Osteoporoz hakkında herşey !
Kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz, kemiklerin daha kolay ve çabuk kırılmasına yol açıyor.
Adını sıkça duyduğumuz ama içeriğini çok iyi bilmediğimiz bir hastalık osteoporoz. Risk altındaki milyonlarca insan ve bu insanların yakınları da hastalıkla ilgili doğru ve güvenilir tedavi hakkında fazla bilgi sahibi değil. Osteoporozun büyük ölçüde önlenebilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Osteoporoz Hasta Derneği Başkanı Prof. Dr. Ülkü Akarırmak, önlemlerin başında beslenmenin geldiğini belirtti. Osteoporoz'a karşı vatandaşları uyaran Prof.Dr. Akarırmak, "Osteoporoz, önlenebilir bir hastalıktır. Yeter ki bu hastalığa karşı mücadele etmesini bilelim. Gerektiği gibi bir diyet uygulanması hastalığın riskini büyük ölçüde azaltacaktır" dedi. Toplumda, 'kemik erimesi' olarak bilinen osteoporoz hastalığı hakkında birçok yanlış kanı hakim.
ERKEKLERDE DE YAYGIN
Yaşlılara özgü bir hastalık olarak bilinen osteoporoz herkesi tehdit ediyor. Kadınlarda kemik kaybı oldukça erken bir yaşta başlayabiliyor. Bir kadının hayatı boyunca osteoporozdan kaynaklanan kırık geçirme riski ise dünya genelinde yüzde 30-40'ları buluyor. Bu ürkütücü tablo kadınları olduğu kadar erkekleri de yakından ilgilendiriyor; çünkü yeni araştırmalar erkek osteoporozunun düşünüldüğünden çok daha yaygın olduğunu gösteriyor. Toplum sağlığını ciddi şekilde tehdit eden bu hastalıkla ilgili bilgilenmek ve önlem almak büyük önem taşıyor.
OSTEOPOROZ NEDİR?
Osteoporoz, kemiklerde zayıflama ve kemik yapısının değişmesine bağlı olarak kemiklerin daha kolay kırılır hale gelmesine ve sonuçta kırıkların ortaya çıkmasına neden olan bir kemik hastalığıdır. Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de özellikle ileri yaşlarda sıklıkla karşılaşılan bu hastalık, kırıkların meydana çıkması ile kişilerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkiliyor; sakatlık ve hatta ölümlere yol açıyor. 50 yaşın üzerinde her üç kadından birinde görülen bu hastalık, artık bir halk hastalığı sorunu olarak kabul ediliyor.
SEMPTOMLARI
Herhangi bir semptomu olmayan bu hastalık, ancak hastanın bir kırık yaşamasından sonra saptanabiliyor. En yaygın görülen kırıkların başında ise kalça, bilek ve omurga kırıkları geliyor. Menopoz sonrası kadınlarda ve ileri yaştaki erkeklerde sık görülüyor. Ancak kemik kaybı, bazı hastalık ve risk faktörlerinin varlığında oldukça erken bir yaşta bile başlayabiliyor.
RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?
Hastalığın en önemli risk faktörleri arasında; ailede kırık öyküsü, düşük kemik mineral yoğunluğu ve erken menopoz bulunuyor. Ülkemizdeki menopoz sonrası kadın nüfusunun yarısında bir ya da daha fazla risk faktörü olduğu tahmin ediliyor. Diğer risk faktörleri arasında; kalsiyum-D vitamini eksikliği, sigara, hareketsiz bir yaşam tarzı ve tiroid gibi bazı hastalıklar sayılıyor. Uzmanlar, bu faktörlerle birlikte en ciddi problemin ise osteoporozun farkında olmamak ve yeterli tedaviyi görmek olduğunu belirtiyor. Oysa ki, günümüzde erken teşhis ve tedavi sağlanan durumlarda, kemik kırıkları oluşmadan osteoporoz önlenebiliyor.
NASIL KORUNACAĞIZ?
Tedavi edilebilir bir hastalık olan osteoporoza karşı koruma çocukluk çağından itibaren başlıyor. Kalsiyumdan zengin besinlerle (süt, süt ürünleri, yeşil sebzeler vb.) beslenme ve yeterli egzersiz yapma korunmaya yönelik başlıca önlemler. Alınan tüm önlemlere rağmen kişinin genetik yapısı, geçirmiş olduğu hastalıklar, ilaçlar vs. nedenlerle osteoporoz ortaya çıkabiliyor. Bu durumda ilaç tedavisi şart oluyor. Hastanın tüm ilaç tedavileri ile birlikte, hangi ilacı kullanırsa kullansın mutlaka yeterli miktarda kalsiyum ve D vitamini alması gerekiyor (besinlerle veya dışarıdan destek tedavisi şeklinde).
Takvim