Forum | GYKFRM.CoM


Giriş Yap

Forum İstatistikleri

Reklam

Destek Verenler

Forum | GYKFRM.CoM » Hayata Dair » Kişisel Gelişim » Düşündükçe Büyürsün..

Kişisel Gelişim | Özgüveni yüksek ve nitelikli bir birey olabilmek adına yeni şeyler öğrenebilirsiniz. Motivasyonunuzu artırıp başarıyı yakalamak elinizde.

Taglar:


Üyelerimize Merhaba Deyin...
Loading... Please Wait...


Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (permalink)  
Eski 16-06-2006, 14:34
lethe - ait Avatar
Editör
lethe GeyikFoRuM Bireyilethe GeyikFoRuM Bireyi
Kayıt : 17/02/2006
Forum : İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : Bay
İkamet : Ankara
Yaşı :
Mesleği : -
Mesaj Sayısı : 2.399
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 81
Rütbe :
 
Exclamation Düşündükçe Büyürsün..


Yazan: Cüneyt Ülsever

İnsanlar düşündükleri kadar vardırlar!

İnsanlar sadece çözebilecekleri meseleleri kendilerine ‘mesele’ ederler.

İnsanlar ancak bildikleri kelime sayısı kadar düşünebilirler!

Küçük insanlar yalnız gördüklerini ‘var’ zannederler.

Küçük insanlar kendilerini dünyanın merkezi sanırlar.


Yukarıda sıraladığım cümleler ile tarttığımda, maalesef ‘normal yurdum insanı’ hakkında iyi duygular taşıyamıyorum.
Türk insanına inatla düşünme melekesi kazandırılmıyor, o da düşün(e)memenin muazzam cazibesine kapılmış gidiyor.
İnsan fıtratında tembellik var. İnsan zordan kaçar. Düşünmek/analiz yapmak dünyanın en zor işlerinden birisidir. Türk insanı bu külfetin sırtından alınmasından çok mutlu oluyor.

Birileri onun için düşünür veya düşünürmüş gibi yaparsa, o sadece memnun olur.
Bakın gazetelere; bu kadar bol köşe yazarı ancak bizim gibi ülkelerin gazetelerinde boy gösteriyor. Neden bizde bu kadar çok köşe yazarı var?
Düşünce dünyası zengin insan çokluğundan mı?
Katiyen!
Bizde okur, gazeteden sadece haber satın almıyor, yanında düşünce de satın alıyor!
Okurun ‘paketlenmiş düşünce’ talebi çok yüksek olduğu için gazetelerimizden çok sayıda köşe yazarı istihdam etmesi bekleniyor.

Peki onların hepsi ‘düşünce’ mi üretiyor? Cevap yine net: Hayır!
Bir kısmı düşünce üretirmiş gibi yapıyor, onlar da tıpkı ‘normal yurdum insanı’ gibi kendi meselelerini ‘kamusal mesele’ gibi yutturmaya çalışıyorlar.
Zaten adı üzerinde; artık onlara ‘köşe yazarı’ deniyor:

Gazetede bir köşede yazı yazan adam!
Bu insanlar eskiden ‘fikir yazısı’ yazar, her biri ‘mütefekkir’ sıfatını kazanmak için mücadele verirlerdi.

Milletler layık oldukları idarelere kavuşurlar!

Bu özdeyiş çerçevesinde Türk insanı her ne seviyede düşünüyor ise, onu yöneten siyasinin de o seviyede düşündüğünü varsaymak yanlış olmaz.
Bakın Türkiye’yi yönetenlere: Kayıkçı kavgası yapmayı hüner sayıyorlar. Zira, biliyorlar ki yutturuyorlar!
Dönün üniversitelere bakın. Bu ülkede kaç adet üniversal seviyede - adı üzerinde üniversite! - bilim adamı var?
Birbirlerine ünvan dağıtarak çoğalan profesörler, doçentler gerçekten bilim adamları mı, yoksa olsa olsa sadece kitapta okuduğunu nakil edenler mi?

Düşünmeyen üretemez, üretmeyen kaliteli yaşayamaz!
Biz bunun da çaresini bulmuşuz. Madem düşünmüyor, o halde üretmiyoruz; birilerinin bizim adımıza düşündüğü kadar, üretmesini de istiyoruz.
Bu işi de adına devlet dediğimiz aygıt yapıyor!
Bizim kadar rahat beleşe yatan, beleşi bu kadar kolay kendi hakkı addeden kaç adet toplum var?
Devletin rant yaratma kapasitesini beleşe çevirmeyi beceren ülke sayısı dünyada her geçen gün azalıyor ama biz hala devlete kapılanmayı hüner sayıyoruz!

Türkiye’de kime sorsan ‘milliyetçidir’!
Kimi kendine ‘Türkçü’ der, kimi ‘ulusalcı’, kimi ‘ergenekoncu’!
Kimi solcu milliyetçidir, kimi sağcı milliyetçi!
Bunlar ‘vatan elden gidiyor’ diye bağırmaya bayılırlar.
Ama bunlar arasında ‘neden üretemiyoruz’, ‘neden bizim ülkemizde mütefekkir yetişmiyor?’, diye hayıflananı hemen hiç yoktur.
Varsa da ben rastlamadım!
Bugüne dek ülkenin ekonomik rakamlarını diğer ülkelerin ekonomik göstergeleri ile mukayese edip, milliyetçilik adına bu durumdan utandığını beyan eden bir adet ‘milliyetçi’ veya ‘ulusalcı’ya bugüne dek rast gelmedim.
Siz rast geldiniz mi?
Düşünmeyi bilmeyen, analiz yapamayan, kendi farkını fark edemeyen, şahsi tercihleri gelişmemiş, güruhun parçası olmayı hüner sayan insanların çoğunluk oluşturduğu bir ülkede tartışılan konular beni zaman zaman çok sıkıyor.
Bu yazıyı canımın fena halde sıkıldığı bir günde yazdım!

Sıkıldığımız zaman ‘efkar dağıtmak’ isteriz!
Efkar ne? Fikirler!
Türk insanına çok fikir fazla gelir, hemen o fikirleri dağıtmak, başından atmak ister!
Hadi bana eyvallah! Sıkıldım, gidip biraz ‘efkar dağıtayım...’

Kaynak : yenibiris.com





Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!

forum kurallarına bir kez olsun göz atmak için tıklayın...

Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın! sistemi hakkında bilgi almak için tıklayın...



Delilik, çok büyük acıların Lethe'sidir!
schopenhauer
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!



Konu lethe tarafından (28-06-2006 Saat 16:19 ) de değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Seçenekleri
Modları Göster




Nav Item BG