Forum | GYKFRM.CoM


Giriş Yap

Forum İstatistikleri

Reklam

Destek Verenler

Forum | GYKFRM.CoM » Hayata Dair » Sohbet » İtiraf » en traji komik anlarınız!?

İtiraf | Bir an önce anlatmalıyım dediğiniz eğlenceli veya ders alınması gereken olayları anlatın ya da daha fazla saklayamayacağınız duygularınızı itiraf edin, rahatlayın!

Taglar:


Üyelerimize Merhaba Deyin...
Loading... Please Wait...


Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #51 (permalink)  
Eski 03-08-2006, 02:58
Erlik - ait Avatar
CaNSıN
Erlik GeyikFoRuM BireyiErlik GeyikFoRuM Bireyi
Kayıt : 03/06/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : -
İkamet : İSTANBUL
Yaşı : 27
Mesleği : Antrenör
Mesaj Sayısı : 2.529
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 81
Rütbe :
 

donmak mı ii yanmak mı?

bizde tavuk kızartacaktık sen kedi gir fırına annemde gel kapağı kapat ısınsın fırın diye...
iğrenç bir görüntüydü bea





Seni Sevmek; Seni Sensiz Yaşamaktır. Seni Sevmek Hayata İnat Yaşamaktır. Ve Seni Sevmek Bebeğim; Yokluğunun Ayazına Aldırmadan,Geceleri Baktığını Umduğum Yıldıza Bakarak Güneşi Yeni bir Güne UYandırmak İçin Nöbet Tutmaktır...

Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Önemli Olan Dövüşmeyi Bilmek Değil. Ne Zaman Dövüşeceğini Bilmektir
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!



Konu Erlik tarafından (12-05-2007 Saat 16:43 ) de değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #52 (permalink)  
Eski 14-08-2006, 18:40
arcus50 Tecrübesiz
Kayıt : 14/08/2006
Forum : İyi
Ortam : İyi
Yaradılış : Bay
İkamet : NEVŞEHİR
Yaşı : 21
Mesleği : öğrenci
Mesaj Sayısı : 3
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 0
Rütbe :
 

ya anılar cok hos walla bı tanede ben anlatacam ama sızer gibi 3 e 5 e falan gitmıyorum koca universite ogrencisiyim bu sene yurtta vakit gecmıyor diye arkadaslarla bi hamster aldık adınıda şakir koyduk neyse canım cıcım ayları gectıkten sonra bu şakir kirlendi bizde yıkadık ve dedımkı hayvan hastalanmasın kurutalım fon makınesıyle son ayarda kurutuyoz şakiri hemde muhabbet ediyoz neyse hemster bi kaç titremenin ardından yere dustu ve adeta nalları dıktı meger fön makınesı hayvanı kızartmıs adeta ve öldü neyse allah rahmet eylesin



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #53 (permalink)  
Eski 21-08-2006, 05:05
Erlik - ait Avatar
CaNSıN
Erlik GeyikFoRuM BireyiErlik GeyikFoRuM Bireyi
Kayıt : 03/06/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : -
İkamet : İSTANBUL
Yaşı : 27
Mesleği : Antrenör
Mesaj Sayısı : 2.529
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 81
Rütbe :
 

Alıntı:
arcus50´isimli üyeden Alıntı
ya anılar cok hos walla bı tanede ben anlatacam ama sızer gibi 3 e 5 e falan gitmıyorum koca universite ogrencisiyim bu sene yurtta vakit gecmıyor diye arkadaslarla bi hamster aldık adınıda şakir koyduk neyse canım cıcım ayları gectıkten sonra bu şakir kirlendi bizde yıkadık ve dedımkı hayvan hastalanmasın kurutalım fon makınesıyle son ayarda kurutuyoz şakiri hemde muhabbet ediyoz neyse hemster bi kaç titremenin ardından yere dustu ve adeta nalları dıktı meger fön makınesı hayvanı kızartmıs adeta ve öldü neyse allah rahmet eylesin
Eeee o hayvanın dayanma gücü nedir ki sonuçta sıcağa damarlarındaki kan kurumuştur garibimin...

Neyse hamster dedinde aklıma geldi...
Bilenler bilir.
3 tane hamsterım vardı ve bunlar bir anda 15 tane oluvermişti. Bende ne yapacağımı düşünüyoprdum...
Aynı günün akşamı babam eve geldi yaklaşık 00:00 civarında. Balkondaki hamstarlara bakmaya gitmiş ve hamsterlar yavrularını korumak için olsa gerek yuvadaki talaşın içine girmişler tabi yavrularda onların altında... Doğum olayından haberi olmayan babam 'heralde bizim kız hamsterları verecek birini bulmuş' diyerek. 'Buda burada durmasın bari koku yapar' güdüsüyle hooop yuvayı kucakladığı gibi. evimizin önünden geçen kanala boşaltmış.
Sonra salona gelerek kızım neden yuvayı boşaltmadın dedi. ne yuvası falan derken bir çığlık ama çok geç...
karanlık ve kanaldaki su...

gerisini hayal gücünüze bırakıyorum artık





Seni Sevmek; Seni Sensiz Yaşamaktır. Seni Sevmek Hayata İnat Yaşamaktır. Ve Seni Sevmek Bebeğim; Yokluğunun Ayazına Aldırmadan,Geceleri Baktığını Umduğum Yıldıza Bakarak Güneşi Yeni bir Güne UYandırmak İçin Nöbet Tutmaktır...

Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Önemli Olan Dövüşmeyi Bilmek Değil. Ne Zaman Dövüşeceğini Bilmektir
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #54 (permalink)  
Eski 17-10-2006, 22:58
Erlik - ait Avatar
CaNSıN
Erlik GeyikFoRuM BireyiErlik GeyikFoRuM Bireyi
Kayıt : 03/06/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : -
İkamet : İSTANBUL
Yaşı : 27
Mesleği : Antrenör
Mesaj Sayısı : 2.529
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 81
Rütbe :
 

bunu geldim geleli yazacağım ama fırsatım olmadı...
üniversiteyim çıktı bekliyorum bu arada bir dolu olay tabi can sıkıcı...
neyse okulun genel sekreterinin odasındayım. konuşuyoruz sekreter bey ile... kafayı bir çevirdim cam dolabın içinde hocaların dosyaları, hemde kilit açık ... Hepsinin üzerlerinde isimleri yazıyor... bende hocalardan birinin telefon numarasına ulaşmak istiyorum... 'Tüh' dedim kendi kendime... ' ahmet abi olmasaydı, ne güzel elimin altında dosyalar, alırdım numarasını...'
Derken seslendiler ahmet abiye " sen" dedi " burada kal cansın ben gidip geliyorum hemen..." :şok: ' keşke başka birşey dileseydim' diye geçti aklımdan, ama geç kalmıştım...
Neyse, ahmet abi odadan çıktı ben aynen dolaba daldım. Dosyayı buldum bulmasına da ' numarası nerede bu adamın' telaşındayım şimdi... Tam buldum numarayı kaydediyorum cep telefonuma, odaya paldır küldür numarasını bulmaya çalıştığım hoca girmez mi " Ahmet bey... " nidalarıyla odaya dalan zati muhterem beni görünce dondu kaldı tabi ( aramızda problem var ya) ama elimde, üzerinde kendi adı yazan dosyayı görünce iice dumur oldu... Benimde ondan kalır yanım yok tabi bu sırada... ' aman' dedim ' kızım kendine gel, çaktırma, başla kıvırmaya...'

bir kaç " kek kük hık mık..." tan sonra " ne yapıyorsun sen " diyebildi...
O bu cümleyi söylemek için kendisiyle boğuşurken, ben kafamı dosyaya eğmiştim.
Yavaşça kafamı kaldırıp ' ne yapıyor gibi gözüküyorum hocam ' dedim... tabi bir yandan da beynim tam kapasite yalan arayışında... Hemen ekledim ardından. ' Ahmet abinin istediği ( istediği, istediği ne?? kızım hadi ya; derken gözüme kağıtların üzerindeki bilgisayar kayıt noları ilişti. Tamamdır bu iş...) dosya kayıt numaralarını alıyorum...'
Yerse, ' yer mi acaba? ' diye baktım suratına anlamsız bir boşluk oluşmuş yüzünde. Yedi....
O sırada, elimde tuttuğum teli hızlı bir hareketle cebime sokup masaya doğru ilerledim. numaraları bir kağıda yazdım ve dosyayı yerine koyup, başka bir hocanın dosyası üzerinde de aynı işlemi gerçekleştirmek üzere elime aldım.
Baktım hala anlamsızca bakıyor
- Siz ne istediniz hocam dedim.
-... e.şey ben Ahmet'e baktım ama...
- yok Ahmet abi burada müdür çağırdı galiba.
-he ii o zaman ben sonra gelirim yanına onun
' ohh, sıyırdık ' demeye kalmadı. tam kapıdan çıkacakken, ahmet abi girdi odaya...
Elimde dosya...
' işte bittiğim an ' dedim ama aynı anda da dosyayı dolaba koyup, dosyadaki o salak numaraları kayıt ettiğim kağıdıda masaya bıraktım ve Ahmet abiye dönüp...
- Sen geldiğine göre ben gidiyorum artık, benden bu kadar kusura bakma dedim.

Elbette, Ahmet abi bu işten bişey anlamadı. bir bana birde dönüp hocaya baktı. Baktı hoca gayet boş bakıyor hiçbir şey soramadı...( Sanırsam insanın bilinçaltında yatan salak durumuna düşme korkusuna yenildi...)
- tamam, cansın sonra görüşelim seninle dedi.
tamam anlamında başımı sallayıp
Attım kendimi odadan dışarı ve son sürat çıktım okuldan...

Atlattım bu olayı ama o dosya elimdeyken hocanın odaya girdiği ve Ahmet abinin geldiği an ' İşte dedim herşey buraya kadar. Sen kim yasak dosyaları kurcamak kim...'

Sonrasında ne mi oldu...
Hiç birşey, yine o bahsettiğim korkudan dolayı olsa gerek. kimse kimseye soru sormamış





Seni Sevmek; Seni Sensiz Yaşamaktır. Seni Sevmek Hayata İnat Yaşamaktır. Ve Seni Sevmek Bebeğim; Yokluğunun Ayazına Aldırmadan,Geceleri Baktığını Umduğum Yıldıza Bakarak Güneşi Yeni bir Güne UYandırmak İçin Nöbet Tutmaktır...

Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Önemli Olan Dövüşmeyi Bilmek Değil. Ne Zaman Dövüşeceğini Bilmektir
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!



Konu Erlik tarafından (17-10-2006 Saat 23:04 ) de değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #55 (permalink)  
Eski 18-10-2006, 00:25
iskeLeTorr - ait Avatar
Editör
iskeLeTorr GeyikFoRuM Bireyi
Kayıt : 08/04/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : Bay
İkamet : Ankara
Yaşı : 25
Mesleği : Öğrenci
Mesaj Sayısı : 348
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 39
Rütbe :
 
:)


babamın görevi nedeniyle İstanbul Hadımköyde kalıyoruz. Ersin diye bi arkadaşım vardı ve hadımköy'ü hep bisikletle turlardık. Yalnız gitmediğimiz bi Hadımköy'ün alt tarafı vardı; yokuştan iniyorsunuz ve fabrikaların bulunduğu bi alandı.


Hadımköy'ün; başı boş köpekleri meşurdur. Neyse uzun yukuşlu yollar sonunda, Hadımköy'ün en dip noktası ( deniz seviyesinden 400 mt aşağıda ( cehennemin dibi de denebilir )) olan yere vardık.

Vardığımız yerde çok güzel bi çeşme vardı ve biraz soluklanıp su içelim derken; yaklaşık 300 mt ilerideki fabrikanın kapısının oradan gelen bi havlama sesi duydum. Ersine dedimki oğlum bak şurdan köpek sesi geliyo; bi baktık küçük bi köpek havlıyor. pek umursamadık ve olduğumuz yerde muhabbet etmeye başladık.

Yalnız köpek havlaması kesilmemişti tekrar köpeğe dikkatli baktığımda köpeğin biraz büyümüş olduğunu gördüm ve köpek her geçen saniye büyümeye devam ediyordu. Yaklaşık 1 dk sonra köpeğin bize doğru koştuğunu ve köpekteki büyümenin yaklaştığı için olduğunu sonunda idrak edebildim


Ersin, hadi olum kaçalım yoksa öldürecek bizi diye bağırdı hemen bisikletlere atladık ve köpek çok yakınlaşmıştı ve dev gibiydi; ersinin bisikleti benimkinden çok daha iyi olduğu için basıp gitmişti.


Ben bisikletime bindiğim an pedala ayağımı koyar koymaz zincirim koptu ersine arkadan bağırdım; adi ersin; "olum kendi başının çaresine bak ben kaçıuyorum" diye oracıkta beni sattı

Köpek 10 mt yakınıma kadar koşarak ve havlayarak geldi; bense artık kaderine razı olarak "hoşt köpek, git lütfen, hoşt, hoşt ya nolur" diyerek ağlamaya başlamıştım. Köpek tam 1 mt yakınıma kadar geldi; ve benim bu durumumuma çok içerlemiş olacak ki; o hırçın o deli gibi öldürmeye programlanmış köpek tam 1 mt yakınımda durdu, olduğu yerde oturdu, yüzüme şöyle bi baktı, kafasını yana doğru eydi ve arkasını dönüp gitti.


Başıma gelen en ilginç olaylardan biriydi paylaşmak istedim





gfsdgfdsgfdsg
fdsg
f
dg
fdsg
f
ds
gf



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #56 (permalink)  
Eski 19-10-2006, 00:39
Erlik - ait Avatar
CaNSıN
Erlik GeyikFoRuM BireyiErlik GeyikFoRuM Bireyi
Kayıt : 03/06/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : -
İkamet : İSTANBUL
Yaşı : 27
Mesleği : Antrenör
Mesaj Sayısı : 2.529
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 81
Rütbe :
 

Alıntı:
™AliUnaLL©83´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
babamın görevi nedeniyle İstanbul Hadımköyde kalıyoruz. Ersin diye bi arkadaşım vardı ve hadımköy'ü hep bisikletle turlardık. Yalnız gitmediğimiz bi Hadımköy'ün alt tarafı vardı; yokuştan iniyorsunuz ve fabrikaların bulunduğu bi alandı.


Hadımköy'ün; başı boş köpekleri meşurdur. Neyse uzun yukuşlu yollar sonunda, Hadımköy'ün en dip noktası ( deniz seviyesinden 400 mt aşağıda ( cehennemin dibi de denebilir )) olan yere vardık.

Vardığımız yerde çok güzel bi çeşme vardı ve biraz soluklanıp su içelim derken; yaklaşık 300 mt ilerideki fabrikanın kapısının oradan gelen bi havlama sesi duydum. Ersine dedimki oğlum bak şurdan köpek sesi geliyo; bi baktık küçük bi köpek havlıyor. pek umursamadık ve olduğumuz yerde muhabbet etmeye başladık.

Yalnız köpek havlaması kesilmemişti tekrar köpeğe dikkatli baktığımda köpeğin biraz büyümüş olduğunu gördüm ve köpek her geçen saniye büyümeye devam ediyordu. Yaklaşık 1 dk sonra köpeğin bize doğru koştuğunu ve köpekteki büyümenin yaklaştığı için olduğunu sonunda idrak edebildim


Ersin, hadi olum kaçalım yoksa öldürecek bizi diye bağırdı hemen bisikletlere atladık ve köpek çok yakınlaşmıştı ve dev gibiydi; ersinin bisikleti benimkinden çok daha iyi olduğu için basıp gitmişti.


Ben bisikletime bindiğim an pedala ayağımı koyar koymaz zincirim koptu ersine arkadan bağırdım; adi ersin; "olum kendi başının çaresine bak ben kaçıuyorum" diye oracıkta beni sattı

Köpek 10 mt yakınıma kadar koşarak ve havlayarak geldi; bense artık kaderine razı olarak "hoşt köpek, git lütfen, hoşt, hoşt ya nolur" diyerek ağlamaya başlamıştım. Köpek tam 1 mt yakınıma kadar geldi; ve benim bu durumumuma çok içerlemiş olacak ki; o hırçın o deli gibi öldürmeye programlanmış köpek tam 1 mt yakınımda durdu, olduğu yerde oturdu, yüzüme şöyle bi baktı, kafasını yana doğru eydi ve arkasını dönüp gitti.


Başıma gelen en ilginç olaylardan biriydi paylaşmak istedim


süper yauf. artık ne kadar içten yalvardıysan köpeğe, kıyamamıştır kesin bak
orta birinci sınıftayım. gece saat 3 suları birden bir panduman koptu. bizim köpeğimiz olan doris kafayı yemişcesine havlıyordu. babam işte o saatte annem ben ve benden 2 yaş büyük olan ablam çıktık dışarı... o anda bir köpeğin hızla bahçeden geçtiğini gördük ( aslında görmedik sadece hareketini farkettik...) dorise baktığımda yaralanmıştı. ve inliyordu. buna çok sinirlenmiş olacağız ki hep beraber köpeği sıkıştırıp dorise yaptığı için onu sopalamayı düşündük. ablam ve ben evin bir yanından annemde diğer yanından etrafını dolaşıcaz ortada yakalayıp dövücez... ( bak bak plandaki sadistliğe bak hele) neyse ablam önümde elinde koca bir değnek ben arkada evin bahçesini tavaf ediyoruz... Elimizde sopa var ya kim korkar köpekten. Derken köpeğin bize doğru geldiğini hissettik ve köşeye pısarak onu pataklamak için zaman kollamaya başladık. derken köpek iice yaklaştı. ve biz birden ortaya atlayıp.... O anda ablamdan insan kulağının dayanamayacağı bir yükseklikte çığlık yükseldi. Zaten hemen ardından da ablam sopayı havaya fırlatıp beni tepeleyip ezerek üstümden geçtikten sonra kaçtı. Ben afallamış bir şekilde yerde buldum kendimi. Yerden kalkmak için hamle yaptığım anda ise tam karşımda yaklaşık benim 2 katım büyüklüğünde ağzından salyalar akan koca dişli bir yaratık ( köpek olamayacak kadar korkunçtu...) duruyor.:şok: öylece kalakaldım. kalbim artık göğüs kafesimden dışarı fırlamış ve tam yere düşeceği sırada yakaladığım için avuçlarımda atmaya başlamıştı.... Resmen hayatım gözlerimin önünden su gibi akıp geçti( ve o anda ne kadar boş şeyler yaşamış olduğumu farkettim ) ;' en azından acı çekmeden öleceğim ' diye düşündüm zira beni hiç zorlanmadan bir lokmada yutacak kadar büyüktü ağzı... Ama yutmadı. bana "sen benim dişimin kovuğunu doldurmazsın, kendimi yorduğuma değmez " der gibi baktıktan sonra dönüp arkasını gitti





Seni Sevmek; Seni Sensiz Yaşamaktır. Seni Sevmek Hayata İnat Yaşamaktır. Ve Seni Sevmek Bebeğim; Yokluğunun Ayazına Aldırmadan,Geceleri Baktığını Umduğum Yıldıza Bakarak Güneşi Yeni bir Güne UYandırmak İçin Nöbet Tutmaktır...

Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Önemli Olan Dövüşmeyi Bilmek Değil. Ne Zaman Dövüşeceğini Bilmektir
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #57 (permalink)  
Eski 20-12-2006, 23:57
zencefil - ait Avatar zencefil Tecrübesiz
Kayıt : 18/12/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : Bayan
İkamet : BURSA
Yaşı :
Mesleği : SERBES
Mesaj Sayısı : 45
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 0
Rütbe :
 
Thumbs down göz kırpmadım yanlış anlama


Kısmi yüz felci geçirmiştim ve sol gözümün kasları zayıfladığı için sağ gözüm sürekli göz kırpıyor durumundaydı. Bu uzun bir tedavi gerektirdi. Bu arada işe gitmek zorundaydım. Birde çok önemli bir toplantım vardı. Katılmak zorundaydım. Güneş gözlüğü takmam mümkün değildi tabii... Karşımdada üst düzey amirim oturuyordu. Toplantı boyunca benona sürekli göz kırpar durumdaydım. Bunu açıklamam lazımdı ama nasıl? Başımı aşağı eğsemde konuşma sırası bana gelince saklanmak mümkün olmuyordu. Toplantı sonunda kapıdan çıkarken 18 yy hanfendisne yapılan jestler gibi elim öpüldü reverans yapıldı.Tabii durumumu açıkladım. Saygıyla karşılandım.
Amma ne zaman aklıma gelse hem güler hemde üzülürüm.:



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #58 (permalink)  
Eski 21-12-2006, 02:37
Önemi yok
onemsiz Tecrübesiz
Kayıt : 08/12/2006
Forum : İyi
Ortam : İyi
Yaradılış : Bay
İkamet : RİZE
Yaşı :
Mesleği : öğrenci
Mesaj Sayısı : 7
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 0
Rütbe :
 

net kafede çalışıyorum.
Müşterilerin birisi sinirli bi şekilde yanına çağırdı.
-Ne biçim kafe işletiyorsunuz.!!!
*Ne oldu sorun ne ?
-Mouse larınızın topu bile yok..

Ben şoke bi vaziyet ****** optik mouse yi anlatmak zorunda kaldım...





Mum yak yoluma yeter yürürüm
Kayboldum ışığa hasret
Bir şiir yaz bana insanı anlatan
Düşünce kalkmayi öğret

Kervan geçmez çöle döndüm
Yalnızlğım tenimde kavruldu
Dolup taşmaz seller oldu
Gözyaşlarım gözümde boğuldu

Kurtar beni
Gün ortasında ıssızım
Senden sonra dinmiyor ki gönül sızım
Ben bahtsızım
Beni anla hiç yorma
Bir el ver
Sana ihtiyacım var



Konu Erlik tarafından (22-12-2006 Saat 20:28 ) de değiştirilmiştir.. Sebep: Argo kelimeler kullanmayınız
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #59 (permalink)  
Eski 11-01-2007, 02:28
pheatusa - ait Avatar
serbest deli..
pheatusa GeyikFoRuM Bireyipheatusa GeyikFoRuM Bireyi
Kayıt : 02/04/2006
Forum : İyi
Ortam : İyi
Yaradılış : -
İkamet : Eskişehir
Yaşı :
Mesleği : yatalak
Mesaj Sayısı : 1.322
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 60
Rütbe :
 
Cins bi şekilde ölücem...


trajik mi komik mi ben de bilemedim....

cok korkuyorum cins bi şekilde olmekten...ne bilim..bi apartmanın altından gecerken kafama yukardan misket düşecek beynim delinecek, evde yururken kapı koluna takılıp kafa ustu cakılıp olucem falan gibi abuk subuk şeyler gelmeye başladı artık aklıma...o kadar cinsliklerle dolu ki hayatım,pişmiş tavukla aynı kaderi paylaştıgım soylenebilir...dedim ya kesin cins bi şekilde ölücem....butun işaretler bunu gosteriyo....bu gun artık bunun gerçekleşecegine inanmıştım bi an...film şeridi olayı tekabul etti gozlerimin onunde....

dun gece hiç uyumadım...hatta son 1 haftadır hergun sabahlıyorum tek dersimi verebilmek için..sonunda beklenen gun geldi cattı ve ben mezun olmaya gidiyorum huleyynnn nidalarıyla vardım okula.....sınıflar belli oldu ve ben herzamanki gibi " elif sen kürsüye geç" uyarılarıyla, sınıfla face to face modunda koşarak kursuye dogru ilelemeye başladım...ve arkamdan kahkahalar yukseldi..cunku bacak boyumdan mutevellit bi turlu tek hamlede oraya cıkamıodum...gene cıkamıcak ıhaıahıaa ....kahkahalar...

bu sefer başaracaksın dedim kendikendime ama bunun zugurt tesellisi oldugunu 3 dakika içinde ogrendim. ...sol bacagım kürsünün yukseltisne cıkmıs iken sag diz kapagım gacırrrtttt nameleriyle basamaga carptı ....
ve durdum.....durdum......durdum......hocaya döndüm.... baktım....baktım....yavaş yavaş gozlerim doldu.... :sulugöz: evet belki hocaya bakıyodum ama, hani küçük parmagını carpınca geçmeyen bi acı olur ya...aynen oyle .... başka şeyler düşünüodum.....oldugum yere çöktüm...bi tek ibrahim tatlısesten acılı bi türkü eksikti fon muziginde...sonuc olarak haftalardır calsıp sabahladıgım sınavın saatinde sargılı bi bacakla yatıyodum 30 metre otedeki saglık kurulusunda.....





Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!

" 1984 Kutsal Bir Yıldır! "



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #60 (permalink)  
Eski 11-01-2007, 04:06
Erlik - ait Avatar
CaNSıN
Erlik GeyikFoRuM BireyiErlik GeyikFoRuM Bireyi
Kayıt : 03/06/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : -
İkamet : İSTANBUL
Yaşı : 27
Mesleği : Antrenör
Mesaj Sayısı : 2.529
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 81
Rütbe :
 

Alıntı:
pheatusa´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
trajik mi komik mi ben de bilemedim....

cok korkuyorum cins bi şekilde olmekten...ne bilim..bi apartmanın altından gecerken kafama yukardan misket düşecek beynim delinecek, evde yururken kapı koluna takılıp kafa ustu cakılıp olucem falan gibi abuk subuk şeyler gelmeye başladı artık aklıma...o kadar cinsliklerle dolu ki hayatım,pişmiş tavukla aynı kaderi paylaştıgım soylenebilir...dedim ya kesin cins bi şekilde ölücem....butun işaretler bunu gosteriyo....bu gun artık bunun gerçekleşecegine inanmıştım bi an...film şeridi olayı tekabul etti gozlerimin onunde....

dun gece hiç uyumadım...hatta son 1 haftadır hergun sabahlıyorum tek dersimi verebilmek için..sonunda beklenen gun geldi cattı ve ben mezun olmaya gidiyorum huleyynnn nidalarıyla vardım okula.....sınıflar belli oldu ve ben herzamanki gibi " elif sen kürsüye geç" uyarılarıyla, sınıfla face to face modunda koşarak kursuye dogru ilelemeye başladım...ve arkamdan kahkahalar yukseldi..cunku bacak boyumdan mutevellit bi turlu tek hamlede oraya cıkamıodum...gene cıkamıcak ıhaıahıaa ....kahkahalar...

bu sefer başaracaksın dedim kendikendime ama bunun zugurt tesellisi oldugunu 3 dakika içinde ogrendim. ...sol bacagım kürsünün yukseltisne cıkmıs iken sag diz kapagım gacırrrtttt nameleriyle basamaga carptı ....
ve durdum.....durdum......durdum......hocaya döndüm.... baktım....baktım....yavaş yavaş gozlerim doldu.... :sulugöz: evet belki hocaya bakıyodum ama, hani küçük parmagını carpınca geçmeyen bi acı olur ya...aynen oyle .... başka şeyler düşünüodum.....oldugum yere çöktüm...bi tek ibrahim tatlısesten acılı bi türkü eksikti fon muziginde...sonuc olarak haftalardır calsıp sabahladıgım sınavın saatinde sargılı bi bacakla yatıyodum 30 metre otedeki saglık kurulusunda.....
ya ben şimdi buna güleyim mi ağlıyayım mı pheatusa :sulugöz: karışık bir moda girdim yani. En başta geçmiş olsun umarım dizinde önemli bir sakatlık olmamıştır. Ama o her zamanki ahenkli anlatış biçimin beni gülmeye zorladı. Yani gülmek ve ağlamak üzülmek ve sevinmek arasında kalakaldım Çook geçmiş olsun sıkma canını " buda gelir buda geçeeeer "





Seni Sevmek; Seni Sensiz Yaşamaktır. Seni Sevmek Hayata İnat Yaşamaktır. Ve Seni Sevmek Bebeğim; Yokluğunun Ayazına Aldırmadan,Geceleri Baktığını Umduğum Yıldıza Bakarak Güneşi Yeni bir Güne UYandırmak İçin Nöbet Tutmaktır...

Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Önemli Olan Dövüşmeyi Bilmek Değil. Ne Zaman Dövüşeceğini Bilmektir
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla