Forum | GYKFRM.CoM
Kayıt ol
Üye Listesi
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Giriş Yap
Beni hatırla
Parolamı Unuttum?
Forum İstatistikleri
Toplam Üye: 3,888
Toplam Konu: 21,354
Toplam Mesaj: 3
Şu anda
51
üyemiz forumda.
Reklam
Destek Verenler
Komik, Komik Videolar
Komik olan ne varsa ekranınızda! Tüm komiklikler bu sitede.
Forum | GYKFRM.CoM
»
Eğlence
»
Komik Yazılar, Komik Hikayeler
» Süper Kahramanlar Dindar Olsaydı
Komik Yazılar, Komik Hikayeler
|
Komik yazıların, hikayelerin ve olayların yer aldığı bu bölümde anonim fıkralar da bulunmaktadır. Her şey biraz olsun gülümsemeniz için.
Taglar:
Üyelerimize Merhaba Deyin...
Loading... Please Wait...
Smilies
Preview
Color
Fonts
Arial
Arial Black
Arial Narrow
Book Antiqua
Century Gothic
Comic Sans MS
Courier New
Fixedsys
Franklin Gothic Medium
Garamond
Georgia
Impact
Lucida Console
Lucida Sans Unicode
Microsoft Sans Serif
Palatino Linotype
System
Tahoma
Times New Roman
Trebuchet MS
Verdana
LinkBack
Konu Seçenekleri
Modları Göster
#
1
(
permalink
)
29-04-2006, 23:48
daPHNe
Editör
Kayıt
: 22/02/2006
Forum
: İyi
Ortam
: Süper
Yaradılış
: Bayan
İkamet
:
Yaşı
: 24
Mesleği
: Öğrenci
Mesaj Sayısı
: 3.327
Uyarıları
: 0/0 (0)
Tecrübe
: 101
Rütbe
:
Süper Kahramanlar Dindar Olsaydı
Super Kahramanlar Dindar Olsaydi!!
süperman yetis, yakit yüklü bir tanker okul servisine carpmak üzere...
- yazildiysa bozmak olmaz...
- olur mu abi öyle sey...
- Allah'in dedigi olur... öyle herseye karistirmayin beni...
----------------------------------------------------------------------------
- batman bak, adini gökyüzüne yazdik...
- hasaaa... silin onu...
----------------------------------------------------------------------------
- cabuk örümcek adam, agini at, etkisiz hale getir sunu...
- dur hele, önce bir mesveret yolunu deneyelim, hem gereksiz ag haramacak israftir, günahtir...
----------------------------------------------------------------------------
- superman yine sehri kurtardin...
- Allah'in izni ve Keremiyle!
----------------------------------------------------------------------------
- süpercan göktasi dünyaya carpacak birseyler yap...
- hak yoluna girin, basiniza tas yagacak dedik dinletemedik, müstahaksiniz!
----------------------------------------------------------------------------
- kanini akitacam batman!
- niyetliyim abi, yapmasak öyle?
- ooo Allah kabul etsin batmanim...
----------------------------------------------------------------------------
robin: su jokerin ümügünü sıksam abdest bozulur mu batman?
batman: küfür etmeden yaparsan bisey olmaz kanki!?
robin: yakmayalim abi kendimizi?
----------------------------------------------------------------------------
- ben voltran'in kolunu olusturuyorum...
- ben bacagini...
- ben de basini...
- bana bakin, önce sag ayaginizi atin lan!!...
----------------------------------------------------------------------------
- superman, dünya barisi tehlikede...
- tamam abi, inanc dünyasi bitsin, geliyorum!
----------------------------------------------------------------------------
- kutuplarda orucu nasil tutuyon süper abi?
- Rabbim sabrini veriyo güzel kardesim, alti aysa alti ay, vecibedir, tutmamak gibi bir lüksümüz yoktur elhamdülillah...
----------------------------------------------------------------------------
- bu bir kus, bu bir ucak, hayir... bu superman!
- hepimiz Allah'in yarattigi canlilariz sunun surasinda...
---------------------------------------------------------------------------
- hehehe... superman, simdi kryptonite'a karsi ne yapacaksin bakalim?
- ulan yeni abdest aldim yaklastirma onu!
----------------------------------------------------------------------------
isi bitirip en yüksek yere cikan süperkahraman: tekbiiiiiiiiiiir!
gotham city cemaati: Allaaaaahuuekber...
----------------------------------------------------------------------------
(superman düsmekte olan ucagi tutmadan önce)
- Eüzübillahiminasseydanirracim bismillahirrahmanirrahim, Allah'im sen yüzümü kara cikartma
----------------------------------------------------------------------------
- bay bond, ben de seni bekliyordum...
- bacim sunu bir üstüne ört istersen...
----------------------------------------------------------------------------
- oh robin hood, ne müthis bir insansin!
- estagfurullah, ben sadece zenginlerden aldigim fitre ve zekatlari
fakirlere veriyorum...
----------------------------------------------------------------------------
- hulk abi, sen niye yesilsin?
- cihadin rengi!
----------------------------------------------------------------------------
- sayin wayne, bankalardaki tüm yatirimlarinizi cekip al baraka türk'e transfer etmeniz finans piyasasini salladi, ne diyeceksiniz?
- Allah'in izni ile faizsiz kazancin bereketine nail olmak istemekteyim.
----------------------------------------------------------------------------
- candyman candyman candyman... simdi gelmesi lazim...
- alla alla alla...
- ahanda geliyo
--------------------------------------------------------------------------
bilbo: - gandalf haci, ezan vakti oldu, hadi oku su ezani...
gandalf:- niye ben okuyorum?
bilbo: - üc karislik sakalindan utan! ben mi okuyacam su yasimdan sonra?
----------------------------------------------------------------------------
han solo: hadi hacim, chewbacca'yi bayilttim. hazirsan keselim.
obi-wan: eh o zaman, hadi Allah kabul etsin. bismillah, euzubill...
----------------------------------------------------------------------------
yoda: Allahin gücü seninle olsun!
luke skywalker: eyvallah haci...
--------------------------------------------------------------------------
- he-man abi, senin icin "evrenin hakimi" diyorlar...
- sümme hasaaa! hakimiyet, kayitsiz sartsiz Allah'indir!
----------------------------------------------------------------------------
neo : tank bana en yakin camiyi bul... cumayi kaciracam...
automatic message "tank is away" (cumaya gittim gelicem)
neo : hadi tank bak ezan okunuyor...
ölüm ya da ayrılık
farkeder mi söyle ?
sensiz rüzgar olur da özgürlüğümle
ne olur durma gözyaşlarında
bugün de kal yarınlarıma...
_______________***________________
Başka türlü birşey benim istediğim
Ne ağaca benzer ne de buluta
Burası gibi değil gideceğim memleket
Nerde gördüklerim nerde o beklediğim
Rengi başka tadı başka...
''' derdim hep...
Artık demiyorum... Mükemmel'im...Vazgeçilmez'im...
Gördüğüm her güzellikte sen hep varsın...
#
2
(
permalink
)
30-04-2006, 12:20
Anti
Kayıt
: 07/03/2006
Forum
: Çok İyi
Ortam
: Süper
Yaradılış
: Bay
İkamet
:
Yaşı
: 23
Mesleği
: iş & okul
Mesaj Sayısı
: 864
Uyarıları
: 0/0 (0)
Tecrübe
: 51
Rütbe
:
allahtan degıllermıs cok sacma olurdu yanı
Burak
#
3
(
permalink
)
11-05-2006, 23:24
buneyye
hiperaktif üye
Kayıt
: 05/05/2006
Forum
: Çok İyi
Ortam
: Süper
Yaradılış
: Bay
İkamet
: ANKARA
Yaşı
: 21
Mesleği
: öğrenci
Mesaj Sayısı
: 344
Uyarıları
: 0/0 (0)
Tecrübe
: 0
Rütbe
:
süper kahramanlar 1400 sene ewwel yaşamışlar hayatlarını okursak bizi güldürmek yerine duygulandırıp insanlığımızdan utandırdıklarının farkına varmakta sıkıntı çekmeyiz işte bir misal mekke sokaklarının en yakışıklı delikanlısı
ilk muhacir uhudun sancaktarı kefensiz şehid ayrıntılarıyla....
HZ. MUS'AB İBNİ UMEYR (r.anh)
Ashab-ı kirâm'ın ileri gelenlerinden Künyesi Ebâ Muhammed'tir. Mekke'nin zengin ailelerinden olup, yakışıklı ve güzel giyinen bir gençti. Anne ve babası onun üzerine titrerdi. Özellikle, Mekke'nin en zenginlerinden sayılan annesi, oğluna güzel elbiseler giydirir ve güzel kokular sürerdi. Mekkeliler de onu hayranlıkla seyrederlerdi. Bir defasında Hz. Peygamber de onun hakkında şöyle buyurmuştu: "Mekke'de Mus'ab b. Umeyr'den daha güzel giyinen, daha yakışıklı ve nimetler içinde yüzen başka bir genç görmedim" (İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-Kübrâ, Beyrut 1960, III, 116).
Mus'ab, Mekke'de o günün şartlarına göre zenginlik ve ihtişam içinde yaşarken, Hz. Peygamber(s.a.s)'in insanları islâm'a davet ettiğini öğrendi. Fazla vakit kaybetmeden Hz. Peygamber'e giderek iman edip müslüman oldu. O sırada Mekkeliler, müslümanlara yoğun bir baskı uyguladığından, Hz. Mus'ab müslüman olduğunu ailesinden gizlemek zorunda kalmıştı. Ama o, Peygamberimizi gizlice ziyaret etmeyi de ihmal etmezdi. Ne var ki Osman b. Talha, Mus'ab'ın namaz kıldığını görüp durumu annesi ile akrabalarına bildirmişti. Bunun üzerine akrabaları yakalayıp hapsettiler. Mekke'nin bu nazlı ve zengin genci için artık çile dolu zor günler başlamıştı.
Habeşistan'a hicret eden ilk kafileye katılıncaya kadar hapiste tutulan Hz. Mus'ab, hicret imkanı çıkınca, dinini daha rahat bir şekilde yaşayabilmek için Habeşistan'a hicret etti. Habeşistan dönüsünde Hz. Mus'ab'ın durumu tamamen değişmiş ve bu nazlı delikanlının yerini, kalbi islam ve imanla dopdolu iradesi güçlü kuvvetli, metin bir genç almıştı. Annesi ondaki bu kararlılık ve metaneti görünce, üzerindeki baskısını biraz hafifletmek zorunda kaldı.
Bu sırada Birinci Akabe Beyati olmuş ve Medinelilerden bir grup islâm'ı kabullenmişti. Kendilerine islâm'ı anlatmak ve diğerlerine de tebliğ yapmak için Rasulullah'tan bir öğretici istediler. Hz. Peygamber de bu önemli görev için Hz. Mus'ab b. Umeyr'i görevlendirdi. Hz. Mus'ab onlara hem namaz kıldıracak, hem Kur'an öğretecek, hem de diğer insanlara islâm'ı anlatacaktı ve yeni kimseleri islâm'a davet edecekti.
Böylece Medine'ye ilk hicret eden sahabi Mus'ab b. Umeyr oluyordu. Medine'de ilk cuma namazını da Mus'ab b. Umeyr kıldırdığı kaynaklarda ifade edilir (İbn Sa'd, a.g.e., III, 118).
Bir yıl sonra Mekke'ye, hac mevsiminde yanında yetmiş kişi ile gelen Mus'ab b. Umeyr, Hz. Peygamber (s.a.s)'e islâm'ın Medine'deki hızlı yayılışının müjdesini verirken şöyle demişti: "İslâm'ın girmediği ve konuşulmadığı ev kalmadı." Başta Hz. Peygamber olmak üzere bütün müslümanlar bu habere çok sevindiler. Oğlunun Mekke'ye döndüğünü haber alan annesi onu tekrar hapsetmek istedi. Ancak Mus'ab bütün bunlara karşı olgun bir müslüman tavrını takınarak imanında direndi ve annesini bundan vazgeçirdi. Onun annesini islâm'a daveti bir sonuç vermediği gibi annesi de Mus'ab'ı yolundan döndürememişti.
Hz. Peygamber (s.a.s)'in yanında iki ay kadar kalan Mus'ab b. Umeyr, Hicretten on iki gün önce Medine'ye vardı. Hz. Peygamber (s.a.s) onu Sa'd b. Ebî Vakkas (r.a) ve Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a) ile kardeş ilan etmişti (İbn Sa'd a.g.e., III, 120).
Bedir savaşında muhacirlerin sancağı onun elindeydi. "Rasûlullah'ın bayraktarı" olarak ün yapmıştı. Uhud savaşında da sancak yine onun elindeydi. Savaş esnasında müslümanların gerilediğini gören Mus'ab b. Umeyr, atını sağa sola doğru sürüyor ve yüksek sesle şu ayeti okuyordu: "Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce birçok peygamberler gelip geçmiştir" (Ali imrân, 3/144). Bu ayetin Uhud gününe kadar nazil olmadığı ve o gün giderildiği rivayeti, Hz. Mus'ab'ın Allah katındaki değerini ifade eder (İbn Sa'd, a.g.e., III,120,121). Uhud Gazvesinde islâm ordusunun sancağını taşıyan Mus'ab b. Umeyr'in önce sağ kolu kesildi. Hemen sancağı sol eline alarak savaşa devam etti. Fakat ardından sol eli de kesildi. Bu defa vücuduyla sancağa sımsıkı sarıldı ve yukarıdaki ayeti okumaya devam etti. Sonunda müşriklerin bir mızrak darbesiyle şehid oldu. Sancağı hemen Suveybit b. Sa'd ve Ebû'r-Rûm b. Umeyr adlı sahabiler aldılar.
Hz. Mus'ab şehid olarak yerde yatarken, günün sonlarına doğru, Hz. Peygamber (s.a.s) Mus'ab'ı elinde sancakla gördü ve "ileriye git ey Mus'ab!" diye emretti. Fakat o kişi geri dönerek "Ben Mus'ab değilim" deyince Hz. Peygamber onun Mus'ab kılığında savaşan Allah'ın meleklerinden biri olduğunu anladı (İbn Sa'd, a.g.e., II, 121).
Uhud savaşında Ashab-ı kiram'ın ileri gelenlerinden birçok kimse şehid oldu. Hz. Mus'ab b. Umeyr de şehidler arasındaydı. Hz. Peygamber (s.a.s)'in ne kadar üzüntülü olduğu yüzünden okunuyordu. Mus'ab'ın mübarek na'şının başucunda oturarak, Uhud şehidleri hakkında nazil olduğu bildirilen şu ayeti okudu: "Mü'minlerden öyle er kişiler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde sadakat ettiler. Kimi adağını ödedi şehid oldu. Kimi de (şehid olmayı) bekliyor. Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler" (el-Ahzab 33/23). Sonra Hz. Peygamber diğer sahabilere, şehidlere yaklaşıp selam vermelerini söyledi ve verilen selamların şehidler tarafından alınacağını ifade etti (İbn Sa'd, a.g.e., III, 121).
Hz. Mus'ab şehid edildiğinde kırk yaşlarında idi. Bir zamanlar zenginlik ve refah içinde yaşayan bu değerli insanı kefenleyecek bir örtü dahi bulunamamıştı. Hz. Peygamber, yanına geldiğinde Mus'ab b. Umeyr eski bir hırkanın içinde saçları dağılmış, vücudu ise kılıç ve mızrak darbeleriyle parçalanmış bir durumda yatıyordu. Hz. Peygamber üzüntülü bir halde şunları söyledi: "Seni Mekke'de gördüğümde, senden daha güzel giyinen, senden daha yakışıklı kimse yoktu. Şimdi ise, kefen olarak sarılmış hırkadan başın dışarıda kalıyor." Sonra onun için de bir kabir açtılar ve o mübarek sahabiyi de Uhud şehidleri arasına defnettiler.
Allah yolunda canını feda eden bu aziz şehid sahabı için Ashab-ı Kiram'dan Habbab (r.a) şunları anlatıyor: "Biz Hz. Peygamberle birlikte Medine'ye yalnız Allah rızası için hicret ettik. Artık mükâfatını Allah'tan bekleriz. Arkadaşlarımız arasında bu nimetlerden tatmadan âhirete gidenler vardır ki Mus'ab b. Umeyr bunlardan biridir. O Uhud günü şehid olmuştu da, kendisini saracak bir kefen dahi bulamamıştık. Yalnız şehidin bir kaftanını bulmuş ve bu aziz şehidi ona sarmaya çalışmıştık. Ancak başını örterken ayakları açılıyor, ayaklarını kapatırken de başı açığa çıkıyordu. Bu yoksulluk karşısında Hz. Peygamber bize şehidin başını örtmemizi ve ayaklarının üstüne de ızhîr denilen kokulu ottan koymamızı emretti" (Buharî, Cenâiz 27; İbn Sa'd, a.g.e., III, 121).
Noksanını Görüp Anlayan Kimse,Kendisini Kemâle erdirmek için Gayret Eder.
Kendisinin Kemâlini İddia Eden,Celal Sahibi Hakk'a Yakınlığa Layık Olamaz.
Mevlâna
«
Türkçe-Arapça Sözlük
|
Tarihte Lafi Gedigine Oturtanlar
»
Konu Seçenekleri
Yazdırılabilir Sümü Göster
Sayfayı E-Mail'le gönder
Modları Göster
Normal Mod
Ağaç Modununa Geç
Otomatik Konu Moduna Geç
İletişim
-
GYKFRM
-
Sitemap
-
Yukarı Git
LinkBack
LinkBack URL
About LinkBacks
Bookmark & Share
Digg this Thread!
Add Thread to del.icio.us
Bookmark in Technorati
Furl this Thread!
Facebook'da Paylaş!
Google'de Paylaş!
Yahoo 'da Paylaş!
Live 'de Paylaş!