Forum | GYKFRM.CoM


Giriş Yap

Forum İstatistikleri

Reklam

Destek Verenler

Forum | GYKFRM.CoM » Hayata Dair » Sağlik, Tıbbi Hastalıklar » Ruh Sağlığı » Çağımızın ruh sağlığı hastalığı ''depresyon''

Ruh Sağlığı | Ruh sağlığı hakkında genel bilgiler, hastalıklar, tedavi yöntemleri ile uzman görüşleri ziyaretçilerimiz için bu bölümde derlendi.

Taglar:


Üyelerimize Merhaba Deyin...
Loading... Please Wait...


Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (permalink)  
Eski 29-08-2007, 08:50
esra88 - ait Avatar
Asistan
esra88 Tecrübesiz
Kayıt : 19/09/2006
Forum : İyi
Ortam : İyi
Yaradılış : Bayan
İkamet : BİLECİK
Yaşı :
Mesleği : öğrenci
Mesaj Sayısı : 2.206
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 70
Rütbe :
 
Çağımızın ruh sağlığı hastalığı ''depresyon''


Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Betül Girayalp, Türkiye'de depresyon ve anksiyete bozukluklarının 15-55 yaş arasında en yaygın hastalıklar içinde ilk beşte yer aldığını bildirdi.

Girayalp, yaptığı açıklamada, dünyada yaklaşık 450 milyon kişinin ruhsal sorunları bulunduğunu, bunların 20 milyonunun da bu sorunları nedeniyle yardım arayışında olduğunu söyledi.

Depresyonun, kişisel, ailesel, toplumsal ve sosyal kayıplara yol açabildiğini belirten Girayalp, ''Depresyon, maliyeti yüksek, doğru teşhis ve iyi tedavi ile tedavi başarısı yüksek bir psikiyatrik hastalıktır'' dedi.

Depresyonun, kişinin kendisini suçlu, endişeli, değersiz hissetmesine neden olduğunu belirten Girayalp, ''Hastalık, başkalarından uzaklaşma, uyku saatlerinin azalması veya artması, iştah kaybı, tekrarlayan ölüm düşüncesi, halsizlik, enerji veya cinsel istek kaybı, her zaman yaptığı faaliyetlere karşı ilgisiz olma, dikkat ve konsantrasyon güçlüğüyle belirginlik kazanır'' diye konuştu.

Girayalp, depresyon tanısı konulabilmesi için, o kişinin iki hafta veya daha uzun süre boyunca, depresyon belirtilerinden en az 5 tanesini göstermesi gerektiğini ve bu belirtilerden birinin ''çökkün duygu durum veya ilgi-istek kaybı'' olması gerektiğini bildirdi.

''Deneyimlenen kaygı, korku, gerilim ve sıkıntı halinin, denetim dışına çıkıp kişinin işlevselliğini aksatması, anksiyete bozukluklarıdır'' diye konuşan Girayalp, birçok kişinin, yaşamının bazı dönemlerinde stres ve kaygıyla birlikte depresif özellikler gösterebildiğini, bu tür davranışların depresyon olarak değerlendirilmemesi gerektiğini anlattı.

Girayalp, ''çarpıntı, nefes alamama hissi, uyuklama ve karıncalanmalar, konversif tarzda bayılmaların'' bedensel belirtiler olduğunu ifade ederek, depresyondaki kişilerde gürültüye, kalabalığa tahammülsüzlük, küçük şeylere öfkelenme, alınganlık, öfke patlamaları görülebileceğini ve alkol, sigara, kahve tüketimi ve madde kullanımının artabileceğini söyledi.

Depresyonda olan kişinin genellikle dışarıdan gözlemlenebildiğine dikkati çeken Girayalp, depresyondaki kişinin konuşmaya isteksiz olduğunu, konuşulanları anlamak için çaba harcadığını, sorulara kısa cevaplar verdiğini, yavaş, duraklayarak ve aynı ses tonuyla konuştuğunu vurguladı. Girayalp, depresyondaki kişilerin, genellikle yalnız olduklarını, sorunlar karşısında çözüm yolu aramak yerine kendilerini suçladıklarını ve yaşama karşı umutsuz olduklarını söyledi.

''İNTİHAR GİRİŞİMİ ORANI YÜZDE 15''

Depresyonda, yaşam boyu intihar girişimi oranının yüzde 15 olduğunu belirten Girayalp, kadınlarda intihar girişiminin, erkeklerde ise ölümle sonuçlanan intihar girişimlerinin daha fazla olduğunu bildirdi.

Girayalp, depresyonda en korkulan komplikasyonun ''intihar'' olduğunu ifade ederek, ''Yoğun ruhsal sıkıntı içinde olan hastalar hayatı yaşamaya değer bulmayabilir, intiharı tek kurtuluş yolu olarak görebilirler'' diye konuştu.

İntihar düşüncesi olan hastaların, genellikle kullandıkları ilaçları yüksek dozda alarak intihar girişiminde bulunduklarını belirten Girayalp, intihar riski olan, geçmişinde yüksek dozda ilaç alarak intihar girişimi öyküsü olanlarda, yüksek dozda alındığında öldürücü olabilecek antidepresan ilaçların kullanılmaması gerektiğini kaydetti.

''KADINLARDA, ERKEKLERE GÖRE DAHA YAYGIN''

Girayalp, Türkiye'de yapılan psikiyatri çalışmalarına göre, tüm ruhsal bozuklukların, genellikle kadınlarda erkeklere göre daha yaygın olduğunu, yaşla birlikte ruhsal sorun ve bozuklukların yaygınlığının arttığını ve evli kadınlarda evli erkeklere göre daha yaygın görüldüğünü söyledi.

Genel olarak ruhsal bozukluk yaygınlığının kırsal kesimden kente doğru artış gösterdiğini belirten Girayalp, ''Düşük sosyoekonomik kesimlerde ve öğrenim görmemiş kişilerde daha sık olduğu tespit edilmiştir'' dedi.

Girayalp, ruhsal hastalıkların önemli kısmının tedavi edilebildiğinin altını çizerek, hastaların toplum tarafından dışlanmalarının ve damgalanmalarının, ruh sağlığı sorunu olanların tedavi başvurusundan kaçınmasına yol açtığını söyledi.

Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) araştırmasına göre, 2020'de, gelişmekte olan toplumlarda ve özellikle kadınlarda depresyonun sık karşılaşılan bir ruh hastalığı olacağını ifade eden Girayalp, ''Aynı araştırmaya göre, birinci basamak sağlık kuruluşlarına başvuran yaklaşık her dört kişiden birinin başvuru nedeni ruhsal sorunlardır'' diye konuştu.

''20 MİLYON İNSAN YARDIM ARAYIŞINDA''

Girayalp, insanların yüzde 25'inin yaşamlarının bir döneminde ruhsal hastalıklardan etkilendiğini belirterek, 75 yaşına gelmiş kişilerin yarıdan fazlasının, hayatının bir döneminde herhangi bir ruh hastalığı yaşadıklarını bildirdi.

Bugün dünyada yaklaşık 450 milyon kişinin ruhsal sorunları olduğunu kaydeden Girayalp, bunların 20 milyonunun da bu sorunları nedeniyle yardım arayışı içerisinde olduğunu söyledi.

''RUH SAĞLIĞI HASTANELERİ YETERSİZ''

Türkiye'de ruhsal hastalıkların sıklığına ilişkin yapılmış kapsamlı yeni bir çalışma olmadığını belirten Girayalp, ''Mevcut çalışmalara göre en sık görülen ruhsal hastalıklar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de depresyon ve anksiyete bozukluklarıdır. Türkiye'de 15-55 yaş arasındaki en yaygın hastalıklar içinde depresyon ve anksiyete bozuklukları ilk beşte yer almaktadır'' dedi.

Girayalp, Türkiye'deki ruh sağlığı hastanelerinin, yatak sayısı, teknik ve altyapı olanakları açısından Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında yetersiz olduğunu söyledi. Bu alanda çalışan psikiyatri uzmanı ve diğer sağlık personeli sayısının da ülke nüfusuna oranla oldukça az olduğunu savunan Girayalp, ''Türkiye'de yüz bin kişiye düşen ruh sağlığı hekimi sayısı 1,6 dır. Bu sayı 3,6 olan dünya ortalamasının yarısı, Avrupa ortalamasının 6'da biri düzeyindedir. Çocuk ruh hekimlerinin oranıysa çok daha düşük'' diye konuştu.

Girayalp, hastanelerin zaman zaman bakım kurumları şeklinde kullanıldığını öne sürerek, ''Kronik hasta gruplarının takibinde belirli merkezlerin olmaması, tedavi ve sonrası tüm bakım ve izlemlerin hastanelerin bünyesinde yapılıyor olması, hem maliyet hem de hizmet anlamında ciddi sıkıntılar doğurmaktadır'' dedi.

''TÜRKİYE'DE RUH SAĞLIĞI YASASI YOK''

Dünyada az gelişmiş birçok ülkede ''Ruh Sağlığı Yasası'' olduğunu belirten Girayalp, Türkiye'de bu konuda bir yasanın olmadığını bildirdi.

Girayalp, tedavi hizmetlerinin nitelik ve yaygınlığının artırılması, bu alandaki hizmetlere kolay erişilebilmesi, ruh sağlığına bakışın değiştirilmesi ve ruhsal sorunu olanların dışlanmasının önlenmesi için ''Ruh Sağlığı Yasası''nın en kısa zamanda çıkması gerektiğini sözlerine ekledi.





Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın! HaYaTa HeR Daİm...



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Seçenekleri
Modları Göster


Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Çağımızın Hastalığı Obezite gaoucho Forum Gazetesi 1 30-03-2007 06:00
Türk hastalıkları... esra88 Komik Yazılar, Komik Hikayeler 2 02-01-2007 21:07
DEPRESYON (Ruhsal çöküntü) 8969 Psikoloji, Felsefe, Sosyoloji 0 10-11-2006 13:16
Çölyak Hastalığı Nedir ? Anti Vücut Sağlığı 0 09-05-2006 20:41
Depresyon hakkında Bilgiler!!! Anti Psikoloji, Felsefe, Sosyoloji 0 13-04-2006 12:16



Nav Item BG