satranç ın nası çıktıgına dair bi suru efsane var aslında..benim ilgimi çeken bi efsane var tavla ve satrançla ilgili..
Hint imparatorunun kainatın en buyuklerinden oldugu bi donem ..o donem de pers imparatoruda baba bi hukumdar..bunlar birbirlerine saldıramıolar..öyle karşılıklı ultimatomlarla hayatlarını idame ettiriyolar falan....
bi gun hint imparatoru pers imparatoruna bi mektupla birlikte satranc ı gonderiyo,oyunla ilgili hiç bişi yazmıyo..sadece ;
"bu mektup bolgelerin, dunyanın en buyuk hukumdarındani hint imparatorundan....
kim daha çok düşünüyor,
kim daha iyi biliyor,
kim daha ileriyi görüyosa O kazanır.
İşte hayat budur... """
bu mesajı ve oyunu alan pers imparatoru o donemin en alim veziri olan lkendi vezirien başvuruyo..al diyo bu oyunu çöz ve karşı tarafa en az onlarınki kadar alt edecek bi oyun yap...vezir ugraşıyo,satrancı çözuyo ve 10 gun içewrisinde de bizim "tavla" yı yapıo

ve imparatora dunuyo...pers imparatoru da oyunla sunmak uzere bi not hazırlıyo, ve oyun hint impartoruna gonderio...
hint imparatoru tavlayı eline alıyo ve mektubu açıyo...;
Evet kim daha çok düşünüyor,
kim daha iyi biliyor,
kim daha ileriyi görüyor ise
o kazanır.
AMA OLAY BİRAZ DA ŞANSTIR !
İşte hayat budur...
ve derlerki; senenin bir'liği olarak tavla bir tanedir.
Tavlanın içindeki karşılıklı 6'şar hane 12 ayı temsil eder.
15 açık ve 15 koyu renkli pul,
Ayın 15 gece ve 15 gündüzünü simgeler.
Karşılıklı 12'şer hane günün 24 saatidir.