Forum | GYKFRM.CoM


Giriş Yap

Forum İstatistikleri

Reklam

Destek Verenler

Forum | GYKFRM.CoM » Sanat » Edebiyat » Şiir » İbrahin SADRİ şiirleri

Şiir | Şiirin en seçkin örnekleri ve şiir kitapları hakkındaki çeşitli bilgiler burada.

Taglar:


Üyelerimize Merhaba Deyin...
Loading... Please Wait...


Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (permalink)  
Eski 19-01-2007, 15:16
Acem Kızı - ait Avatar
Asistan
Acem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen Yıldız
Kayıt : 28/07/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : Bayan
İkamet : Kocaeli
Yaşı : 15
Mesleği : ÖzGÜlçin
Mesaj Sayısı : 1.975
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 70
Rütbe :
 
Arrow İbrahin SADRİ şiirleri


ADAM GİBİ



Ben seni hiç sevmedim ki

Durgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim

Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim

Birde yıldızları sevdim

Eylül akşamlarında gelip,

Gözlerinde tutulan.

Ben seni hiç sevmedim ki

Beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim

Kurşunları sevdim beni vurduğunda

Ağlamayı sevdim unuttuğunda

Yalnız olduğumu anladığımda

Ayakta kalmamı sevdim

Yıkılmamı sevdim seni hatırladığımda

Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği

Su gibi özledim Temmuz güneşinde sesini

İkindide yağmur gibi

Geceleyin yağan yağmur gibi sevdim seni sevdiğimi

Ben seni hiç sevmedim ki

Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim

Menekşeyle konuşmanı

Nisan'a hatırlatmanı

Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını

Düştüğün zaman kanayan yaralarını

Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman

Sakız satan çocukları

Yeni çıkan şarkıları

Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim

Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe

Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte

Ben seni hiç sevmedim ki

Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine

Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde

Alemin ortasında, kimsesizliğin sesinde

Buğusunda sabahın, acımasızlığında ahın

Ağlayan yüzünde İsa'nın

Ferahlatan gücüyle duanın

Korkutan yanıyla nar'ın

İncenin, zeytinin ve kalbin üstüne

Gülün üstüne

Tutunduğum umudun üstüne

Korkunun üstüne

Hep senin üstüne, hep senin üstüne

Ben seni hiç sevmedim ki

Gittiğin zaman gitmeni sevdim

Evreni sevdim geldiğin zaman

Kalmanı sevdim

Korkuyordum sana alışmaktan

Yine de sevdim gülümsemeyi

Mendilimi sallarken, seni götüren trenin arkasından

Kırlara ilk kar düştüğü zaman

Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim

Seni içimde öldürdüğüm zaman

Ben seni hiç sevmedim ki

Durgun akşamlarda söylenen şarkı neyse

Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim

Birde yıldızları sevdim

Eylül akşamlarında gelip,

Gözlerinde tutulan.

Düştüğün zaman kanayan yaralarını

Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman

Sakız satan çocukları

Yeni çıkan şarkıları

Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim

Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe

Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte

Ben sevdim mi adam gibi severim





Kinler değil büyük mutluluklar öç aldığı zaman. Yücelikten kısır görkemli acılar çıkar ortaya. Bu beklenmedik sızılara katlanabilir misin ey insan… öfkeye katıldığın, katlanabildiğin kadar… ve görebilir misin tekrar tekrar tüm hayıflarını.


Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Eski 19-01-2007, 15:17
Acem Kızı - ait Avatar
Asistan
Acem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen Yıldız
Kayıt : 28/07/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : Bayan
İkamet : Kocaeli
Yaşı : 15
Mesleği : ÖzGÜlçin
Mesaj Sayısı : 1.975
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 70
Rütbe :
 

ADIN BATSIN



yüreğime bir gül çizdim kanlı yaş ile

yaktın beni küle döndüm dumana döndüm

nasıl edem nere gidem dertli baş ile

bilemedim teli kırık kemana döndüm



canım aldın, can evimden vurdun ya sende

küstüm sana, faydası yok, geri dönsen de

sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın

sen de vicdansız çıktın adın batsın



zaman ola devran döne sen de çekesin

yitiresin umudunu heder olasın

aşka düşe kahrolasın candan bıkasın

ömrün boyu bir kez olsun gülmeyesin



sen ki beni rezil ettin yedi cihanda

yalan oldum talan oldum senin sayende

sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın

sen de vicdansız çıktın adın batsın



beni özleyince bir nehir yatağını bulsun

kor düşsün dağlarına, ceylanlar suya insin

sesime bakıpta ağlıyorum sanma

seni özleyince böyle olsun birazda



ayrılıversin yaprak dalından

insan sevdiğinden ayrılıversin

kan damarımdan can pazarından

adam baharından ayrılıversin



dağda dört mevsim erimeyen kar varya

yokluğum öyle erimesin

sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın

sen de vicdansız çıktın adın batsın





Kinler değil büyük mutluluklar öç aldığı zaman. Yücelikten kısır görkemli acılar çıkar ortaya. Bu beklenmedik sızılara katlanabilir misin ey insan… öfkeye katıldığın, katlanabildiğin kadar… ve görebilir misin tekrar tekrar tüm hayıflarını.


Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Eski 19-01-2007, 15:18
Acem Kızı - ait Avatar
Asistan
Acem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen Yıldız
Kayıt : 28/07/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : Bayan
İkamet : Kocaeli
Yaşı : 15
Mesleği : ÖzGÜlçin
Mesaj Sayısı : 1.975
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 70
Rütbe :
 
Adin Batsin


ALDIRMA REİS

Sen içerdeyken ben
Sinemalara gittim
Bütün filmlerini seyrettim
O sevdiğimiz artistin
Sen içerdeyken ben
Vita kutularında çiçek yetiştirdim
Sokakta top oynadım çocuklarla
Ayakkabılarımı eskittim
Güneşe karşı durdum sabahları
Geceleri bir başıma yıldızları bekledim
Annenin gönlüne su serptim
Aldırma dedim aldırma
Bir şarkı söyle bir dilek tut herkes için
Bir ada rüzgarı gibi
Sürtünerek geç hayata
Bir sarmaşık gibi tutun
Ve değer ver hatıralara
Aldırma dedim
Sen annesin, aldırma

Sen içerdeyken ben
Kiramı ödedim pijamalarımı giydim
Haber bültenlerini izledim
Gazetelerden kupon kestim
Sen içerdeyken ben
Sigara içtim, öksürdüm
Otobüse bindim
Fotoğraflarımıza baktım
Acıyan yanlarımı körelttim
Deniz kıyısında yürüdüm
Manavdan soğan aldım
Yeni çıkan şarkıları dinledim
Kafeste beslediğimiz kuşu saldım
Islık çaldım
Sen içerdeyken ben
Hep uyandım, sayıkladım
Kanadım boyuna
Takvimler aldım
Her gün bir yaprağını kopardım
Deli ayrılığın

Sen içerdeyken ben
Gömleğimi ütüledim
Sobada elimi yaktım
Bir şiir yazdım
Bir hercai menekşe aldım çiçekçiden
Hani o alnına kader değmiş
Hani o dudaklarına deniz tuzu dokunmuş
Hani o erken vurulmuş
Gençliğimiz gibi dağıldım
Sen içerdeyken ben

Bir adını söyleyemedim
Şöyle bağıra bağıra
Bir yüzünü göremedim
Görüş günlerinde
Bir de eline değemedim
Bir de yüreğine
Şöyle kucaklayamadım bir de
Ölümüne

Sen içerdeyken ben
Kapı kapattım, pencere açtım
Mutfakta oyalandım
Kanepede yattım
Hatta bir yolluk aldım odaya
Çok ta kulak asmadım
Çokta koymadı bu bana
Alt tarafı içerdeydin
Alt tarafı bir yanımı alıp götürmüştün
Bir yanımı
Yani adamlığımı
Yani gözlerimin ferini
Yani canımı
Alt tarafı şarkılar ölecekti
Alt tarafı kanayacaktı kalbim
İşte sensiz
İşte nefessiz
İşte kimsesiz bir sesti alt tarafı
Her tarafım

Yıldızlar yine oradaydı oysa
Yazdıklarım
Gözden kaçan o defter yapraklarında
Boşver 128
Hayat bir gemi
Yürüt onu göreyim seni
Boşver 128A
Boşveriyor ya
Aldırma reis
Reis aldırmıyor ya

Bir adını söyleyemedim
Şöyle bağıra bağıra
Bir yüzünü göremedim
Görüş günlerinde
Bir de eline değemedim
Bir de yüreğine
Şöyle kucaklayamadım bir de
Ölümüne

Sen içerdeyken ben
Vitrinlerin önünden geçtim
Minibüs duraklarında bekledim
Simitçilerle yarenlik ettim
Üstüme bir ceket aldım
El tezgahlarında kitaplara baktım
Sen içerdeyken ben
Hiç oturup ağlamadım
Hiç karartmadım umudu
Hiç bulandırmadım onuru
Öyle dimdik durdum ortada
İşte burada ulan işte burada
Böyle burada
Hiç yıkılmadan
Hiç utanmadan
Ve hiç unutmadan

Sen içerdeyken ben
Gülen resmimi yaptırdım
Sokaktaki ressama
Her zaman yaptığım gibi
Buzdolabını ayağımla kapadım
Parkların banklarına adını kazıdım
Adını kazıdım duvarlara
Adını, adımın yanına yazdım
Hiç unutmadım, utanmadım
Korkmadım
Parmaklarımı şıklattım Fidayda'da
Hani vardı ya
Fidayda'da hanım kızım Fidayda
Gelip geçen her tren bağırtısında
Kalkıp aynaya baktım sonra

Sen içerdeyken ben
Perdeleri hiç kapatmadım
Hiç bakmadım arkama
Başını ellerinin arasına alan
Üç-beşinin arasında olmadım
Öyle bıraktığın gibi
Öyle yaşadığımız gibi yaşadım
Sen içerdeyken ben

Bir adını söyleyemedim
Şöyle bağıra bağıra
Bir yüzünü göremedim
Görüş günlerinde
Bir de eline değemedim
Bir de yüreğine
Şöyle kucaklayamadım bir de
Ölümüne
Sen içerdeyken ben…





Kinler değil büyük mutluluklar öç aldığı zaman. Yücelikten kısır görkemli acılar çıkar ortaya. Bu beklenmedik sızılara katlanabilir misin ey insan… öfkeye katıldığın, katlanabildiğin kadar… ve görebilir misin tekrar tekrar tüm hayıflarını.


Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Eski 19-01-2007, 15:20
Acem Kızı - ait Avatar
Asistan
Acem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen Yıldız
Kayıt : 28/07/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : Bayan
İkamet : Kocaeli
Yaşı : 15
Mesleği : ÖzGÜlçin
Mesaj Sayısı : 1.975
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 70
Rütbe :
 

ANNE



Kan ter içinde gece

Kan ter içinde her yanım

Her yanım bu gece vurgun içinde

Kurşun yemişim, sürgün yemişim

Bu sana ilk gelişim

Vur emriyle düşmüşüm kapına

Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana



Yok elimde bir demet menekşe

Yok elimde sevdiğin gül şekeri

Yok işte sana bir şey

Bilmem ki ne demeli

Bir tek ağır yaralı özlemim

Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim

Anne benim, aç kapıyı

Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın

Ölmeyesin, bitmeyesin

Yürekyarısı gitmeyesin dediğin

Anne benim, aç kapıyı

İşte geldim, işte bu sana ilk gelişim



Hep senin için gökyüzünde bir evimiz olsun isterdim

Hep senin için bulutları isterdim

Ellerimi açtırıp dua ettirirken

O küçük evimizde sokulurken göğsüne her gece

Hani her gece sorduğumda

Anne babam nerde

Nerde kuşların dilinden anlayan adam

Ve menekşelerle konuşan adam

Nerde anne

Ve sen bastırıp bağrının kızılca kıyametine acını

Gelecek oğul, sen uyu şimdi

Baban gelecek bir yağmur gibi yağmurla

Rahmete boğacak yoksulluğumuzu derken

Ben uyur, düşümde

Senin için bir ev görürdüm gökyüzünde

Sen, babam, ben ve melekler

Ve melekler anne

Anne melekler

Önce babam sonra onlar terkettiler gecelerimizi

Ben de çekip gittiğimde

Yani oğulcuğun yani yürek yarın

İçinden geçen şarkın gittiğinde

Sen nasıl yaşadın anne



Kan ter içinde gece

Kan ter içinde her yanım

Her yanım bu gece vurgun içinde

Kurşun yemişim, sürgün yemişim

Bu sana ilk gelişim

Vur emriyle düşmüşüm kapına

Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana



Vakit yok artık

İstersen kalayım böylece

Ama bir kere öpseydim elinden

Ama bir kere sürseydim gözlerimi gözlerine yeniden

Yok elimde bir demet menekşe

Yok elimde sevdiğin gül şekeri

Yok işte sana bir şey

Bilmem ki ne demeli

Bir tek ağır yaralı özlemim

Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim

Anne benim, aç kapıyı

Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın

Ölmeyesin, bitmeyesin

Yürekyarısı gitmeyesin dediğin

Anne benim, aç kapıyı

İşte geldim, işte bu sana son gelişim



Üzülme, kapanıyor diye gözlerim

İşte gidiyorum vakit doldu

İşte kapanıyor gözlerim kapının önünde

Öğrettiğin gibi ellerimi kaldırıp gökyüzüne

Ve eğip başımı önüme dua ediyorum

Üzülme anne, vakit doldu

İşte şimdi bir oğlun oldu

Bir oğlun oldu anne



Kan ter içinde gece

Kan ter içinde heryanım





Kinler değil büyük mutluluklar öç aldığı zaman. Yücelikten kısır görkemli acılar çıkar ortaya. Bu beklenmedik sızılara katlanabilir misin ey insan… öfkeye katıldığın, katlanabildiğin kadar… ve görebilir misin tekrar tekrar tüm hayıflarını.


Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Eski 19-01-2007, 15:21
Acem Kızı - ait Avatar
Asistan
Acem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen Yıldız
Kayıt : 28/07/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : Bayan
İkamet : Kocaeli
Yaşı : 15
Mesleği : ÖzGÜlçin
Mesaj Sayısı : 1.975
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 70
Rütbe :
 

BEN AŞKI SATIN ALDIM

ben aşkı bir üveyikten satın aldım,yaşım onaltı
o zamanlar bakır rengindeydi dağlar
daha şıvan düşmemişti böğrüme
daha deli deli esmemişti ruzigar
kalbim acıya düşmemişti
sanırdım bütün ırmaklardan koşacaktım
halayda delikanlı başı olacaktım
bıyıklarım yeni terlemişti

gurbeti
ismail dayımın gönderdiği
kuru üzüm ve fıstık'nan
bir de istanbul fotoğraflarından tanımıştım

hey deli yanım!
türkülerim ince gül dalım
gönül közüm
verdiğim sözüm
ne zaman duman olsa
munzur'un doruklarında kalırdı gözüm
aradabir durup fırat'a bakışım
ve yanımdan ayırmadığım
bir üveyikten satın aldığım aşkım

yani ahretlik gülüyordum
istanbulu fotoğraftan
vurgunu üveyikten biliyordum

bir zemheri akşamında
oturtup tandırın karşısında babam
oğul yürü, dedi
yürüdüm
topak oldu babam,acıdan yundu gözleri
yalınız bir ''ah''etti anam
sessizce ırmağa düştü sözleri

yürüdüm
terleyen bıyıklarım
şahin bakışım
ve yıldızlı gecelerimden birinde canım
üveyikten satın aldığım halis aşkım
geride kaldı

ormanlar gördüm
ağaçlar gördüm
dallarında adamlar asılıydı
ipince fidanlar
ipil ipil kan sızardı dudaklarından
baykuşlar
gecenin koyukatmer al basması karanlığına karşı
nasıl da gülüyorlar
nasıl da gülüyorlardı

hani benim yıldızım
hani şehla bakışım
hani sazım
ve halıs aşkım

dağlardan geliyorum ben
fıratın doğduğu yerden
gönle aktığı yerden
serin göze başından
soğuk bulgur aşından
dağlardan geliyorum ben
aşkın doğduğu yerden hey!
yusuf'un kuyusundan eyyub'un sabrından geliyorum
etmeyin elemeyin
ben istanbulu fotoğraftan
vurgunu üveyikten belliyorum

hani benim yıldızım
hani şehla bakışım
hani sazım
ve bir üveyikten satın aldığım
halis aşkım

hey anam
ne aynam ne tarağım ne sedef çakım
ne tesbihim ne mintanım
bir han odasında
akşam alacası değip geçerken böğrüme
yavaşça önüme düştü alınyazım

kim tutar kaldırır başımı yerden
kim dinler türkülerimi bozlağımı sazımı
bir duan olaydı ah, yanıbaşımda
iki çift lafın
bir tas ayranın
bir dağ soluğun
entarine yapışmış kalmış bir yayla çimenin
bir tesbih böceğin
bir avuç toprağın
bir küçük taşın
bir tel saçın alyazmanın altından

hey anam
akşam indi kırıldı sazım
istanbulda
haramiler sokağında
bir han odasında
yavaşça önüme düştü alınyazım

hani benim yıldızım
hani şehla bakışım
hani dağlara verdiğim aşkım

akşam dediğim ana
istanbulda ay karanlık yürek pustur
bir de hikayesi var
kanadı kırık martıdan dinlediğim:
çok önceden
zebaniler yakıp geçerken şehri
üç damla baldıran zehri
üç damla hıyanet dökmüşler mavi denize
üç martıyı boğmuşlar
herşeyi gördüler diye

akşam dediğim
dam aralıklarından
han bacalarından kaçıp giden güneşin
vurması değil mi taa dağlara, dağlarıma
değil mi ana

yani akşam dediğim
isli han odasında
bir ben
bir viranşehirli yakup
bir de çaykaralı musa
üç bardak çay hatrına
üç gurbet türküsü değil mi uçurduğumuz
üç damla baldıran zehri değil mi ana
akşam dediğim

buradan
bu halis aşkımı
bir han kirasına sattığım hovarda istanbuldan
aranan bütün overlokçular sıraütücüler adına
budur havadisim
hatırladığın
ne bulgur tadı
ne bir çiçek
ne bir isim
ben gündüzleri müslüm gürses dinlemeye
geceleri han odasında
alınyazımı görmeye hüküm giymişim

yine de ana
ana yine de
öperim gözlerinden
dağlarımın
çimenimin
ve kanayan gençliğimin
öperim hepsinin tekmil gözlerinden
bıyıkları yeni terleyen gençliğimin adına

ana
can ana
yaran ana
oyy ana
hani benim yıldızım
hani şehla bakışım
hani sazım
bir üveyikten satın aldığım halis aşkım

ben aşkı bir üveyikten satın aldım,yaşım onaltı
o zamanlar bakır rengindeydi dağlar
daha şıvan düşmemişti böğrüme
daha deli deli esmemişti ruzigar
kalbim acıya düşmemişti
sanırdım bütün ırmaklardan koşacaktım
halayda delikanlı başı olacaktım
bıyıklarım yeni terlemişti





Kinler değil büyük mutluluklar öç aldığı zaman. Yücelikten kısır görkemli acılar çıkar ortaya. Bu beklenmedik sızılara katlanabilir misin ey insan… öfkeye katıldığın, katlanabildiğin kadar… ve görebilir misin tekrar tekrar tüm hayıflarını.


Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Eski 19-01-2007, 15:22
Acem Kızı - ait Avatar
Asistan
Acem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen Yıldız
Kayıt : 28/07/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : Bayan
İkamet : Kocaeli
Yaşı : 15
Mesleği : ÖzGÜlçin
Mesaj Sayısı : 1.975
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 70
Rütbe :
 

BİR BAVULLA GELMİŞLER (MÜNİH TRENİ)



Bir bavulla gelmişler

Karaların memet, ince ali ve bir de bekir

Puslu bir alaman sabahında münihe inmişler trenden

Biraz memleket peksimeti mendil içinde üçbeş lokum

Bir de yar ilen ana baba hasreti

Bildikleri birkaç sıla türküsü

İnmişler üçüncü mevki kompartımandan

Başlarında kasketleri

Şenolasın bakalım gurbetlik şenolasın yabaneli



Nere baksan bir soğukluk değmiş içlerine

Nere baksan insanı üşüten kocaman bir yalnızlık

Dönelim demiş memet yıkıp kaşlarını arkadaşlarına

Nere baksan deli bir ayrılık düşecek burada bahtımıza

Dönelim demiş memet yıkıp kaşlarını arkadaşlarına



Bir bavulla gelmişler

Münihe, viyanaya, berline, rotterdama

Çorum nire memec, lozan nire

Brüksel nire ali, emirdağ nire

Konya nire bekir, strasbourg nire

Ve frankfurta ve kölne ve lyona

Hamburga, liege, bonna

inmişler içlerinde memleket döne döne, yana yana



Bir bavulla gelmişler

Önce geceler bitmemiş sonra soğuk ve karanlık gündüzler

Herbir işini, tamam eylemişler atamanın

Herbir vidasını sıkmışlar

Herbir makinasına terlerini akıtmışlar

Eksilerek, didinerek ve direnerek

Sağlam basmasını bellemişler yere

Kancık pusuların yaban belaların

Ve hayın ve namert ve itkopuk Pazar sabanları çanlarının arasından



Geçirmişler yüreklerinin filiz filiz umutlarım

Hey canım

Hey adam yanlarım

Hey karaların memet, ince ali ve yetim bekir

Keşke gelip bir görebilseydiniz torunlarınızı

Bir kere öpebilseydiniz

O makinayağı bulaşığı elleriniz, kavruk yüzleriniz

Ve cengaver bakışlı kara gözlerinizle hepimizi

Hey canım

Hey adamlarım

Hey karanlığına atamanın ıslık çalan kahraman yanlarım



Bir bavulla gelmişler

Karaların memet, ince ali ve bir de bekir

Puslu bir ataman sabahında münihe inmişler trenden

Biraz memleket peksimeti mendil içinde üçbeş lokum

Bir de yar ilen ana baba hasreti

Bildikleri birkaç sıla türküsü

İnmişler üçüncü mevki kompartımandan

Baştarında kasketleri

Şenolasın bakalım gurbetlik şenolasın yabaneli



Şimdi onlar

Herbir sokağına değerek avrupanın

Ve herbir dağında şahin olup uçarak özge vatanın

Bize bir sabahı indirirler öyle gülümseyerek çocuklarımıza

Öyle kara öyle ince öyle yetimdirler

Öyle konya öyle maraş öyle adana

Öyle trabzon öyle afyon öyle erzurumdurlar

Öyle dadaş öyle ele öyle uşak öyle yörük öyle çerkez öyle doğudurlar



Ve doğururlar

Herbir sıkıştığında kalbimiz

Münihin, viyananın, roterdamın, brükselin ve nice şehirlerin

Dumanların, çanların, köprülerin, kanalların

Acıların, yalnızlıkların, hasretlerin, mektupların

Ve hepsinin ötesinde o ağır gurbetliğin çöktüğünde efkarı

Gelip tutarlar ellerimizden

Karaların memet, ince afi ve bir de bekir



Varsın bize alamancı desinler

Varsın bizi sofralarındaki ekmekten sonra sevsinler

Varsın yüzümüzden önce bavullarımızı gözlesinler

Biz yine de memleket kadar bir yürekte sevmekteyiz memleketi

Çünkü karaların memet, çünkü ince ali ve bir de bekir çünkü



Bir bavulla geldiler

Puslu bir ataman sabahında münihe

Çünkü

Biraz memleket peksimeti mendil içinde üçbeş lokum

Bir de yar ilen ana baba hasretini

Ve bir de bildikleri birkaç sıla türküsünü hiç düşürmediler

Sokağına avrupanın

Hey canım

Hey adam yanlarım

Hey karaların memet, ince ali ve bekir

Keşke gelip bir görebilseydiniz torunlarınızı

Bir kere öpebilseydiniz



O makinayagı bulaşığı elleriniz, kavruk yüzleriniz

Ve cengaver bakışlı kara gözlerinizle hepimizi

Hey canım

Hey adamlarım

Hey karanlığına alamanın ıslık çalan kahraman yanlarım





Kinler değil büyük mutluluklar öç aldığı zaman. Yücelikten kısır görkemli acılar çıkar ortaya. Bu beklenmedik sızılara katlanabilir misin ey insan… öfkeye katıldığın, katlanabildiğin kadar… ve görebilir misin tekrar tekrar tüm hayıflarını.


Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Eski 19-01-2007, 15:23
Acem Kızı - ait Avatar
Asistan
Acem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen Yıldız
Kayıt : 28/07/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : Bayan
İkamet : Kocaeli
Yaşı : 15
Mesleği : ÖzGÜlçin
Mesaj Sayısı : 1.975
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 70
Rütbe :
 

BİR ŞEY SÖYLE



Bir şey söyle

Denizler tutuşturulduğunda

Dağlar yürütüldüğünde

Bir şey söyle

Yıldızlar semadan bir bir

döküldüğünde üstümüze

Bir şey söyle

Ben seni unuturum

Söyle

Yer başka gök başka olduğunda

Sallanıp çalkalandığında uçsuz

bucaksız sema

Hani biz

ateşin etrafını sarmış

pervaneler gibi olduğumuzda

Bir şey söyle

Unuturum ben seni, söyle

Kalplerde gizlenenler ortaya döküldüğü zaman

Gök yarıldığı zaman

Ne oluyor bu yere dediği zaman insan

Ve kalakaldığında yüzkarası

şiirlerim

Ve sensiz bir zaman

ve ayaklarımızın altından toprak

kayıp

Dümdüz eğildiği zaman

Bir şey söyle

Defterler açıldığında gökyüzü

sıyrılıp

alındığında

Cehennem tutuşturulduğunda cennet

yaklaştırıldığında





Kinler değil büyük mutluluklar öç aldığı zaman. Yücelikten kısır görkemli acılar çıkar ortaya. Bu beklenmedik sızılara katlanabilir misin ey insan… öfkeye katıldığın, katlanabildiğin kadar… ve görebilir misin tekrar tekrar tüm hayıflarını.


Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Eski 19-01-2007, 15:23
Acem Kızı - ait Avatar
Asistan
Acem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen Yıldız
Kayıt : 28/07/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : Bayan
İkamet : Kocaeli
Yaşı : 15
Mesleği : ÖzGÜlçin
Mesaj Sayısı : 1.975
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 70
Rütbe :
 

BİZİM YAŞADIĞIMIZ



bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim

biz de soluk alıp vermedeyiz

yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri

bir kır çiçeğini çimeni toprağı börtü böceği

kurban bayramlarında kınalı koçları

başları eloyasıişlemeli yemeni ile kapalı

bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı

pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları



kalbim ağrıyorsa da kardeşim

gönlüm bulanıyorsa

tedirginsem kuşkuluysam

kalın kitapların yazdığına bakarsan

acaip suçluysam

havada ihanetdışarıda sıcak

duvarda yazılar

kalbimizde acılar varsa da

bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim



mektubun geldi bugün haziran

kimselere göstermediğin ak saçlarının kıvrımlarından

haberin geldi

haberin geldi iki damla gözyaşın kağıtta

çok bakarsın yağmur yağanda

ıslak ve buğulu camların ardından bilirim

bilirim, acı

nasıl oturur adam yüreğine

ne var yani işte

iyiyim diyorum ya

inan olsun iyiyim anne

insan gerçekten iyi oluyor, iyiyim dedikçe

bak üzülme

yazıyorum bir daha

nolur üzülme

üzülmüyor analar

oğulları üzülmüyorum dedikçe



bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim

biz de soluk alıp vermedeyiz

yani her insan gib isevmekteyiz, seviecek şeyleri

bir kır çiçeğini çimeni toprağı börtü böceği

kurban bayramlarında kınalı koçları

başları eloyası işlemeli yemeni ile kapalı

bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı

pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları





Kinler değil büyük mutluluklar öç aldığı zaman. Yücelikten kısır görkemli acılar çıkar ortaya. Bu beklenmedik sızılara katlanabilir misin ey insan… öfkeye katıldığın, katlanabildiğin kadar… ve görebilir misin tekrar tekrar tüm hayıflarını.


Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Eski 19-01-2007, 15:27
Acem Kızı - ait Avatar
Asistan
Acem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen YıldızAcem Kızı Yükselen Yıldız
Kayıt : 28/07/2006
Forum : Çok İyi
Ortam : Süper
Yaradılış : Bayan
İkamet : Kocaeli
Yaşı : 15
Mesleği : ÖzGÜlçin
Mesaj Sayısı : 1.975
Uyarıları : 0/0 (0)
Tecrübe : 70
Rütbe :
 

Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!





Kinler değil büyük mutluluklar öç aldığı zaman. Yücelikten kısır görkemli acılar çıkar ortaya. Bu beklenmedik sızılara katlanabilir misin ey insan… öfkeye katıldığın, katlanabildiğin kadar… ve görebilir misin tekrar tekrar tüm hayıflarını.


Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!
Resmi orjinal boyutta görmek için tıklayın!



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Seçenekleri
Modları Göster


Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sevdiğiniz Yılmaz Erdoğan Şiirleri daPHNe Şiir 5 13-01-2007 01:12
Atatürk Şiirleri 8969 Atatürk Hakkında Bilgiler 0 03-01-2007 19:58
Yunus EMRE Şiirleri 8969 Şiir 0 09-11-2006 19:57