yılı ile üçüncü zamanın astronomik verilerine uygun düşmektedir. Tiahaunako incelenirken araştırılırken esrarlar çoğalıyor ve varılan sonuçlar yürütülen görüşler bizi sürekli olarak çok gerilere ***ürüyor.Bütün bu esrarların içinde gerçek olan bir durum var ; Tiahaunako değişik bir çağın değişik bir ırkın bir kültürün ürünüdür.İlerde değineceğimiz Nazka gibi Paskalya adası gibi.Bu çağ tarih öncesi bir çağ ve tarih bilgimizin sınırlarını aşarak bizi yepyeni ve şaşırtıcı bir tarihsel görüşe bağlıyor.Bu bölgesel örnek karşısında şaşkınlığa kapılmamak gerekiyor, çünkü ilerde daha da şaşırtıcı olaylarla karşılaşacak ve bunlara alışınca geleneksel görüşleri, bilgileri, oluşumu değiştirmek zorunluluğu belirtecektir.





Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!

Bir Gece Ansızın Gelebiliriz...


Gaoucho Uzaydan Çıplak Gözle Görünebilen Tek Co - Admin



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Seçenekleri
Modları Göster




Nav Item BG