NEREYE EY GÜZEL İNSANLAR
Bu şehirde kalırsak eğer
Yaşamak bizi yaralar
Buz gibi erir de dostluklar
Aynalara bakmaz insanlar
Bu meydanlar neler gördü
Nelere şahit bu çınarlar
Bu sevdadan kaçmak niye
Nereye ey güzel insanlar
Boşa mı geçti yıllar
Boşuna mı yüründü yollar
Ya bu acılar neler neler doğurdu
Dostluklar söyle neyi karşılar
Nereye nereye ey güzel insanlar
Elbet akan bütün sular
Bir gün denize kavuşurlar
O güzel düşlü çocuklar
Bu sevdayı hiç bırakmazlar...
Müzik : Onur Akın
Şiir : Hayrettin Horoz
GAYBANA GECELER
Oy sevdasına kurban olduğum oy
Bilsen ne gaybana geceler yaşarım
Gaybana gecelere loy
Kulaklarımda uğru uğru uğultular
Ben günlere yanarım günler bana
Demem o ki sana
Hasretin o kadar koymazdı ama
Geceler öyle bir
Gaybana gaybana gaybana
Geceler öyle bir
Kötü dinli gavur
Gavur ki sorma
Dönerim olmaz
Yatarım olmaz
Upuzun Hint fakiri yatağı gece
Öyle bir batar ki dört yanımdan
Ayağımı uzatırım parmaklık
Elimi uzatırım soğuk duvar
Oy kilit parmak demir soğuk duvar
Oy andır geceler andır
Kan revandır kan revandır kan revandır
Yüreğimin hasretinde yalnızlık değme puşt
Gaybana gecelerin esaretinde
Müzik : Onur Akın
Şiir : Ersin Ergün Keleş
ÖZGÜRLÜĞÜ ANIMSATIR
Çocuk gözleri
Papatya sürüleri
Ve denizler
Ve bahar mevsimi
Bana özgürlüğü anımsatır
Ekmeğe dönüşmüş başak
Memedeki çocuk ağzı
Ve alın teri
Ve yaz mevsimi
Bana özgürlüğü anımsatır
Boş kuş yuvaları
Soyunmuş ağaç
Ve hüzün
Ve sapsarı bir mevsim
Bana özgürlüğü anımsatır
Müzik : Onur Akın
Şiir : Uğur Yayla
ŞEHR-İ PERİŞAN
Her şehir taşkın bir handır
İstanbul sahipsiz perişandır
Bu şehirde kısık soluğum
İçimde hapsolmuş bir adamdır
Kendi içimde çırpınır sesim
Kör kuşların kanat çırpışıdır
Derin aşklarda kalır yüzüm
Her şehir taşkın bir handır
İstanbul sahipsiz perişandır
Yüzüm kara bulanmış ak bir karadır
Kararır sesim her solukta
Heybesini unutmuş bir gezgindir
Mahsur kalmıştır bir handa
Derin aşklarda kalır yüzüm
Müzik : Onur Akın
Şiir : Hayrettin Horoz
MIZIKACI ÇOCUK
Boynuna o yeşil fuları sarma çocuk
Gece trenlerine binme kaybolursun
Sokaklarda mızıka çalma çocuk
Vurulursun
Ara Şiir:
Korkusu kalmış içimizde terkedilmiş çocukların
Yitik yüzlü fotoğraflar duruyor siyah-beyaz
Kırık bir vazo masanın ortasında
Yıkık dökük odada
Susuz ve çiçeksiz
Tasını tarağını toplayıp gidiyor gökyüzü tepemizden
Korkusunu bırakıyor içimize,
Karanlığını.
Yalnızlık gibi bir şey düşüveriyor yüreğimizden
Korkusu kalıyor içimizde,
Susuzluğu.
Ne vakit insan kalırsa korkusuyla bir başına,
Ve yalnızlığı bir çığ gibi büyüyorsa
Sabahları erken kalkmalı daima
Traş olmalı,
Saçını ve sakalını taramalı
Ve en güzel giysilerle çıkmalı sokağa
Ki gün doğmuyorsa bir daha
Ve inancın kefesi bundan yanaysa
Ve artık ölümse korkunun soğuk adı
Düşüvermişse yüreğimize
Yapacak hiçbir şey kalmamıştır.
Mutluluk adına...
Müzik : Onur Akın
Şiir : Atilla İlhan
SEV BAKALIM
Dört köşe bir apartmanın
En üst katında
Küçücük kutu gibi bir oda
Perdesiz pencereler
Pencerelerin dışında
Yıldızlı ve uzun geceler
Sen ki ya bir dar ağacında
Can vereceksin
Ya da bir köşe başında
Öleceksin
Sev bakalım delikanlım
Sev sevebildiğin kadar
Benden izin sana delikanlım
Sev sevebildiğin kadar
Belki beni anladın belki anlamadın
Kesiyorum artık sözümü
Belki beni anladın belki anlamadın
İşte geldi beklene kadın
Sevmek mükemmel iş delikanlım
Sev bakalım
Madem ki kafanda yıldızlı bir gece var
Sev sevebildiğin kadar
Müzik : Onur Akın
Şiir : Nazım Hikmet
SEVİYORUM SENİ
Seviyorum seni
Ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
Ağzımı dayayıp musluğa
Su içer gibi.
Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm
Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz alır beni.
Seni düşündükçe
Gül dikiyorum ellerimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları...
Müzik : Onur Akın
Şiir : Nazım Hikmet - İlhan Berk
NUMAN OĞLU OSMAN
Numan oğlu Osman derler adımız
Gürültüye geldi her feryadımız
Neden ise tamdır itikadımız
Dikilen her gömlek
Dar gelir bize...
Müzik : Onur Akın
Şiir : Özdemir İnce
HATÇAM
Denizin dibinde Hatçam
Demirden evler
Ak gerdan üstünde anam
Çiftedir benler
O kınalı parmaklarda
O beyaz eller
Yolcuyu yolundan eden
Eyleyen dilber
Dalga dalga dalga dalga dalgalanıyor
Hatçamı görenler anam sevdalanıyor
Yüce dağ başında Hatçam
Ekin ekilmez
Yağmur yağmayınca anam
Kökü sökülmez
Ellerin köyünde Hatçam
Kahır çekilmez
Doldur ağuları
İçelim Hatçam
Dalga dalga dalga dalga dalgalanıyor
Hatçamı görenler anam sevdalanıyor
Söz : Anonim (Burdur)
Müzik : Anonim (Burdur)
YENİK SERÇE (ADI NEVİN)
O kanadı kırık bir kuştu
Beyaza vurulmuştu
Kimseler görmedi başka renk sevdiğini
Kimseler görmedi kirlendiğini
"Kendini martılarla bir tutma" derdim
"Senin kanatların yok
Düşersin yorulursun"
Beni böyle bırakıp gitme ne olursun
O kanadı kırık bir kuştu
Gülümserken vurulmuştu
Kimseler görmedi öpüştüğünü
Kimseler görmedi kirlendiğini
Adı Nevin, şarap içer
Yağmur giyerdi geceleyin
Adı Nevin, şarap içer
Hüzün kokardı geceleyin
O şehrin bütün sokakları dar yapılmıştı
Biz yan yana yürümeyelim diye
İnsanları dar yapılmıştı
Ama biz yürürdük yan yana
Yana yana yürürdük
Adı Nevin, şarap içer
Yağmur giyerdi geceleyin
Adı Nevin, şarap içer
Hüzün kokardı geceleyin
Adı Nevin, şarap içer
Ve ağlardı geceleyin
Müzik : Onur Akın
Şiir : Yılmaz Odabaşı
BOZGUN
Biz bu kentlere sığdık da
Bu kentler bize sığmadı usta
Ve bir çığlık gibi günlerin çarmıhında
Arttıkça yalnız...
Sustukça silik...
Ay ışığı gölgeleri büyüttü
Son kuşlar da vuruldular dağlarda
Yakamozları söndü sahillerin
Işıkları evlerin...
Kaldık kırık bardaklar gibi
İçilmiş sular gibi
Biz bu kentlere sığdık da
Bu kentler bize sığmadı usta
Ah usta....
Bir bedeli vardır bu kuşatmaların
İlk yazları kurşunlatmaların
Bir bedeli vardır elbet
Cennetini çaldırmanın
Kaldık kırık bardaklar gibi
İçilmiş sular gibi
Biz bu kentlere sığdık da
Bu kentler bize sığmadı usta,
Ah usta...
Ve ömürlerimizde bin kasvetle upuzun
Sefalet seferlerinin ayazı
Belki de yalnız geçireceğiz artık kim bilir
Batan gemiler gibi yiten aşklardan geride
Kalan her kışı, güzü ve yazı.
Ay ışığı gölgeleri büyüttü
Ayrılıklar eskidi, biz eskidik
Aşk bize küstü usta...
Müzik : Onur Akın
Şiir : Yılmaz Odabaşı
İKİZ DOĞURUN ANALAR
Dolaşıyorum odamda
Bir sağa bir sola
Hayli kaygılıyım, hayli kaygılı
Yarın yasa dışı bir aya
Giriyoruz ya...
Mezar taşlarına düştüğümüz
Doğum tarihleri geliyor aklıma
Ürperiyorum
Doğurun diyorum analar içimden
Bu kez ikiz doğurun
Yarın eksilebiliriz!...
Solunca duvardaki en son slogan
Bu sokağın çocukları tükendi sanıyorum
Ürperiyorum
Aman doğurun!...
Emek kokan ellerinizle de
Bir güzel yoğurun
Ne olur analar bu kez
İkiz doğurun
Demokrasi için
Barış için
Sevgi için
Kardeşlik için
Aşk için
Aman doğurun...
Müzik : Onur Akın
Şiir : Cengiz Şahin
RÜZGAR DİNMİYOR
Yağmur yağıyor
Çıkma ıslanacaksın
Toparlandın gidiyorsun
Yüreğin acır
Bekle dilersen
Halen saçağınım gülüm
Sırtını dönüyorsun
Ağlayacak mısın...
Akşam olacak
Yine sesin gelecek
Aslında hiç kere hiçbir şeyken
Gitmek...
Akşam oluyor
Tenimizi acıtarak gülüm
Sen karşı kıyılısın
Rüzgar dinmiyor...
Rüzgar dinmiyor...
Müzik : Onur Akın
Şiir : Hüseyin Buluş
BENİMLE ÖLÜR MÜSÜN
Yaşamak her şeyden habersizce
Akmak dolu dizgin
Irmaklar boyu
Çıkmak dağların en yücesine
Tatmak acıların en olgununu...
Kimi çıkar gökyüzüne
Yıldız toplamaya
Kimi iner deniz dibine
Yosun sepetine
Kimi çıkar dünyanın
Sevda keşfine
Sen arkadaş benimle
Ölür müsün...
Küçük serçelerin izlerinde
Buluruz belki yaşam aşkını
Ya da hasta yataklarımızda
Su veririz belki birbirimize
Boş ver bunları bir tanem
Boş ver bunları boş ver
Sen benimle ölür müsün...
Müzik : Onur Akın
Şiir : Hayrettin Horoz
SASON MAHPUSHANESİ VE HALİL'İN DESTANI
Kaçamadı diyorlar
Buradan bir tek adam
Kapısı demirden külçe
Yüksek kalın taş duvarlı
Ve üstelik penceresiz
Halil içerde böyle çaresiz
Sason Mahpushanesi
Önünde bir kırmızı dut
Sırtında Şat Deresi
Çocuk eğilmiş dut toplar
Sanki Halil'in düşlerini
Sıkıştırır çocuk yüreğine
Gerçek ve yalan aynı gecenin
İkiz çocuklarıdır benim ülkemde
Şeyh İkbal'in kısrağına
Binip kamçı vurdu Halil
Nal seslerinde koptu fırtınalar
İlk defa göründüler
Kutsal Melato Dağı'nda
Çıyanlar, yılanlar
Ay tutuldu mavzerleri sıktılar
Kaldırıp bir başlarını baktılar
Terk etmişti yerlerini yıldızlar
Şat Deresi'nde pusuya çekildi sular
Halil'i vurdular! Halil'i vurdular!...
Buralarda insanlar
Ölmediler hiçbir zaman
Hiçbir zaman ölmediler kaderleriyle...
Sason Mahpusanesi'nde
Halil'in adı kaldı
Bir tutam sarı tütün
Ve bir hüzün içimi
Dağıldı taş avluya
Lanetli kehribar taneleri.
Müzik : Onur Akın
Şiir : Çetin Bilgin
ANLATAMADIK ONLARA
Acılarımızı sığdırdık ama
Gülüşlerimizi sığdıramadık mektuplara
Ne onlar anlayabildiler bizi
Ne biz anlatabildik kendimizi
Onlara...
Ve bir ömür savurduk düşlerimizle
Hasret yüklü ayrılıklara
Müzik : Onur Akın
Şiir : Karahan Yılmaz
HALA KOYNUMDA RESMİN
Sımsıcak konuşurdun konuşunca
Irmak gibi rüzgar gibi konuşurdun
Yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki
Çiğdemler güller mor menevşeler
Sımsıcak konuşurdun konuşunca
Hala koynumda resmin
Dağları anlatırdın ve de dostluğu
Bir ceylan gibi sekerdi kelimeler
Sesini duymasam çölleşirdi dünya
Dağlar yayılır ırmaklar kururdu
Bulutlar çökerdi yüreğime
Hala koynumda resmin...
Kaç mevsim kırlara çıkıp
Çiçekler topladık mezarlar için
Belki ürküttük tarla kuşlarını
Belki kurdu kuşu ürküttük ama
Aşkı ürkütmedik hiç
Hala koynumda resmin...
Müzik : Onur Akın
Şiir : Ahmet Telli
YUNUS AĞIDI
Daha çok gençtim Karadeniz
Yüzüp sana geliyordum
Yanımda süt emen yavrum
Yaşamayı çok seviyordum
Biz getirirdik akıla
Denizde sevinç denince
Yavruma ninni söyledim
Haliç'e girmeden önce
Sular evimizdir bizim
Dalgalarına doymadım
Yunusların adı olmaz
Yavruma isim koymadım
Artık kimler güvenecek
Dalgalarla gelen sese
İsterseniz beni dilin ama
Yavrumu gömün denize
Müzik : Onur Akın
Şiir : Murat Kalaycıoğlu
VAY DÜNYA
El vurup yaremi incitme tabip
Bilmem sıhhat bulmaz hicraneler var
Dert vurup da yarem eylersin derman
Her can kabul etmez viraneler var
Vay dünya dünya yalansın dünya
Vay dünya dünya fanisin dünya
Aşk ile pervane dönersin dünya
Can ile cananı alansın dünya
Yalansın dünya
Dert ehli olanlar dermana gelir
Elbette arayan dermanın bulur
Sadık derki kimde ne var kim bilir
Geçti güzar ettim elde neler var
Kaynak Kişi: Aşık Sadık
Derleme : Ali Ekber Çiçek
YAĞMUR YÜREKLİM
Son vapur da ayrıldı limandan
Son tren içimi çizipte geçti
Bir bir ışıkları söndü odaların
Kapılar gözlerini uykulara kapadı
Yarim, yağmur yüreklim
Uyuyor musun...
İçimde kırılıp kalır ağlayan sesin
Susar yüreğimde yüzün, soluğun susar
Sarınıp yarama gitsem, çare değil ki
Yüreğimde yangın çıkar, bu şehir yanar
Oy dilsizim, oy gülmezim, yağmur yüreklim
Oy çiçek bakışlı yarim, rüzgarım benim
Sensiz yaralıdır zaman, yıllar yaralı
Sararır içimde hüznün, ömrüm sararır
Belki kavuşamam sana, ölüm de gelir
Bulutlara yazdım seni, yağmur yüreklim
Oy dilsizim, oy gülmezim, yağmur yüreklim
Oy çiçek bakışlı yarim, rüzgarım benim
Müzik : Onur Akın
Şiir : Aydın Öztürk
ASİ VE MAVİ
Bugün kederliyim, beterim bugün
Sesime ses değse çığlık oluyor
Üşüyor toprak, taşlar üşüyor
Vuslatı yakın eden yollar üşüyor
Yumma gözlerini uyuma bugün
Bütün gölgeler akşam oluyor
Üşüyor yaprak dallar üşüyor
Savrulup yırtılan rüzgar üşüyor
(İçimde kış gibi bir mevsim üşüyor)
Oysa ben senden neler neler isterdim
Senli sevdalarda doğmak isterdim
Sabahlar isterdin asi ve mavi
Büyüsün isterdim ışığın rengi
Ama gel gör ki kötüyüm bugün
Müzik : Onur Akın
Şiir : Ahmet Can Akyol
SUÇLAYIN BENİ
Bu yalan dünyanın
Zalim dostları
Alıp yerden yere vurmayın beni
İçim isyan dışım isyan doludur
Yüksek yüksek bakıp bakıp
Kırmayın beni
İnsan özgür doğar özgürce yaşar
Bakın ellerimde var prangalar
Yutarsa küçüğü, büyük balıklar
Seyirci kalırsam suçlayın beni
Garibi dağlarda gülü neylesin
Ateşte sınandı külü neylesin
Susarsa halk için çığıran sesim
Tabutsuz kefensiz yollayın beni
Müzik : Onur Akın
Şiir : Hamza Kahraman (Aşık Garibi)
DAĞINIK GAZEL
Göç
Geçer
Geçer ayrılıklar baladı
Bize böyle pay kalır
Ağla sevdiğim ... Belki dönemem
Kış yanar, düş üşür yüreğimde
Ağlarım... gözyaşım beyaz kalır
Sonra askerler yeniden kuşatırlar aşınmış kaleleri
Bin havar parçalar gecenin döşeğini
Ocaklar iniler, yas büyür, orta yerde kan kalır
Dıngılava'da peştemalli çocuklar havuzlara işerler
Gözlerinde bir mahmur özlem kalır
Derken bir Ankara, bir poyraz beni döve döve içeri alır
Yollar da giderek uzaklaşır ... Giderek uzaklaşır
Fahişeler terli kasıklarıyla sabaha uğurlanır
Kuşlar inkar edilir, gökyüzü yağmalanır
Ben büyürüm bu kederle kalbim uslanır...
Ağla sevdiğim! Ağla ve kucakla kumral delikanlını
Buralarda çatılmış bir tüfeğim böğrümde taflan kalır
Şimdi Kızılay'da oturmuşum, hasretin kancasında
Geçer zaman, geçer yıllar, günlere bir yeni hazan kalır
Ağla sevdiğim... Sen hep mağlup bir ağlayışta
Ben uzak susarım bu mağlubiyet için hep anlayışta
Bak çöpçüler bu geceyi de ********* edip süpürdüler
Ben ise haber değeri olmayan bir haykırışta
Özleminle hala bir yakarışta...
Ağla! Bende ağlarım gözyaşlarım özlemine az kalır
Buralarda nem var! Nem varsa sende kalır
Gittim
Ve yittim!
Oralarda usul usul talazlanan nehirlerde yaz kalır
Yaslarım günleri yüzüme gözyaşım beyaz kalır
Ağla sevdiğim... Buralarda döne döne (mem!)
Artık bir yeşile dolmasak da anılardan haz kalır
Sen de bir zaman duyarsın
Bir gün bir taze mezar kazılır
Ardından bir dağınık gazel ile, kül ile
Ankara'da bir ölü Yılmaz kalır
Müzik : Onur Akın
Şiir : Yılmaz Odabaşı
İNADINA
Bir umuttur yaşamak bil
Seveceksin inadına
Yüreğin kan ağlasa da
Güleceksin inadına
Zindanlara düşsen bile
Ateşlerde sönsen bile
Binlerce kez ölsen bile
Doğacaksın inadına
Hayat budur umutlar çok
Ne şüphe duy ne de kork
Öyle teslim olmakta yok
Yeneceksin inadına
İnadına inadına
Seveceksin inadına
Bir gün sende konacaksın
Mutluluğun kanadına
Müzik : Onur Akın
Şiir : Ahmet Selçuk İlkan
MAYIN HATTI
Bunlar,
Aşkların vurgun yediği gündüzlerde
Isıttığım sokakları soğutacak
Öptüğüm kadınları ağlatacaklar
İşte bunlar diyorum bunlar
Bizi çıldırtacaklar
Mayın hattında bunlar
Mayın hattında ömrüm
Olur olmaz gülmeyin
Yaralanır düşerim koğuşlara
Umrumda mı gelmeyin
Gider tüfek çatarım dağda
Hiç ardıma düşmeyin
Efkarıma ilişmeyin
Çünkü kısa bir öyküdür hayat
Uğruna upuzun acılar çektiğimiz
Kısa bir türküdür
Bir kez daha söylemek için
Delirdiğimiz
Müzik : Onur Akın
Şiir : Yılmaz Odabaşı
GECEYİ SANA YAZDIM
Geceyi sana yazdım, sızımı sana
Tutundum küsen sesine, teline tutundum
Çaktım ateşi sesime, ateşi tenime
Ay aydınlık sana yandım
Gülen yüzüne yandım
Yanarım sana
Sensizim, sana koştum iklimler boyu
Uykular, yanan liman, uykular haram
Bir vapur geçer, dalgasında savrulan ben
Dön yürek yurduma
Gurbet tenime dön
Yanarım sana
Müzik : Onur Akın
Şiir : Aydın Öztürk
BANA BİR GÜL VER
Kendimin ellerinden tutunca
İçimden nehirler gibi akmak geliyor
Yollara çıkmak
Yolculuklara bakmak geliyor
Buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor
Bak Palandöken Dağları'nda
Karlar erimiş
Teknelerle kol kola bir bahar
Sulara inmiş
Dağlar için sular için bana bir gül ver
Avuttuğum düşler için bana bir gül ver
Söküldüğüm günler için bana bir gül ver
Yıllarım sırılsıklam yağmurlar giymiş
Günlerin avlusuna yeni yeni çocuklar inmiş
Dağlar için sular için bana bir gül ver
Avuttuğum düşler için bana bir gül ver
Söküldüğüm günler için bana bir gül ver
Ben bütün yeşillerimi
İnatçı ayazlara çaldırdım
Sen kendinin ellerinden tut
Kendine benim için bir gül ver
Müzik : Onur Akın
Şiir : Yılmaz Odabaşı
GELİRİM
Şimdi uzak bir kenttesin
Ve yağmur yağıyorsa
Düşüyorsam yüreğine tane tane
Gelirim, serilirim kıyılarına
Gelirim, karışırım çığlıklarına
Sokulurum derin (seher) uykularına
Bak işte akşam oldu
Ve suskundur tüm sokaklar
Çok uzaklarda bir kadın
Yüreğinin perdelerini sımsıkı kapatmıştı
Belki de bu perdelerden bunalmıştı
Karanlığa alışan gözleri
Yüreğinin kaynarında yanıyordu
İçinde köpekbalıklarının boğulduğu
Bir Kızıldeniz saklıyordu
Kirpiklerinin kıyısındaydı
İlk damla ayrıldı buluttan
Sonra ikincisi... Üçüncüsü
Issız sokaklardan, kırmızı kiremitlerden
Toz yükseliyordu
Hangi kaçış uğultusunu dindirebilir
İçinizdeki mavi karlı ormanın
Hangi çınar
Dallarının kırıldığı yerden inlemez
Sonunda dağalyanı olmuşsa ömrünüzün
O sağnaktan orda kalan
Sargılar sarabilir mi yaralarınızı
O liman yürekte değilse eğer
Artık nereye sığınır insan
Bir ırmağın sesini alıp
Gitmek istiyorum
Sevdiğim hoşçakal
Gelirim, serilirim kıyılarına
Gelirim, karışırım çığlıklarına
Sokulurum derin (seher) uykularına
Bak işte akşam oldu
Ve suskundur tüm sokaklar
Müzik : Onur Akın
Şiir : Aydın Öztürk
EY HAYAT
Ey Hayat
Sen şavkı sularda bir dolunaysın
Aslında yokum ben bu oyunda
Ömrüm beni yok saysın
Tırmandıkça yücelir dağlar
Sen mağlupsun sen ıssız
Sesinde çığlıklar boğulur ama bağıramazsın
Birini sevmişsindir geçen yıllarda
Açık bir yara gibidir hala
Hala çok özlersin onu ağlayamazsın
Ey Hayat
Sen şavkı sularda bir dolunaysın
Aslında yokum ben bu oyunda
Ömrüm beni yok saysın
Müzik : Onur Akın
Şiir : Yılmaz Odabaşı
BEN YAĞMUR YÜKLÜ BULUTUM
Son kibrit çöpüm gibi
Sakladım seni
Rüzgarsızdı hava tiryakiydim üstelik
Yakmadım seni
Ben yağmur yüklü bir bulutum
Kime çarpsam ağlarım
Artık sabah olmaz
Bu kentte bana
Tutmaz kimseler sigara bile
Düştüğün yere saplanmış bakışlarım
Bakmaz kimselere bakamaz
Artık bu kentte sabah olmaz
Ben yağmur yüklü bir bulutum
Kime çarpsam ağlarım
Kime çarpsam kendimi
Ve bölsem milyarlara
Payı sen paydası sen ağlarım
Kime çarpsam kendimi
Ve toplasam bildiklerimi
Payı sen paydası sen ağlarım
Farzet delsem karanlığı
Farzet ki delsem
Işığım sen, güneşim sen, ayım sen
Son kibrit çöpüm gibi
Sakladım seni
Rüzgarsızdı hava tiryakiydim üstelik
Yakmadım seni
Ben yağmur yüklü bir bulutum
Kime çarpsam ağlarım
Müzik : Onur Akın
Şiir : Fatmagül Akyürek
YİTİK LİMAN
Bu yüreği terk etmiyor bu sevda
Kapanmadan içimdeki bu yara
Kara çalıyorlar her şeye
Kara yazgılar yargılar
Yazgılar yargılar hep kara
Bu dünya koca derya
İnsanlık yitik kayık
Nereye eserse o rüzgar
O liman fırtına bu liman kayıp
Koyu bir hüzne dönüyor yine gece
Sahte sabahlara gülüşlere
Alkış tutuyorlar her şeye
Kara yürekleri sevgileri
Yürekleri sevgileri kara
Bu dünya koca derya
İnsanlık yitik kayık
Nereye eserse o rüzgar
O liman fırtına bu liman kayıp
Bu yüreği terk etmiyor bu sevda
Müzik : Onur Akın
Şiir : Hayrettin Horoz
AHIM KALACAK
Ömrümü bu rüzgarlara
Savurmamı saymazsak
Bu serseri yağmurlarda
Aklım kalacak
Yurt büyütüp divane
Gezerken mapuslarda
Aldırmadan yürüyende
Ahım kalacak
Yoruldum ve yanıldım
Vuslatların izinde
Beyhude kederlerde
Sözüm kalacak
Bu dünyadan gidilir gidilmesine de
Günlerin yakasında elim kalacak
Aldırmadan yürüyende ahım kalacak
Müzik : Onur Akın
Şiir : Yılmaz Odabaşı
SAKLI SEVDİĞİM
Günler yanık cigara
Dudağımın ucunda
Duman duman özlemin
Ciğerlerim acıyor
Hayaline koşmaktan
Yırtıldı şu yüreğim
Merhem olmadı zaman
Kaçmak çare olmadı
Nerdesin güllerin sesi
Nerdesin saklı sevdiğim
Zehir gibi indi gece
Gözlerim ayaz
Al beni sinen üstüne
Gülümse biraz
Dağlar gibi beklerim
Sularla turnalarla
Çınarlar kadar uzun
Yaşlanıp ağıtlarla
Düşünüp kanıyorum
Bir de geceyse için
Yağmurda kuşlar gibi
Islaksan üşüyorsan
Nerdesin güllerin sesi
Nerdesin saklı sevdiğim
Zehir gibi indi gece
Gözlerim ayaz
Al beni sinen üstüne
Gülümse biraz
Müzik : Onur Akın
Şiir : Aydın Öztürk
ŞAHİKALAR DESTANI (ALİŞER İLE ZARİFE)
Ali boğaz göklerinde
Barut sıcağı
Bir dağ geçidini tutmuş
Tutmuş Alişer
Kayadan kayaya anam mavzer yankısı
Zulme yurdum demez Alişer
Ferman dinlemez
Kurumuş kan ortasında
Zarif'in yüzü
Ay giyinmiş acısını
Ağlayıp gezer
Alişer'e ölüm ne ki
Bundan gayrısı
Etinde bir kurşun gibi
Siperler susar
Şahikalar kardı
Çayırlar sümbül
Yamaçlar kavaldı
Yamaçlar keklik
Dağ unutmaz Alişer'i
Rüzgarda saklar
Gül unutmaz Zarife'yi
Şebnemde saklar
Aynı mavi göğün altındayız
Aynı güneş ısıtıyor bizi
Geceleri aynı ay
Niye öldürüyorsunuz bizi
Müzik : Onur Akın
Şiir : Aydın Öztürk
SARAR SENİ
Su başında bir gül açar
Dikenine sorar seni
Karanlıkta beyaz kuşlar
Yıldızlarda arar seni
Küle döner dalda yeşil
Nehir kurur söner kandil
Düşündeki mermi değil
Bu yalnızlık yorar seni
Uzar gecen yana yana
Bir kurşundan bir kurşuna
Ölüm gelir kanadına
Usul usul sarar seni
Tükense de can bedende
Sürüp gider hasret canda
Acep yarın gün batanda
Unutur mu o yar seni
Sıra dağlar geçit vermez
Bir dost eli kapın çalmaz
Artık kimse izin sürmez
Düşe taşır rüzgar seni
Müzik : Onur Akın
Şiir : Ülkü Tamer
GÜLÜŞÜ YARALIM
Firari bir serüven benimkisi
Yurdu yok kimliği sınır bozgunu
Öyle bir yürek ki deli mi deli
Hazan mevsimlerde sular yorgunu
Dağları isterim firarlarıma
Yüzüme yel değse fırtına olur
Ateşler taşırım sevdalarıma
Sözüm yemin olsa özüm aşk olur
Düşlerin kanarsa benden sonra
Çocuk haylazlığımı al sen koynuna
Şarkıların rengine yağmur yağarsa
Salma gözlerini uçurumlara
Dağları isterim firarlarıma
Yüzüme yel değse fırtına olur
Ateşler taşırım sevdalarıma
Sözüm yemin olsa özüm aşk olur
Ey esmer hüznünü hicrandan besleyen sevgili
Kendini bana beni yollara sürgün etmeden bil ki
Mavi düşlerine sardığın o acar delikanlı
Seni ve aşkını zehir bir yürekle kuşandı
Ama gün olurda umutlarda yenilirse kalleş bir kurşuna
Birlik olup büyüttüğümüz ışıkları söner sanma
Ve unutma gülüşü yaralım
O uslanmaz inadın yarısı sen diğeri ben olduktan sonra
Serüvencin seni nasıl olsa nerede olsa bulur
Müzik : Onur Akın
Şiir : Ahmet Can Akyol
BENİ BEKLEDİNSE
Sevda değildi bu
Sanki bir düştü
Sürecek diyordum
Sonsuza kadar
Takvim yaprağına
Ayrılık düştü
Aramıza girdi
Bu kara duvar
Beni bekledinse
Yağmura karda
Beni bekledinse
Deli rüzgarda
Beni bekledinse
Yorgun yıllarda
Susuz yüreğimde
Çiçekler açar
Yüzün ay ışığı vuran bir koydu
Saçların gecede saman yoluydu
İçin güneşlerle dolu doluydu
Önce gözlerine gelirdi bahar
Beni bekledinse
Yağmura karda
Beni bekledinse
Deli rüzgarda
Beni bekledinse
Yorgun yıllarda
Susuz yüreğimde çiçekler açar
Çorak yüreğimde çiçekler açar
Müzik : Onur Akın
Şiir : Ülkü Tamer
KIZIM EYLÜL
- O, Ayşe teyze Ayşe teyze bahçene gireyim mi?
- Gir
- Elmanı alayım mı?
- Al
- Kaç tane?
- Beş tane
- 1-2-3-4-5
Özgürlük caddesinde bir tramvay olsaydım
Asılsaydı çocuklar iki yanımdan
Bir Barış, biri Emek, bir Can
Biri de ay hüzün kızım Eylül
Ah canım kızım Eylül
Oy benim kızım Eylül
Ah güzel kızım Eylül
- Baba
Müzik : Onur Akın
Şiir : Cengiz Şahin