19 üye online

3,725 üye

21,101 konu

48,665 mesaj

Your Avatar
Kullanıcı Adı: Şifre:
GİRİŞ PANELİ


| Şifremi Unuttum | ÜYE OL

ANASAYFA | OYUN PARKI | ARKADAŞLIK | RESİM HOST | CAHİT | BLOG | SSS | İLETİŞİM

Yükleniyor... ( Üye değilseniz göremezsiniz. )
Arşiv
AramaGelişmiş Arama Sayfası
 
Son Mesajlar
Eski Crysis Macerasına Farklı Bir...
Eski Forumu nasıl keşfettiniz?
Eski Uzun Zaman Sonra...
Eski Kızlar Lütfen Pijama Partisinde...
Eski Amerikan Filmlerini Biz Yapmış...
Eski Kahve dost mu düşman mı?
Eski Çok da Tınnn...
Eski Geyikforumun En ....
Eski doğa resimleri
Eski Komik Reklamlar 2
Eski Bu Resime Bakın ve Yorum Yapın
Eski Buda Benim Güzel Bi Şiirim :...
Eski slmm
Eski SoN hArfteN kEliMe ÜretMece...
 

Tanışın, Kaynaşın | Hayata Dair | Sohbet | Tanışın, Kaynaşın

Tanışın, Kaynaşın | GYKFRM.CoM

GyKFrM üyeleri ile tanışmak ve daha sıcak ilişkiler kurmak isteyenler buraya.


Bölüm Tagları: tanış, tanışma, kaynaş, kaynaşma, arkadaşlık, dostluk, arkadaş, dost, bayan, sevgi, partner, arkadaş arıyorum, arkadaş bulma, arkadaşlık siteleri, haremx, bedava, buluşma, tanıma, üyeler, üyeleri, gykfrm


Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (permalink)  
Eski 28-09-2007, 13:04
gloKSinya - ait Avatar
gloKSinya Editör
Cinsiyet: Bayan
Yaş: 23
Şehir: Ankara
Takımı: -
Meslek: Öğretmen
Üye No: 4
K.Tarihi: 17/02/2006
Aracı:
Forum: İyi
Ortam: İyi
M.Sayısı: 1.545
G. Gücü: 61
G. Puanı: 49
Teşekkür: 3
Top. Teşekkür : 5
Rütbe:
Uyarı: 0/0 (0)
Şu Anda: Offline
Exclamation Örnek Kişisel Sayfa Modeli (bir forumdan alıntıdır)
Digg'de Paylaş!del.icio.us'da Paylaş!Technorati'de Paylaş!Furl'da Paylaş!Facebook'da Paylaş! Google'de Paylaş!Yahoo'da Paylaş!Live'de Paylaş!







Gündemdeki Olaylara İlişkin Görüşlerim:


Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kaosa dönmesinde, hükümet, medya, muhalefet ve askerin etkisinin tartışıldığı şu günlerde demokrasinin yeterince yerleşmediği bir toplumda yaşadığımızı bir kez daha anlamış olmanın üzüntüsü içindeyim. Genel Kurmay Başkanlığı ' nın verdiği muhtıra laik Cumhuriyet rejiminin bir kez daha emin ellerde olduğunu hatırlatsa da zamanlama olarak doğru muydu ? sorusunu da sormadan edemiyorum. Çünkü Türkiye bir darbeyi daha kaldıramayacak kadar hassas dengeler üzerindedir. Ne solcusu, ne sağcısı bir darbe daha kaldıramaz. Bir kez daha yıllar öncesine dönmek ülke geleceğine çok büyük zararlar verir. Madem ki ordumuz rejimi koruma ile görevlidir. Bunu en gereken zamanda yapmalıdır. Ne zaman ki rejimi tehdit eden yasalar çıkar, ne zaman ki anayasamızın değişmez hükümleri değiştirilmeye kalkılır, o zaman ordumuz devreye girer ve koruyuculuk görevini üstlenir. Bireysel olarak rejim düşmanı ilan edilen kişiler, öncelikle yargı süreceinden geçip, bireysel olarak cezalandırılmalıdırlar. Nasıl ki önceden bir devlet büyüğünün dokunulmazlığı kaldırılıp bütün siyasi hakları elinden alındı ise, aynı şekilde hukuk düzeni içerisinde bireysel cezalandırmalar uygulanarak çözüme gidilmeli. Darbe en son çare olmalı. Darbe herşeyi kaybetmek üzereyken atılmalı. Aksi halde hiç bir zaman tam anlamıyla demoktarik bir toplum olamayacağımızın kaygısını taşıyorum.

Şu anda ise yapılması gereken hükümetin sağ duyulu davranıp erken seçime gitmesidir. Anayasa Mahkemesi' nin kararı 367 gereklidir şeklinde de olsa, 367 gerekmez şeklinde de olsa ülkeyi rahatlatacak en iyi çözüm erken seçim olacak. Böylece karar halka bırakılacaktır. Bir nevi cumhurbaşkanı seçimi de halka yaptırılmış olacaktır. Halkın kararına karşı çıkmaya kimsenin gücü yetmez. Hükümette ille istediğini yapmak istiyorsa bunun yetkisini halktan almalıdır. Türkiye yeni bir sayfa açmak için sandığa gitmek zorunda.




Fenerbahçe'nin Son Haftalardaki Performansı Hakkında Görüşlerim:


Fenerbahçe sezona yanlış transferler ile girmenin verdiği sıkıntıyı bir sezon boyunca yaşadı. Teknik Direktöründen tutun da bütün yabancı transferlerine kadar yanlış yapılırsa, başarı ancak büyük şans faktörleri ile gelir. Deivid de Souza denilen adamın Fenerbahçe' de ne işi vardır mesela ? Kezman gibi çalım atma becerisi olmayan bir santraforun tek başına bırakılması, yanında hiç bir oyuncu alınmaması ise gol sıkıntısının en önemli nedenidir. Luciano ve Servet ikilisini gönderen zihniyete soruyorum ? Gönderdin de yerine Lucio ile Nesta yı mı aldın ? Alacağın adamların adı Edu ve Lugano ise bu riske ne gerek var ? Fenerbahçe yıllardır sol beksiz oynuyor. Sol bek denilince akıllarına sadece Roberto Carlos geliyor. Onu da alamayınca her sene Ümit Özat a sol bek emanet ediliyor. O da sakat olduğu zaman oynadığı her maçta Fenerbahçe ye gol yediren U. Boral oynatılıyor. Sağ bek desen o da yok. koca Fenerbahçe de yıllardır kanat oyuncusu yok. Üzerine gidilince bu kadar kolay pozisyon veren bir takım elbette sıkıntı yaşayacaktır. Kadromuz yeterli değil. Hele ki santraforun önemini anlayamadığınız sürece başarıya hasret kalmanızda olağandır. Bir tek Pierre transferi ile şampiyon olabildiklerini unutanlar, Sezonu Kezman ve Deivid de Souza ya bıraktılar. Şimdi de Gökhan Ünal ında GS ile anlaştığı söyleniyor. Adamların elinde Hakan Şükür, Hasan Kabze, Ümit Karan ve Necati varken Gökhan'ıda GS'ye kaptırırlarsa gelecek sene maç izlemeye gerek yok. Çünkü kaliteli yabancı santrafor transferi yapmak hayal gibi bu ülkede.

Hakem hataları ve rakiplerden BJK nin Antalya ve Sivas maçlarında şans faktörü ile maç kazanması hiç bir takımın sezonluk bahanesi olamaz. Son kupa maçında yapılan hakem hataları bir sezona mal edilip yönetim haklı çıkarılamaz. Oynanan kötü futbolun sorumlusu yönetimdir. Kariyeri sıfır olan bir teknik direktör ve bir sürü yanlış transfer Fenerbahçe nin gerçek sorunu.

Fenerbahçe için sezon bitmedi ama bu hafta son şans. BJK' yi yenerse 5 puan fark ile şampiyonluk ümidini sürdürür. Geri kalan sonuçlar, beraberlik dahil olmak üzere şampiyonluğu bir hayale bağlar. Sezonun final maçı İnönü stadında oynanacak. Bu maçı da kazanamazsan şampiyon olma zaten. Denizli' den kendi evinde geçen senenin rövanşını alamazsın, bir önceki kendi evinde oynadığın maçta Vestel e takılırsın. Koca bir yarım sezon kazandığından çok daha fazla puan kaybedersin. Bir de bunların üzerine 4 defa BJK ile oynayıp 1 defa bile kazanamazsan şampiyonluğu haketmediğini düşünenleri de haklı çıkarırsın. FB için son şans bu hafta sahnede. Ya kazanırsın, ya da gelecek güzel günler hayalleri ile bir dahaki baharı beklersin. Herkes haftasonunu bekliyor, bekleyip göreceğiz.






Kod:
[IMG]http://www.panikatak.org/content_(*)(*)(*)_anxiety.jpg[/IMG]
Panik atak nedir? Panik atak, aniden başlayan ve zaman zaman tekrarlayan, insanı dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleri olarak tanımlanır. - Hastaların çoğu zaman “kriz” adını verdiği bu nöbetler yani panik atak birdenbire başlar, giderek şiddetlenir ve şiddeti 10 dakika içinde en yoğun düzeye çıkar. Çoğu zaman 10-30 dakika, seyrek olarakta 1 saat kadar devam ettikten sonra kendiliğinden geçer. Panik Atağının Belirtileri Nelerdir? Göğüs ağrısı yada göğüste sıkışma Çarpıntı, kalbin kuvvetli yada hızlı vurması Terleme Nefes darlığı yada boğulur gibi olma Soluğun kesilmesi Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecek yada bayılacak gibi olma Uyuşma yada karıncalanma Üşüme, ürperme yada ateş basması Bulantı yada karın ağrısı Titreme yada sarsılma Kendini yada çevresindekileri değişmiş, tuhaf ve farklı hissetme Kontrolünü kaybetme yada çıldırma korkusu Ölüm korkusu Bir panik atağında bu belirtilerden en az 4 yada daha fazlası bulunur.Dörtten daha az belirtinin görüldüğü ataklara ise kısıtlı panik atağı adı verilir.Panik Bozukluğu Nedir?Panik bozukluğu, tekrarlayan, beklenmedik panik atakları ve ataklar arasındaki zamanlarda başka panik ataklarının da olacağına ilişkin sürekli bir kaygı duyma. Panik ataklarının “kalp krizi geçirip ölme” , “kontrolünü yitirip çıldırma” yada “felç geçirme” gibi kötü sonuçlara yol açabileceği inancıyla sürekli üzüntü duyma yada ataklara ve olası kötü sonuçlarına karşı önlem alarak (işe gitmeme, spor, ev işi yapmama, bazı yiyecek yada içecekleri yiyip içmeme, yanında ilaç, su, alkol, çeşitli yiyecekler taşıma gibi ) bazı davranış değişikliklerinin görüldüğü ruhsal bir rahatsızlıktır. Panik Bozukluğu Nasıl Oluşur? İlk atak başlıyor: Hiçbir neden yokken ve birden bire başlayan çarpıntı, terleme, göğüste sıkışma, nefes darlığı yada baş dönmesi, dengesizlik, fenalaşma yada baygınlık gibi belirtiler kişiyi dehşet içinde bırakır. Kişi ‘kalp krizi ’ geçirdiğini yada felç geçirmekte olduğunu zannederek yoğun bir ‘ölüm korkusu’ ya da ‘felç olma’ korkusu yaşar. Bazen de başında bir tuhaflık, sersemlik hissi, kendisini veya çevresini bir garip ya da değişik hissetme gibi duyguların ortaya çıkmasıyla, ‘kontrolünü kaybetmeye’ yada ‘çıldırmaya başladığını’ düşünerek kendisine yada çevresindekilere bir zarar vermekten korkmaya başlar. Hasta hemen, en yakın doktor ya da acil servise götürülür. Orada yapılan birçok muayene, çekilen film, elektrokardiyografi, tomografi ve diğer incelemelerde hiçbir şey bulunmaz. Hastanın nesi olduğu sorulduğunda doktorlar ‘hiçbir şeyi yok’ ya da ‘stresten olmuş ’ derler. Çoğu zaman sakinleştirici bir iğne yapılarak evine gönderilir. Ataklar tekrarlıyor: Bir süre sonra panik atakları tekrarlar. Hasta, her yeni atak ile aynı dehşet ve korkuyu yeniden yaşamaya ve acil servislere taşınmaya başlar. Her seferinde yeniden muayene, yeniden incelemeler yapılır ancak hiçbir şey bulunmaz. Hasta, kalbinde ya da beyninde kötü bir şey olduğuna, ancak doktorların bunu bir türlü bulamadığına inanmaya başlar. Bazen de yanlış tanı konularak hasta, antibiyotikten nefes açıcıya, çarpıntı ilacından tansiyon ve kalp ilacına, vitamine kadar değişik ilaçlarla tedavi edilmeye çalışılır, ancak bir türlü iyileşemez. Beklenti anksiyetesi gelişiyor: Ataklar tekrarlamaya devam ettikçe, hasta, ataklar arasındaki dönemde gergin, huzursuz ve endişeli bir şekilde her an yeni bir panik atağının geleceğini beklemeye başlar. Bu endişeli bekleyişe “beklenti anksiyetesi” adı verilir. Atakların çoğu zaman belirsiz zaman ve yerlerde gelmesi bu kaygıyı daha çok arttırır. Ataklar sıklaştıkça, kalp krizi geçirip ölme, felç olma ya da kontrolünü kaybedip çıldırma korkuları pekişir. Yoğun ve sürekli üzüntü: Hastalar, evde kimsenin olmadığı bir zamanda kalp krizi geçirmekten ve hastaneye ulaşamadan ölmekten ya da kontrolünü kaybederek çıldırıp intihar etmekten, kendisine ya da yakınlarına bıçak ve bu gibi bir şeyle zarar vermekten, başkalarının bulunduğu ortamlarda çılgınca ve garip davranışlarda bulunarak rezil olmaktan şiddetle korkar. Bu düşüncelerin sürekli aklına gelmesinden dolayı da yoğun bir üzüntü duyarlar. Yoğun davranışlar değişiyor: Bir süre sonra ataklara ve ataklar sırasında gerçekleşeceğine inandıkları ” felaketler” e karşı bazı önlemler almaya ve kimi davranışlarını değiştirmeye başlarlar. Ataklara neden olabileceğini düşündükleri etkinliklerden, yiyecek ve içeceklerden vazgeçerler. Ataklara karşı evden çıkarken alkol / madde/ ilaç / kullanırlar. Ataklar sırasında kullanmak üzerede yanlarında ilaç, su, yiyecek v.b. taşırlar. Ataklar sırasında olabileceklere karşı önlem alırlar. Örneğin atak sırasında kontrolünü kaybederek çocuklarına zarar vereceğine inanan hastaların önlem alarak evdeki bütün bıçakları kilit altında tuttukları, çocuklarıyla yalnız kalmamaya çalıştıkları, atak sırasında fenalaşarak kendini yitireceğinden ya da bayılacağından korkan bayan hastaların, baygınken çalınır diye takılarını yanlarına almadıkları, onu baygın bulanların yardımcı olabilmesi için evinin / eşinin / ailesinin adresini, telefon numarasını, hatta tıbbi yardım için ulaşabilmek üzere doktorunun kartvizitini taşıdıkları görülmüştür. Bu hastalar, gerektiğinde acil yardımı çabuk alabilmek için bütün günlerini hastane bahçesinde geçirmeyi ya da güzergahlarını muayenehane, eczane ve acil servis bulunan yerlerden seçmeyi tercih ederler. Agorafobi Nedir?Hastaların %60’ından fazlası, atakların geleceği yer ve durumlardan kaçınmaya başlarlar. Yalnız başına evde kalamaz, sokağa yalnız çıkamaz, otobüs, vapur, deniz otobüsü gibi taşıt araçlarına, asansöre binemez, dar sokak yada köprülerden geçemez, Pazar yeri, büyük mağazalar gibi kalabalık yerlere giremez olurlar. Bazen de, ancak yanlarında birisi ile yoğun bir endişe ve rahatsızlık duyarak bu tür yerlere gidebilirler. Hastaların, yalnız başlarına panik atağı geleceğini zannettikleri yerlere gidememe, o tür yerlerde kalamama durumlarına agorafobi denir. Panik Bozukluğu Nasıl Bir Hastalıktır?Panik bozukluğu psikiyatristler tarafından iyi bilinen ve çok sık görülen bir rahatsızlıktır. Öyle ki, toplum içinde herhangi 100 kişinin yaklaşık 3-4’ ü bu hastalığı ya daha önce geçirmiştir ya da halen bu hastalığı yaşamaktadır. Her yaşta başlayabilmekle birlikte en sık 20-35 yaşları arasında başlar. Kadınlarda, erkeklere göre 2-3 kat fazla görülür. Tedavisi Mümkün müdür?Panik bozukluğu, tedavisi mümkün bir hastalıktır. Bugün için etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış iki türlü tedavisi vardır. Bunlar: İlaç tedavisi: İlaçlar, beyin sinir hücrelerindeki hormon faaliyetlerini düzenleyerek panik bozukluğunu iyileştirirler. Halen, ülkemizde bu hastalığa iyi gelen ilaçlar bulunmaktadır. İlaç tedavisi etkin dozda en az bir yıl sürdükten sonra, yavaş yavaş azaltılarak kesilmelidir. Bilişsel-davranışçı tedavi: Bu tedavide iki amaç vardır. Hastanın, aslında tamamen ‘zararsız’ olan panik atağı belirtileri hakkındaki yanlış bilgi ve inanışlarının düzeltilmesi ve hastanın bu belirtilerle korkmadan baş edebilmesinin öğretilmesi amaçlanır.‘Panik atağı gelirse’ endişesi ile, sokağa çıkma, vapur, otobüs, trene binme, kalabalık yerlere gitme gibi tek başına yapmaktan korktuğu şeylere bir plan dahilinde yeniden ‘alıştırılması’ amaçlanır.En iyi sonuç, bu iki tedavinin birlikte uygulanması ile alınmaktadır. LÜTFEN UNUTMAYINIZ! Panik bozukluğu, kesinlikle ölüme ya da çıldırmaya veya felç olmaya yol açan bir rahatsızlık değildir. Doktorunuz önermedikçe korkularınız ile baş etmek için kalp, tansiyon, çarpıntı ilacı, vitamin, sakinleştirici ilaç ya da alkol kullanmayınız yada gerekir diye yanınızda taşımayınız. Sadece doktorunuzun önerdiği ilaç ya da ilaçları kullanınız. İlacınızı doktorunuzun söylediği şekilde ve dozda kullanınız, o gün iyi ya da kötü oluşunuza göre dozu azaltıp arttırmayınız. Tamamen iyileşseniz bile doktorunuza danışmadan tedavinizi kesmeyiniz.Bu günkü Sağlık makalemiz NTV kaynaklı.










Yıllar Önce Bir Derbide Levent Özçelik'in Soruları



Yorumsuz Veriyoruz: Bir Medyum Abimiz



Estetik Hakem







TÜRKİYE ve DÜNYA LİGLERİNİN PUAN DURUMLARI





Forum Hakkında
* Yakında yeni bir yarışma daha yapacağız.
* Real - Draw ile ilgili bir alt forum açacağız.
* Beklenen Tim alımlarını Mayıs ayında yapacağız
* Forumtr Dost Projemizi ilk olarak 19 Mayısta açmaya karar verdik.
* Uzman Üyelerde Azaltmaya Gitmiştik, yakında yavaş yavaş yenilerini eklemeye başlayacağız.





GİF ARŞİVİ GÜNCELLENECEKTİR

Kod:




NOT: arkadaşlar kişisel sayfa denilince anlaşılması gerekeni anlatmaktı amacım, umarım işe yarar. Örnekteki İlk yazılar siyaset içerikli gibi gelebilir ancak bu bir örnektir ve siyasetten anladığımızı ölçmek adına tdk ya başvurabiliriz.hoşç kalın







________________________________________________________
Lütfen forum kurallarını okumadan içeriğe katkıda bulunmayınız...
_________________________________________________
www.geyikforum.com


Kaliteli Seçiminiz...

_________________________________________________
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster
 
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Son Mesaj
Boşnakça 8969 Diğer Dünya Dilleri 13-05-2007 13:07
Ses kartı markaları ve adresleri RedKit Ses, Multimedya 10-07-2006 21:06
Full MS-DOS Klavuzu Part II. Dj_chase_me İşletim Sistemleri 05-06-2006 22:24
Full MS-DOS Klavuzu Dj_chase_me İşletim Sistemleri 05-06-2006 22:21



 

Telif Hakları vBulletin v3.7.0 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Sitemap - Komik, Video, Resim, Oyun, Videolar


Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0